Haber Merkezi - ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, İran üzerindeki ekonomik yaptırımların şiddetini eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye çıkaracaklarını belirterek, "Amacımız rejimin çökmesini sağlamak" dedi. Müttefiklere de net bir mesaj veren Bessent, "Ya bizimlesiniz ya da karşımızda" ifadesini kullandı.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 20 Ağustos 2026 Perşembe günü Amerikan finans kanalı CNBC'ye verdiği özel mülakatta, Washington yönetiminin Tahran'a yönelik yeni ekonomik stratejisini detaylandırdı. Bessent, İran'a uygulanacak yeni yaptırımların boyutuna dikkat çekerek, bu adımların rejim üzerinde yıkıcı bir etki yaratacağını vurguladı.
"Tarihteki en organize ekonomik izolasyon"
Bakan Bessent, yeni yaptırım paketini "tarihteki en güçlü ve en organize ekonomik izolasyon" olarak nitelendirdi. Planlanan ekonomik ablukanın tam anlamıyla devreye girmesiyle birlikte, ABD'nin askeri bir operasyona başvurma ihtimalinin büyük ölçüde ortadan kalkacağını belirten Bessent, sorunun ekonomik yollarla çözüleceğinin altını çizdi.
Müttefiklere sert uyarı, Çin'e işbirliği çağrısı
İran'ın uluslararası arenada tamamen yalnızlaştırılması gerektiğini savunan Hazine Bakanı, Washington'un müttefiklerine yönelik sert bir dil kullandı. Bessent, "İran'ın ekonomik olarak izole edilmesi sürecinde gri alan yok; ya bizimlesiniz ya da bize karşısınız" diyerek müttefik ülkelerden tam destek beklediklerini ifade etti.
İran petrolünün en büyük alıcısı konumundaki Çin ile yürütülen diplomasiye de değinen Bessent, Pekin'e baskı yapılıp yapılmadığına dair detay vermekten kaçındı. Görüşmelerin gizliliğinin önemine vurgu yapan Bakan, Çin yönetimini uluslararası toplumun çabalarına destek olmaya çağırdı.
Arka Plan: ABD - İran yaptırımları tarihi
ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikası, yaklaşık yarım asırlık krizli bir geçmişe dayanıyor:
1979 - ilk temas ve kriz: Yaptırımlar, Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nin basılarak 52 Amerikalının rehin alınmasıyla başladı. Rehinelerin 1981'de serbest bırakılmasıyla kısıtlamaların çoğu kaldırıldı.
1984 - "teröre destek" suçlaması: ABD, İran'ı resmi olarak "terörü destekleyen ülke" ilan ederek yeni bir yaptırım dalgası başlattı.
1987 - ticari ambargo: İran menşeli ürünlerin ABD'ye girişi yasaklandı.
1995-1996 - enerji sektörüne darbe: Kitle imha silahı üretme iddiaları üzerine İran petrol sektörüne ağır kısıtlamalar getirildi.
2006-2010 - BM devrede: İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliği yapmaması üzerine Birleşmiş Milletler yaptırımları devreye girdi.
2018 - "maksimum baskı" dönemi: ABD, 2015 tarihli Nükleer Anlaşma'dan (JCPOA) tek taraflı olarak çekildi. Trump yönetimi, yaptırımları "Maksimum Baskı Kampanyası" adıyla en sert haliyle yeniden yürürlüğe koydu.
Yaptırımlar hangi alanları kapsıyor?
Mevcut ve planlanan geniş çaplı yaptırım paketi, İran ekonomisinin şah damarı sayılan şu alanları hedef alıyor:
Enerji sektörü: Petrol ve doğalgazın uluslararası satışı, ihracatı ve nakliyesi.
Finans ve bankacılık: İran bankalarının uluslararası finans sistemine (SWIFT vb.) erişiminin kesilmesi.
Askeri ve nükleer endüstri: Balistik füze programı ve nükleer faaliyetlerin finansmanı.
Kritik kurumlar: İran Devrim Muhafızları Ordusu ve ona bağlı paramiliter gruplar.
Lojistik ve ticaret: Denizcilik, nakliyat şirketleri ile madencilik ve petrokimya sektörleri.
Bireysel yaptırımlar: İnsan hakları ihlallerine karışan veya yaptırımları delmeye çalışan üst düzey İranlı yetkililerin mal varlıklarının dondurulması.
.jpg&w=3840&q=75)


