Haber Merkezi - Paris mahkemesi, 2021 yılında Manş Denizi'nde aralarında Kürtlerin de bulunduğu 27 göçmenin ölümüyle sonuçlanan tekne faciasına ilişkin davada 13 kişiyi hapis cezasına çarptırdı. Hüküm giyen ana kaçakçılardan üçünün Kürt olduğu bildirildi.
Fransa ile İngiltere arasındaki Manş Denizi'nde 24 Kasım 2021 tarihinde kapasitesinden fazla yolcu alan şişme bir teknenin batması sonucu 27 göçmen hayatını kaybetmiş, 4 kişi kaybolmuştu. Faciada hayatını kaybeden 17 göçmenin Güney Kürdistanlı olduğu tespit edilmiş ve 16'sının cenazesi 26 Aralık 2021'de Erbil Uluslararası Havalimanı aracılığıyla Kürdistan Bölgesi'ne getirilmişti.
Yaklaşık 5 yıl aradan sonra, 29 Eylül 2026 Salı günü Paris'te görülen davada 14 sanık hakim karşısına çıktı. 13 sanığın hazır bulunduğu duruşmada, bir sanık gıyabında yargılandı. Davayla bağlantılı bir diğer şüphelinin ise Kürdistan Bölgesi'nde tutuklandığı ve önümüzdeki günlerde yargılanacağı öğrenildi.
"6 ile 10 yıl arası hapis cezası aldılar"
Olayda hayatını kaybeden ve kaybolan Kürt ailelerin temsilcisi Zana Mamend, Paris'teki duruşmanın detaylarını Rûdaw'a anlattı.
Mamend, "Davada yargılanan 14 kişiden 13'ü insan kaçakçısı ve kaçakçı yardımcısı sıfatıyla çeşitli hapis cezalarına çarptırıldı. Altı kişi taksirle ölüme sebebiyet verme suçundan 6 ile 10 yıl arasında ceza aldı. Bu kişilerden üçü Kürt kaçakçılardı. Olayla bağlantılı iki Kürt kaçakçı daha bulunuyor; biri firari olduğu için gıyabında ceza aldı, (B.M.E) isimli diğeri ise şu an Kürdistan Bölgesi'nde tutuklu ve yakında hakim karşısına çıkacak" dedi.
Kendisi de olayda kardeşini kaybeden ve cenazesine hala ulaşılamayan Mamend, mahkemede hazır bulunan 3 Kürt kaçakçıdan 2'sinin Güney Kürdistanlı, 1'inin ise Doğu Kürdistanlı olduğunu belirtti. Hüküm giyen kaçakçılardan birinin ise Afganistan vatandaşı olduğu kaydedildi.
Mamend ayrıca, davada kaçakçı yardımcısı olarak yargılanan 7 kişinin daha hafif hapis cezaları aldığını, 1 sanığın ise suçsuz bulunarak beraat ettiğini sözlerine ekledi.
Kurbanların avukatından alınan bilgiye göre, kaçakçıların mağdur ailelerine ödeyeceği mali tazminat miktarının belirlenmesi için önümüzdeki yılın ocak ayında yeni bir duruşma yapılacak.
İngiltere raporu ihmalleri gözler önüne sermişti
Faciadan sadece 2 kişinin sağ kurtulabildiği olayla ilgili, 2026'nın şubat ayında yayımlanan bir İngiliz hükümet raporu ihmaller zincirini gözler önüne sermişti.
Soruşturma Komitesi Başkanı Sir Ross Cranston tarafından hazırlanan 454 sayfalık raporda, hem hükümetin hem de ilgili kurumların "sistematik ve büyük bir başarısızlık" içinde olduğu vurgulanmıştı. Rapora göre facianın ardındaki temel nedenler şunlardı:
- Sahil Güvenliğin İhmali: İngiliz sahil güvenliği (HM Coastguard) personel ve kapasite yetersizliği nedeniyle yardım çağrılarına cevap veremedi.
- Teknik Aksaklıklar: Kötü hava koşulları nedeniyle havalanamayan gözetleme uçağının yerine alternatif bir plan devreye sokulmadı.
- Çağrıların Göz Ardı Edilmesi: Batan tekneden İngiliz sahil güvenliğine gelen mesaj ve aramalar ciddiye alınmadı.
- Durumun Küçümsenmesi: Kurtarma ekipleri, göçmenlerin tehlikeyi abarttığını düşünerek müdahalede gecikti.
Rapor, faciadan öncelikli olarak kapasitenin çok üzerinde insanı şişme bota bindiren kaçakçıları sorumlu tutarken, yardıma geç giden Fransız arama kurtarma gemisi "Flamant"ı ve İngiliz sahil güvenliğinin arama kurtarma sistemindeki boşlukları da eleştirmişti.
Kürdistan Bölgesi'ne getirilen kurbanlar
Rûdaw, daha önce olayda hayatını kaybeden ve cenazeleri Kürdistan Bölgesi'ne iade edilen 16 kişinin isimlerini şu şekilde duyurmuştu:
- Mahabad Ahmed Ali
- Biryar Hemed Abdulrahman
- Mubin Rizgar Hüseyin
- Hesti Rizgar Hüseyin
- Hediye Rizgar Hüseyin
- Kejal Ahmed Hıdır
- Serkewt Pirot Muhammed
- Muhammed Hüseyin Muhammed
- Efrasiyab Ahmed Muhammed
- Meryem Nuri (Baran)
- Muhammed Kadir Abdullah
- Rêjwan Yasin Hasan
- Muslim İsmail Hemed
- Şıkar Ali Pirot
- Bılınd Şükrü Bekir
- Hasan Muhammed Ali



