Erbil (Rûdaw) – Uluslararası bilim dergisi Heritage'ta yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, Suriye'deki tarihi ve arkeolojik alanların yüzde 59'u yağmalama, yıkım veya tahribata maruz kaldı. Araştırma, özellikle Afrin'in sistematik yıkımın en yoğun yaşandığı bölgelerden biri olduğunu ortaya koydu.
23 Temmuz 2026'da yayımlanan araştırma, Suriye genelindeki 199 tarihi alanın uydu görüntülerini inceleyerek hazırlandı.
199 tarihi alan incelendi
Araştırmada incelenen 199 tarihi alanın 116'sında farklı düzeylerde yağma ve tahribat tespit edildi. Bu da incelenen alanların yüzde 59'una karşılık geliyor.
Araştırmacılar, tarihi alanlardaki zararları dört ana başlık altında topladı:
Klasik yağma, buldozer gibi ağır iş makineleriyle yapılan sistematik kazılar, askerileştirme ve tarihi alanlar üzerine bina ve kamp kurulması.
Araştırmaya göre bu oran, 2011-2016 dönemini kapsayan önceki çalışmalara kıyasla büyük artış gösterdi. Önceki araştırmada incelenen 2 bin 641 tarihi alanın yalnızca yüzde 13,4'ünde yağma tespit edilmişti.
Araştırmacılar, küçük çaplı bireysel yağmanın ise ekonomik kriz, güvenlik zafiyeti ve hukukun yeterince uygulanamaması nedeniyle son yıllarda yaygınlaştığını belirtti.
Efrin en ağır tahribatın yaşandığı bölgelerden biri
Araştırmada, Efrin ağır iş makineleriyle gerçekleştirilen sistematik kazı ve yıkımın en yoğun görüldüğü bölgelerden biri olarak gösterildi.
Rapora göre bu süreç 2018'in sonlarında başladı ve 2025'e kadar sürdü.
Araştırmada, onlarca tarihi höyüğün buldozerlerle kazıldığı belirtilirken, bu sürecin Türkiye destekli silahlı grupların bölgeyi kontrol ettiği döneme denk geldiği kaydedildi.
Ayn Dara'da sistematik yıkım
Araştırmada, Ayn Dara Antik Kenti'nin 2018 başında Türk ordusunun bombardımanına maruz kaldığı belirtildi.
Bombardımanın ardından bölgenin simgelerinden olan taş aslan heykelinin çalındığı ve araştırmaya göre Türkiye'ye götürüldüğü ifade edildi.
Şubat 2019'da ise alanda buldozerlerle sistematik kazı ve yıkım çalışmalarının başladığı kaydedildi.
Uydu görüntülerinin, 2022 yılı sonuna kadar höyüğün büyük bölümünün kazıldığını ve yalnızca taş tapınağın ayakta kaldığını gösterdiği belirtildi.
Araştırmaya göre bu yöntem, yalnızca tarihi eserlerin çalınmasına değil, arkeolojik katmanların tamamen yok edilmesine neden olduğu için en büyük tehditlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Nebi Huri neredeyse tamamen yok edildi
Araştırmada örnek gösterilen bir diğer tarihi alan ise Efrin kırsalındaki Nebi Huri (Cyrrhus) oldu.
Rapora göre sistematik kazılar 2019'un ortalarında başladı. Eylül 2020 tarihli uydu görüntüleri, tarihi alanın neredeyse tamamen tahrip edildiğini ortaya koydu.
Ayrıca "CRN 4715" koduyla kayıt altına alınan başka bir höyükte de 2019'da buldozer faaliyetleri tespit edildi. Zeytin ağaçlarının kesildiği ve 2022'ye kadar höyüğün tüm arkeolojik katmanlarının ortadan kaldırıldığı belirtildi.
Askeri kullanım da tarihi mirasa zarar verdi
Araştırmada tarihi alanların askeri amaçlarla kullanılmasının da önemli bir tahribat nedeni olduğu vurgulandı.
İdlib'deki Ebla ile Hama'nın Gab Ovası'ndaki Tel Qarqur gibi tarihi alanların savaş yıllarında askeri üs ve mevzilere dönüştürüldüğü belirtildi.
Araştırmacılar, siperler, topçu mevzileri ve patlamamış mühimmatın tarihi katmanlarda ciddi hasara yol açtığını kaydetti.
Mülteci kampları da tarihi alanları etkiledi
Araştırma, bazı tarihi alanların üzerine kurulan mülteci kamplarının da önemli tahribata neden olduğunu ortaya koydu.
Bunlardan en dikkat çekeni, Rakka'nın doğusundaki Til Beyat oldu.
Uydu görüntülerine göre 2018-2020 yılları arasında bölgede 120'den fazla çadır kuruldu.
Kamp daha sonra kaldırılsa da tarihi alanın ağır zarar gördüğü, kampın kaldırılmasının ardından bölgede yeni kaçak kazı çukurlarının açıldığı tespit edildi.
Uluslararası işbirliği çağrısı
Araştırmanın sonunda, zarar gören tarihi alanların acilen belgelenmesi, uydu görüntüleri ve yapay zekâ destekli teknolojilerle sürekli izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Araştırmacılar ayrıca, Suriye'nin geriye kalan kültürel mirasının korunması için uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

