کوردیKURDÎENGLISHTÜRKÇEعربي
Rudaw Logo
Canlı
KÜRDİSTAN
ORTADOĞU
DÜNYAEKONOMİRÖPORTAJGÖRÜŞKÜLTÜR/SANATSAĞLIK VE YAŞAMBİLİM VE TEKNOLOJİSPORMULTİMEDYABELGESEL
Canlı
Rudaw

Rûdaw uygulamasını indir

App StoreGoogle Play
Gizlilik Politikası•Kullanım Şartları

© 2026 Tüm hakları saklıdır.

Rudaw

Rûdaw uygulamasını indir

App StoreGoogle Play
Gizlilik PolitikasıKullanım Şartları

© 2026 Tüm hakları saklıdır.

Fotoğraf: Rûdaw

Fotoğraf: Rûdaw

GÖRÜŞ

Aklınla düşünmenin özgürleştirici gücü

0:00
0:00
Yazı Boyutu
Roni Aydın Dere
Roni Aydın Dere

17-03-2026

İlgili Haberler

Ekrâd kavramına kepenek biçmek
GÖRÜŞ03-11-2026

Ekrâd kavramına kepenek biçmek

Veysel Başçı
Veysel Başçı
İran savaşı petrol şirketlerini ve Amerikalı seçmenleri nasıl etkiledi?
GÖRÜŞ02-11-2026

İran savaşı petrol şirketlerini ve Amerikalı seçmenleri nasıl etkiledi?

Omer Ahmed
Omer Ahmed
Sürgün, hayatta kalma mücadelesi ve Kürt romanının doğuşu: Erebê Şemo’nun mirası
GÖRÜŞ02-11-2026

Sürgün, hayatta kalma mücadelesi ve Kürt romanının doğuşu: Erebê Şemo’nun mirası

Mutlu Çiviroğlu
Mutlu Çiviroğlu

İnsanı diğer canlılardan ayıran en parlak özellik, kendi aklıyla düşünmesidir. Bu yalnızca bir başlangıç değil, kişide köklü bir gelişim ve devrimdir. Bu anlamda insan olmakta ısrar, kendi aklı ile düşünmekle başlar.

Doğada her varlık hayatta kalmak için içgüdüsüne yaslanır: Kuşlar göç eder, kurtlar sürüyle avlanır. Peki ya insan? İnsan soru sorar, sorgular, yeniden yaratır. Bu düşünme eylemi statik değildir; sürekli bir yükseliş, bir ivme içerir. Akıl bir nehir gibidir; akar, durursa çürür, hatta kokar.

İnsan olmakta ısrar tam burada başlar: Kendi aklına sadık kalmak, başkalarının gölgesinde kalmaktan vazgeçmek ve Platon’un mağara alegorisindeki gibi zincirlerden kurtularak özgürleşmektir.

Bu, özgürlüğün en saf hâlidir: Protez akıllara, başkalarının hazır kalıplarına teslim olmak yerine kendi yolunu bulmaktır. Zira protez akıl, düşük bir akıldır; sahibini düşkün bir kişiliğe dönüştürür, bir tür kuklalaşmadır. Bu hâl, insanı zombi ya da sürüdeki koyun konumuna indirger.

Hayatta kalmak için değil, gerçekten özgürce yaşamak için düşünmeliyiz.

Diğer hususlar: İrade, benlik ve kişilik, özgürlüğün üçlü tacıdır. İradenin başkasına teslim edilmesi, insanı nasıl sorunlu bir varlığa dönüştürür; bunu tarikatlarda ve katı ideolojik yapılarda açıkça görüyoruz.

Bunların çoğu hüsrana uğrar. Çünkü orada, tartışılmadan itaat edilen tek bir akıl vardır. Oysa çoklu aklın, olay ve olguları tartışma yoluyla doğruya ulaştırma gibi bir özelliği vardır.

İrade, benliğin kalesidir; onu kaptırdığın anda kale düşer. Başkasının aklıyla düşünen kişi, kendi aklını kaybeder. Bu yalnızca bireysel bir kayıp değildir; toplumun çürümesine yol açar. Düşün ki, bir kukla ustasının iplerinde dans eden bir figür: Hareket eder gibi görünür ama ruhu yoktur.

Bu kişiler mecazen zombi, kukla ya da koyun olarak nitelenir. Bu kişiler kazanamazlar, çünkü gelişemezler. Düşük akıl, düşük kişilik doğurur: Korkak, bağımlı, sorgusuz sualsiz. Tersine, kendi iradesini koruyan özgür olur. Bu, bir tür içsel devrimdir.

Sorgulamayan kişilik, kör ve zayıf bir zihne sahiptir. “Böyle yapıyorsa bir bildiği vardır” diye düşünürler. Bunlar bilgiyi filtrelemeden yutarlar; doğruluğunu araştırmaz, kaynağını önemsemez, çelişkileri görmezden gelirler.

Bu körleşme, komplo teorilerinden ideolojik sloganlara, demagojik propagandalara kadar her şeyi kolayca benimsetir. Düşünme yetisini yitirmişlerdir; olguları sentezleyemez, zamanın ruhuna uyum sağlayamazlar.

Bu kişilik düşük kapasitelidir. Dolayısıyla yaratıcı değil, taklitçi; eleştirel değil, itaatkârdır. Bu kişilikler, rahatsızlık duydukları her şeye karşı iftiraya sarılırlar. Sorgulamayan zihinlerin yarattığı döngü şudur: Önce zombi gibi harekete geçirilirler, sonra iftira atölyesine dönüşürler. Ahlaksızlık ürer; çünkü temelinde korku ve zayıflık vardır. Bu, bireysel bir sorun olmaktan çıkar; toplumun zehri hâline gelir.

Kalıplardan ve ideolojik retoriklerden oluşan sistemin yarattığı bu düşük kapasiteli tip, değişime kapalıdır. Tarih gösterir ki, sorgulamayan toplumlar çöker; özgür düşünenler yükselir. Zira özgür akıl her zaman kazanır.

(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)

İlgili Haberler

Ekrâd kavramına kepenek biçmek
GÖRÜŞ03-11-2026

Ekrâd kavramına kepenek biçmek

Veysel Başçı
Veysel Başçı
İran savaşı petrol şirketlerini ve Amerikalı seçmenleri nasıl etkiledi?
GÖRÜŞ02-11-2026

İran savaşı petrol şirketlerini ve Amerikalı seçmenleri nasıl etkiledi?

Omer Ahmed
Omer Ahmed
Sürgün, hayatta kalma mücadelesi ve Kürt romanının doğuşu: Erebê Şemo’nun mirası
GÖRÜŞ02-11-2026

Sürgün, hayatta kalma mücadelesi ve Kürt romanının doğuşu: Erebê Şemo’nun mirası

Mutlu Çiviroğlu
Mutlu Çiviroğlu
Sorular