Erbil (Rûdaw) - ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, Rûdaw’a verdiği özel mülakatta 30 Eylül takvimine açıklık getirdi.
Hawkins, "Doğal Kararlılık" Operasyonu’nun Irak ayağının sona ermesinin ABD’nin bölgeden veya Kürdistan Bölgesi’nden elini çektiği anlamına gelmediğini vurgulayarak, "Görev başka bir merkezden devam edecek; 50 binden fazla askerimizle hazır ve teyakkuz durumdayız" dedi.
Ortadoğu’da tırmanan bölgesel gerilim ve ABD güçlerinin Irak’taki varlığına ilişkin tartışmalar sürerken, ABD ordusunun bölgedeki operasyonlarını yöneten CENTCOM’un en üst düzey sözcüsünden kritik mesajlar geldi.
Rûdaw’dan Nma Nabaz’a konuşan CENTCOM Resmi Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, 30 Eylül itibarıyla Irak ve Kürdistan Bölgesi’ndeki askeri misyonun geleceğini ve Washington’ın bölge stratejisini anlattı.
"30 Eylül'de biten şey ABD’nin taahhüdü değil, koalisyonun mevcut formatıdır"
Kürdistan Bölgesi ve Irak kamuoyunda merak edilen "ABD tamamen çekiliyor mu?" sorusuna net bir yanıt veren Hawkins, şu değerlendirmelerde bulundu:
"30 Eylül’de neyin sona ereceği konusunda çok net olalım: Sona eren şey, Doğal Kararlılık Operasyonu (Inherent Resolve) koalisyonunun Irak içindeki mevcut görevidir. Görevin kendisi devam edecek ve karargahı başka bir noktaya taşınacaktır. Kesintisiz sürecek olan asıl mesele ise ABD’nin bölgenin güvenliğine ve istikrarına yönelik sarsılmaz bağlılığıdır. Bölgesel ortaklarımızla, Irak güvenlik güçleriyle ve Peşmerge ile omuz omuza çalışmayı sürdüreceğiz."
Hawkins, yaklaşık 12 yıldır süren IŞİD’le mücadelenin ardından gelinen aşamada, terör kalıntılarına karşı sahada liderliği artık doğrudan Irak ordusunun ve Peşmerge güçlerinin üstleneceğini belirtti.
"Bölgede 50 bin askerimiz var: Hazırız, uyanığız ve ölümcül durumdayız"
Pentagon raporlarına yansıyan milis saldırılarına ve bölgedeki güvenlik tehditlerine değinen CENTCOM Sözcüsü, ABD’nin caydırıcılık kapasitesinin en üst düzeyde olduğunu vurguladı:
"Halen Ortadoğu genelinde 50 binden fazla Amerikan askerimiz, çok sayıda savaş gemimiz ve gelişmiş filolarımız görev yapıyor. Askeri ve sivil liderliğimizin bize vereceği her görevi yerine getirmeye hazırız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın; bizler hazırız, teyakkuzdayız ve son derece ölümcül bir güce sahibiz."
Erbil’deki diplomatik misyonlara veya ABD unsurlarına yönelik olası yeni saldırılara karşı yanıt verilip verilmeyeceği sorusuna ise Hawkins, "Varsayımlar üzerinden konuşmam ancak ABD ordusu personelini ve çıkarlarını korumak için gereken her adımı tereddütsüz atacaktır" yanıtını verdi.
"İran’ın donanmasını batırdık, füze fabrikalarını vurduk"
28 Şubat’tan bu yana İran genelinde 13 bin 500’den fazla hedefin vurulduğunu hatırlatan Hawkins, Tahran yönetiminin askeri kapasitesine ağır darbe indirildiğini söyledi:
"İran’ın füze, dron ve deniz kabiliyetleri çok ciddi biçimde geriletildi. Yıllarca deniz ticaretini taciz ettikleri küçük teknelerin ve hücumbotların tamamını denizin dibine batırdık, ellerinde tek bir gemi dahi kalmadı. Silah fabrikalarını yerle bir ederek yeni füze ve dron üretme imkanlarını kilitledik. Ancak İran'ın komşu ülkelerdeki masum sivilleri tehdit etme arzusunun sürdüğünün farkındayız ve buna göre pozisyon alıyoruz."
Hürmüz Boğazı'nda petrol akışı: 900 milyon varile refakat ettik
Körfez’deki enerji krizine de değinen Yüzbaşı Hawkins, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin kademeli olarak toparlandığı bildirdi:
"Boğaz kapalı değil, açık ve gemi trafiği her geçen gün artıyor. Mayıs ayından bu yana ABD ordusu 1.900’den fazla ticari geminin güvenli geçişini sağladı ve Körfez’den dünya pazarlarına 900 milyon varili aşkın petrolün taşınmasına başarıyla refakat etti. Süreç çatışma öncesi seviyelerde olmasa da ibre yukarı doğru ilerliyor."
İlk taarruz dron koalisyonu kuruluyor
Ortadoğu’da yeni nesil savunma teknolojilerine ağırlık verdiklerini belirten Hawkins, bölge ülkeleriyle birlikte dünyanın ilk taarruz dron koalisyonu birliğini kurmakta olduklarını ve bölgesel müttefikleri bu yeni teknoloji entegrasyonuna davet ettiklerini açıkladı.
Kürt halkına ve Peşmerge’ye mesaj: Ortaklığımız devam edecek
Mülakatın sonunda Peşmerge ve DSG ile yürütülen uzun yıllara dayalı ortaklığa değinen CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins, sözlerini şöyle tamamladı:
"Kürtler, terörizme karşı mücadelede ve bölgesel istikrarın sağlanmasında yıllardır son derece güçlü ve güvenilir bir ortak oldu. Güçlerimizi yeniden yapılandırırken bu hedeflere bağlılığımız sürecek. Ortadoğu için nihai vizyonumuz barış ve refahtır. Bu refahın temeli ise sarsılmaz ortaklıklarla kurulan güvenliktir."
Rûdaw: Ortadoğu bir kez daha derin bir belirsizlik süreciyle karşı karşıya. ABD ile İran arasındaki gerilimler, ABD güçlerinin Irak'taki geleceği, Suriye'de devam eden güvenlik tehditleri ve genel olarak bölgenin istikrarına yönelik artan endişeler; Washington'ın askeri stratejisi ve bunun Irak ile Kürdistan Bölgesi üzerindeki yansımalarına dair kritik soruları beraberinde getiriyor. ABD'nin bölge genelindeki askeri varlığının ve operasyonlarının merkezinde, CENTCOM olarak bilinen ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı yer alıyor. Değerli Rûdaw izleyicileri, ben Nma Nabaz.
Şu anda ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Resmi Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins bizimle birlikte. Elbette CENTCOM; Irak, Suriye ve tüm Ortadoğu dahil olmak üzere dünyanın en stratejik bölgelerinden birindeki askeri operasyonları koordine ediyor. Yüzbaşı Hawkins, yayınımıza katıldığınız için çok teşekkür ederiz. Bildiğiniz gibi biz bir Kürt medya kuruluşuyuz. İzleyicilerimizin çoğu Kürdistan'da ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Kürtler. Bu nedenle sorularıma Kürdistan, Kürt halkı ve Kürdistan Bölgesi ile başlayacağım. İlk olarak, Kürdistan Bölgesi'ndeki birçok kişi ABD ordusunun 30 Eylül'de Kürdistan Bölgesi'nden tamamen ayrılıp ayrılmayacağını, yoksa görevinizin yeni bir forma mı dönüşeceğini merak ediyor?
Tim Hawkins: Öncelikle beni konuk ettiğiniz için teşekkür ederim. Bölgesel ortaklarla yakın koordinasyon içinde güvenlik ve istikrarı geliştirmeye yardımcı olmak amacıyla Ortadoğu genelinde görev yapan 50 binden fazla askerimizi destekleyen ve ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın ana karargahının bulunduğu Florida eyaletinin Tampa kentinden katılmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. İlk sorunuza ve Irak'ta, özellikle de Kürdistan Bölgesi'nde ne yaptığımıza gelince; bu ayın sonuna kadar Doğal Kararlılık Operasyonu'nu (Inherent Resolve), yani Irak'taki koalisyon görevini tamamlama taahhüdümüzü yerine getirme yolundayız. Bunun nasıl başladığına kısaca bir göz atalım. Yaklaşık 12 yıl önce, IŞİD'e karşı mücadelede ortaklarımıza danışmanlık yapmak, destek vermek ve onları güçlendirmek amacıyla Doğal Kararlılık Operasyonu görevini başlattık. Tam da bunu yaptık. ABD güvenlik güçleri, Irak güvenlik güçleri ve koalisyon ortaklarımız IŞİD'e karşı mücadelede çok büyük başarılar elde etti. Şimdi ise Irak güvenlik güçlerinin, Peşmerge'nin ve Kürdistan Bölgesi güvenlik güçlerinin, Irak'taki herhangi bir terör kalıntısına karşı mücadeleye liderlik etmelerini sağlayacak şekilde onları güçlendirme aşamasına geçiyoruz. Bu çok önemli bir dönüşümdür ve biz bu ayın sonuna kadar bu dönüşümü tamamlamak üzere planlandığı şekilde ilerliyoruz.
Rûdaw: Bildiğiniz ve sizin de belirttiğiniz gibi, Peşmerge güçleri ve Amerikan askerleri IŞİD'e karşı savaşta uzun yıllar omuz omuza çarpıştı. Son aylarda Kürdistan Bölgesi'ndeki ABD güçleri, bölgeye yönelen çok sayıda İran dronunu ve füzesini imha etti. Buradaki sorum şu: Kürdistan Bölgesi'ndeki insanlar 30 Eylül'den sonra da ABD'den aynı düzeyde bir güvenlik taahhüdü beklemeli mi?
Tim Hawkins: 30 Eylül'de neyin sona ereceği konusunda çok net olalım. Sona eren şeyin Doğal Kararlılık Operasyonu koalisyonunun Irak'taki görevi olduğunu söylerken beni dikkatle dinleyin. Bu görevin kendisi devam edecek ve karargahı başka bir yerde olacak. Kesintisiz sürecek olan diğer şey ise ABD'nin bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik sarsılmaz taahhüdüdür. Dolayısıyla tehditler ortaya çıktığında ABD ordusu; Irak güvenlik güçleri, Peşmerge ve Kürdistan Bölgesi'nin diğer güvenlik güçleri de dahil olmak üzere bölgesel ortaklarıyla bu tehditlerle mücadele etmek için çalışmaya devam edecektir. Değişen şey ise şudur: Artık ortak güçlerimiz, özellikle de Irak'ta, Kürdistan Bölgesi'nde ve Peşmerge güçleri, Irak'taki teröristlere karşı mücadeleye bizzat liderlik edecektir.
Rûdaw: IŞİD ciddi şekilde zayıflatıldı ancak tamamen yok edilmiş değil. Yalnızca bu hafta içinde Kerkük'te ve diğer bölgelerde Irak güvenlik güçlerine yönelik çok sayıda IŞİD saldırısı gerçekleşti. CENTCOM'un değerlendirmelerine göre, Irak güvenlik güçleri ve Peşmerge güçleri iç ve dış tehditlerle tek başlarına mücadele etmeye hazır mı?
Tim Hawkins: Geçtiğimiz yıllarda IŞİD'e karşı mücadelede Irak güvenlik güçleri, Peşmerge ve Kürdistan Bölgesi'nin diğer güvenlik birimleriyle birlikte çalıştık. Geçmişteki büyük başarılarımıza dayanarak, bu güçlerin mücadeleye liderlik etmeye hazır olduğuna dair tam bir güvenimiz var. Kaldı ki bu savaşı tamamen tek başlarına da yürütmeyecekler. Belirttiğim gibi Doğal Kararlılık Operasyonu görevi devam edecek; yani ABD güçleri terör kalıntılarından kaynaklanabilecek her türlü yeni tehdide karşı koymak üzere diğer noktalardan tam hazır halde bulunacaktır.
Rûdaw: Pentagon Başmüfettişliği'nin bu hafta yayımlanan raporuna göre ABD, Irak'ta 28 Şubat'tan haziran ayı sonuna kadar 600 saldırıya maruz kaldı. Bu saldırıların bir kısmı Irak'taki İran bağlantılı milis grupları tarafından düzenlendi. Sizler Irak'tan ayrılmanın eşiğindeyken, Başbakan Ali Zeydi hükümeti bu milis gruplarını silahsızlandırma taahhüdünde bulundu. ABD'nin bu sürece ilişkin şu ana kadarki değerlendirmesi nedir?
Tim Hawkins: Size şunu söyleyeyim: ABD güçleri sürekli teyakkuzda kalmaya devam edecek; bölgedeki ve bölge genelindeki güçlerimize, Amerikan personeline veya çıkarlarımıza yönelik ortaya çıkabilecek her türlü tehdide yanıt verecektir. Bizler hazır kalmayı sürdürüyoruz. Halen 50 binden fazla Amerikan askerimiz, çok sayıda gemimiz ve uçağımız, ABD'deki askeri ve sivil liderlerimiz tarafından bize verilecek her türlü görevi icra etmek üzere hazır durumdadır. Dolayısıyla emin olun ki bizler hazırız, teyakkuzdayız ve son derece ölümcül durumdayız.
Rûdaw: Bildiğiniz gibi, İran ve Irak'taki milis gruplarının son dönemdeki saldırılarında Erbil'deki yeni konsolosluk yerleşkenizdeki bazı binalar hasar gördü. 30 Eylül'den sonra benzer saldırıların tekrarlanması halinde, Irak'taki diplomatik misyonlarınıza yönelik bu tür ihlallere karşılık verecek misiniz?
Tim Hawkins: Ben varsayımlar üzerinden konuşmam ve gelecekteki operasyonlara dair öngörüde bulunmam. Ancak size şunu söyleyebilirim ki ABD ordusu; güçlerimizi, Amerikan personelini ve ABD çıkarlarını koruma kararlılığını korumaktadır. Ortaya çıkabilecek herhangi bir tehditle yüzleşmekte asla tereddüt etmeyiz.
Rûdaw: Yine rapora göre, 28 Şubat'tan bu yana İran genelinde 13 bin 500'den fazla hedefi vurdunuz. Ancak İran, bölge genelindeki üslerinize düzenli olarak balistik füzeler ve kamikaze dronlar fırlatmaya devam ediyor; hatta savaş sırasında bir Amerikan F-35A savaş uçağına dahi hasar verdi. Soru şu: Bu savaşın sonucunda İran gerçekten zayıfladı mı?
Tim Hawkins: İran'ın füze, dron ve denizcilik kabiliyetleri açıkça çok ciddi bir gerilemeye uğratıldı. Şunu iyi anlamalıyız: Uzun yıllar boyunca İran, bölgedeki deniz trafiğini taciz etmek için sürekli küçük tekneler ve hücumbotlar gönderiyordu. Artık bu yaşanmıyor. Ellerinde tek bir gemi bile kalmadı çünkü hepsini denizin dibine batırdık. İran çatışmanın başlangıcında kısa bir süre içinde yüzlerce füze ile dron fırlattı. Artık bu kadar fırlatamıyorlar çünkü onların füze ve dron fırlatma kapasitelerini büyük ölçüde felç ettik. Bunun yanı sıra, silah fabrikalarını imha ederek yeni füze, dron ve gemi üretme kabiliyetlerini devre dışı bıraktık. Dolayısıyla açıkça çok önemli askeri hedeflere ulaştık. Bununla birlikte, İran'ın komşu ülkelerdeki masum sivilleri tehdit etme kabiliyetine halen sahip olduğu gerçeğine son derece gerçekçi yaklaşıyoruz. İran halen uluslararası bir su yolu olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari trafiği tehdit etme kabiliyetine ve niyetine sahip. Onların Amerikan personeline zarar vermenin peşinde olduğunu da biliyoruz. İşte tam da bu nedenle; her türlü tehditle mücadele etmek ve askeri-sivil liderliğimizin bize vereceği her görevi yerine getirmek üzere hazır, teyakkuzda ve ölümcül kalmaya devam ediyoruz.
Rûdaw: ABD güçlerine ve kritik askeri altyapınıza ev sahipliği yapan birçok Körfez ülkesi, İran ile süren mevcut çatışmalarınızda hedef alındı. Askeri açıdan bu müttefikleri İran'ın tehditlerine karşı korumayı başarabildiniz mi?
Tim Hawkins: İran'ın Körfez'deki komşularına ve bu ülkelerin sivil halkına binlerce dron ve füzeyle saldırma girişimini gördünüz. Bölgesel ortaklarımız ve müttefiklerimizle koordinasyon içinde yürüttüğümüz güçlü hava ve füze savunması sayesinde bu boyutta bir can kaybı yaşanmadı. Bölgesel ortaklarımızla omuz omuza bu hava savunmasını güçlendirmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.
Rûdaw: ABD, İran'ın büyük çaplı bir saldırı başlatması durumunda bölgesel ortaklarını koruma garantisi verebilir mi?
Tim Hawkins: Öncelikle ABD'nin ne yaptığına bakalım. ABD; ortak tatbikatlar, eğitimler ve faaliyetler yoluyla ortaklıklarımızı güçlendirmeye devam ediyor. Nitekim Ürdün ile yeni bir ortak tatbikata başladık. Ürdün ile çok güçlü ve köklü askeri ilişkilerimiz var ve onlar kabiliyetlerimizi birlikte geliştirmek için burada, ABD'nin Colorado eyaletinde bizimle yan yana çalışıyorlar. Ayrıca geçen hafta, güvenlik ortamında koordinasyon ve iş birliğini güçlendirme fırsatlarını ele almak üzere Ortadoğu'daki askeri liderlerle bölgesel bir konferans gerçekleştirdik. Bu nedenle askeri ittifaklarımızı ve ilişkilerimizi geliştirmeye, güçlendirmeye ve inovasyonu hızlandırmaya devam edeceğiz. Dünyadaki ilk taarruz dron koalisyonu birliğinin kurulması için ortaklarımıza çağrıda bulunduk ve bu imkanı duyurduk. Bunu Ortadoğu'da kuruyoruz ve tehditlerle mücadele etme ve kötü niyetli aktörleri caydırma kapasitemizi artırmak için yeni kabiliyet ve teknolojileri entegre etme sürecine ortaklarımızı davet ettik.
Rûdaw: İran ve müttefiki milislerin bölgedeki ABD güçlerine ve müttefiklerine yönelik tehditleri sürerse, İran'a ve bu gruplara karşı örneğin bir kara harekatı gibi daha sert adımlar atacağınız bir aşamaya gelinir mi?
Tim Hawkins: Ben operasyonlara dair herhangi bir tahminde veya senaryo değerlendirmesinde bulunmam. Size söyleyebileceğim şey, görevimizi eksiksiz icra edeceğimizdir. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın görevi; her an hazır olmak, güçlerimizin en üst düzey teyakkuzda kalmasını sağlamak ve bölgesel ortak ve müttefiklerle birlikte çalışarak birliklerimizi her türlü tehdidi bertaraf edebilecek bir konumda tutmaktır. Birliklerimiz hazır, konuşlanmış durumda, teyakkuzdayız ve bize verilecek her görevi yerine getireceğiz.
Rûdaw: Hürmüz Boğazı dünyadaki en kritik stratejik enerji koridorlarından biri olmayı sürdürüyor ve İran'la yaşanan herhangi bir gerilimde en hassas fay hattını oluşturuyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen mal, petrol ve gaz sevkiyatının savaş öncesi seviyelere döndüğünü ne zaman görebileceğiz?
Tim Hawkins: Bir kehanette bulunamam ancak size iyi bir haber verebilirim. İbre olumlu yönde ilerliyor. Boğaz kapalı değil; açık durumda ve trafiğin giderek arttığını görüyorsunuz. Mayıs ayından bu yana ABD ordusu, 1.900'den fazla geminin Hürmüz Boğazı'ndan güvenle geçişine yardımcı oldu. Ayrıca ABD ordusu, Hürmüz Boğazı üzerinden Körfez ülkelerinden dünya pazarlarına 900 milyon varilden fazla petrolün taşınmasına refakat etti. Bu çok önemli bir tablodur. Elbette çatışma öncesi seviyelerde değil ancak iyi bir gelişmedir. Yalnızca normal bir seyir değil, büyüyen ve genişleyen bir ivme var. Dolayısıyla denizcilik sektörüyle, bölgesel müttefik ve ortaklarımızla yakın iş birliği içinde bu ilerlemeyi sürdürmeye devam edeceğiz.
Rûdaw: Peki Yüzbaşı, CENTCOM'un değerlendirmelerine göre, daha geniş çaplı bir bölgesel savaşın içine mi sürükleniyoruz?
Tim Hawkins: İstihbari değerlendirmelere girmem ya da durumu bu şekilde etiketlemem doğru olmaz. Size söyleyebileceğim şey; ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı olarak bizim odak noktamız bölgede barış ve refahı tesis etmektir. Bunu sağlamanın yolu da temel taş olan güvenliğin varlığıdır. Ortadoğu'da daha güçlü ve sağlam bir güvenliğe ulaşmanın yolu ise bölgesel ilişkileri ve ortaklıkları pekiştirmekten geçer. Bizim tam olarak odaklandığımız mesele budur. Belirttiğim gibi bugün Colorado'da Ürdün ile bir tatbikat başlattık. Geçen hafta da bölgedeki askeri liderleri bir konferansta toplayarak koordinasyon ve iş birliğini artırma yollarını görüştük. Dolayısıyla asıl önceliğimiz ortaklıkları güçlendirmek ve inovasyonu hızlandırmaktır.
Rûdaw: Yüzbaşı, herhangi bir askeri veya istihbari operasyonu ifşa etmenizi istemiyorum ancak sormak zorundayım: CENTCOM'un şu anda Ortadoğu'da takip ettiği tüm bu tehditler arasında en çok hangisi uykularınızı kaçırıyor?
Tim Hawkins: Ben uyuyorum; uyku önemlidir, bu yüzden geceleri gayet iyi uyuyorum. Komutanlarımızın da aynı şekilde olduğunu düşünüyorum çünkü biz tek başımıza hareket etmiyoruz. Bu zorluklarla tek başımıza yüzleşmiyoruz. ABD ordusu muazzam bir çalışma yürütüyor; bölgesel ortaklarla çok güçlü ilişkiler ve ittifaklar sürdürüyor. Daha önce de söylediğim gibi; çok sayıda tatbikat yapıyoruz, birlikte planlıyoruz, birlikte çalışıyoruz ve ortak tehditler ile fırsatlara birlikte göğüs geriyoruz. Dolayısıyla son derece iyimseriz ve aynı zamanda son derece gerçekçiyiz.
Rûdaw: Güçleriniz, bölgedeki terörle mücadelede uzun yıllar boyunca Demokratik Suriye Güçleri (DSG) ve Peşmerge ile ortaklık yaptı. Kürtler de Amerikalıları birer dost olarak görüyor. Güçlerinizin Kürdistan Bölgesi'ndeki görevi dönüşürken/çekilirken Kürt halkına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Tim Hawkins: Onlar teröristlere karşı mücadelede ve bölgesel güvenlik ile istikrarı sağlama çabalarında uzun yıllar boyunca son derece güçlü bir ortak oldular. Biz sahadaki durumu dönüştürürken ve güçlerimizi yeniden yapılandırırken, bu hedefler doğrultusunda çalışmaya devam etme kararlılığındayız. Bizim Ortadoğu'ya dair daha geniş vizyonumuz barış ve refahtır. Bölge genelinde barış ve refahın temelinin güvenlik olduğuna inanıyoruz; özellikle de ortaklık ve ittifakların güçlendirilmesi yoluyla sağlanan bir güvenlik. Bu nedenle gelecekte de bölge genelindeki tüm ortaklarımızla birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Rûdaw: Size son sorum Yüzbaşı. Başkan Trump'ın da defalarca ima ettiği gibi, iddialara göre İran'daki göstericilere gönderilen ancak Kürtler tarafından alıkonulduğu öne sürülen silahlarla ilgili en güncel bilgi nedir?
Tim Hawkins: Bu konuda herhangi bir sorunuz varsa, bu silahları almış olabilecek taraflara yönelmenizi tavsiye ederim. Veyahut Beyaz Saray'ın veya Başkan'ın bahsettiği bir konudan söz ediyorsanız, bu soruyu doğrudan Beyaz Saray'a sormanız daha doğru olacaktır. Benim bu konu hakkında paylaşabileceğim bir bilgim yok.
Rûdaw: Çok teşekkürler. CENTCOM Resmi Sözcüsü Yüzbaşı Tim Hawkins, yayınımıza katıldığınız ve vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Tim Hawkins: Ben teşekkür ederim.


