Haber Merkezi - Saksonya-Anhalt eyaletindeki tarihi zaferinin ardından aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi, gözünü başkent Berlin'de yapılacak parlamento seçimlerine dikti. Dünyanın en liberal şehirlerinden biri olarak bilinen Berlin'de anketlere göre rakipleriyle arasındaki farkı sadece birkaç puana indiren AfD'nin, pazar günü modern Almanya tarihinde büyük bir siyasi deprem yaratması bekleniyor.
AfD'nin Berlin'de zafer kazanması halinde, bu durum İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana aşırı sağın sadece iki hafta içinde elde ettiği ikinci eyalet seçimi zaferi olacak. Üç yıl önceki seçimlerde başı çeken partilerin yüzde19,1 gerisinde kalan AfD için bu tablo köklü bir siyasi değişime işaret ediyor.
AfD'nin yeni Berlin stratejisi
Alman istihbaratı tarafından "aşırı sağcı örgüt" olarak sınıflandırılan AfD, Berlin'de ana odağını göçmen karşıtlığına çevirmiş durumda. Parti resmi olarak "tersine göç" (göçmenlerin toplu olarak sınır dışı edilmesi) çağrısında bulunuyor. Barınma politikalarında yerli Alman vatandaşlarına öncelik verilmesini savunan AfD, çeşitlilik ve toplumsal cinsiyet eşitliği programlarına da şiddetle karşı çıkıyor.
Ancak başkentte partinin Berlin Teşkilat Başkanı Kristin Brinker, diğer aşırı sağcı liderlere kıyasla daha ılımlı bir profil çiziyor. Seçim kampanyasını yüksek kiralar, eğitim ve barınma gibi halkın günlük sorunları üzerine kuran Brinker, bu strateji sayesinde 2023'ten bu yana partisinin oylarını iki katına çıkardı.
Aşırı sağın dört ana oy kaynağı
AfD'nin seçmen tabanı genel olarak dört ana gruptan oluşuyor:
- Tepkili CDU Seçmenleri: Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in yasal borç sınırını aşmasına öfkelenen ve bunu bir "mali ihanet" olarak gören seçmenler. Bu durum, Angela Merkel'in 2015'te bir milyon mülteciyi kabul etme kararıyla tetiklenen dalgaya benzetiliyor.
- Kararsız Gençler: AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde sosyal medya üzerinden 170 binden fazla kararsız genç seçmeni kendi saflarına çekmeyi başarmıştı.
- Sosyal Sağcı ve Ekonomik Solcular: Toplumsal konularda göçmen karşıtı olup, aynı zamanda devletten mali destek ve sosyal yardım talep eden kesim.
- Neo-Naziler ve Aşırı Uçlar: Partinin kuruluşundan bu yana destek veren radikal kesimler.
Geçtiğimiz hafta Berlin'de 16 yaş altı 40 bin genç ile yapılan bir başka ankette ise farklı bir tablo ortaya çıktı: Sol Parti yüzde 32,8, Yeşiller yüzde 20,9 ve AfD yalnızca yüzde 5,8 oy oranına ulaştı. Berlinli gençler her ne kadar sol eğilimli olsa da, Münih ve Frankfurt gibi zengin şehirlere kıyasla Berlin'in daha yoksul bir yapıya sahip olması (özellikle eski komünist Doğu Almanya yönetimi altındaki Doğu Berlin), aşırı sağın hızla yükselmesi için elverişli bir zemin yaratıyor.
20 Eylül 2026 Berlin Seçimleri
Berlin halkı, 20 Eylül 2026 Pazar günü yeni Eyalet Parlamentosu'nu (Temsilciler Meclisi) ve 12 ilçe belediye meclisini seçmek üzere sandık başına gidiyor. Bu seçimler, başkent tarihinde 16 ve 17 yaşındaki gençlerin oy kullanmasına izin verilen ilk seçim olma özelliğini taşıyor.
Önceki seçimler 2021'de yapılmış ancak büyük organizasyon sorunları nedeniyle iptal edilerek 2023'te tekrarlanmıştı. Yasama dönemi takvimi değişmediği için olağan seçimler bu yıl gerçekleştiriliyor.
Seçim kuralları ve oy verme sistemi
Pazar günü saat 18:00'de sandıkların kapanmasının hemen ardından anket şirketleri sandık çıkış anketlerini (Exit Polls) yayımlayacak. Gece saatlerinde resmi olmayan ilk sonuçlar açıklanacak ve birkaç hafta içinde Seçim Komisyonu kesin sonuçları onaylayacak.
Ardından partiler arasında koalisyon hükümeti kurmak için genellikle haftalar süren uzun pazarlıklar başlayacak. Koalisyon anlaşmasının imzalanmasının ardından parlamento yapacağı oylamayla Berlin'in yeni belediye başkanını seçecek, başkan da kabinesindeki senatörleri (Bakanları) atayacak.
Mevcut siyasi tabloda, AfD dışındaki tüm partiler aşırı sağ ile herhangi bir koalisyon kurulmasını engelleyen yazılı olmayan siyasi uzlaşmayı, yani "güvenlik duvarını" (Brandmauer) koruma konusunda kararlı olduklarını belirtiyor.



