Paris(Rûdaw)- Paris Ağır Ceza Mahkemesi, Manş Denizi'nde yaşanan en büyük ve en kanlı göçmen faciasıyla ilgili davayı açtı. Davada, 14 kaçakçı, kasıtsız ölüme sebebiyet verme ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla yargılanıyor. Olayda hayatını kaybedenlerin çoğu Kürdistan Bölgesi ve Rojhilat (Doğu Kürdistan) vatandaşıydı.
Sanıkların yargılanmasına 8 Eylül Salı günü Paris'te başlandı. Sanıkların çoğu Afganistan vatandaşı. Dava, 23 Kasım'ı 24 Kasım 2021'e bağlayan gece Manş Denizi'nde bir göçmen teknesinin batması sonucu en az 32 göçmenin boğularak veya kaybolmasıyla sonuçlanan faciayla ilgili.
Mahkeme kayıtlarına göre, olayda hayatını kaybedenlerin çoğu Kürdistan Bölgesi ve Rojhilat'tan gelenlerin yanı sıra Afganistan, Mısır, Etiyopya ve Vietnam'dan göçmenlerdi. Faciadan sadece iki kişi (biri Kürdistan Bölgesi, diğeri Somali vatandaşı) sağ kurtuldu. Kürdistan Bölgesi'nden gelen kurbanların bazı aileleri de duruşma salonunda hazır bulundu.
Kalitesiz tekne ve aşırı yük
Savcılık, 14 kaçakçıyı, denize elverişli olmayan, kapasitesinden fazla göçmen taşıyan ve içinde can yeleği gibi hiçbir kurtarma ekipmanı bulunmayan kalitesiz ve küçük bir tekne temin etmekle suçladı. Soruşturmalar, bu yolculuğun arkasında biri Afgan, diğeri Iraklı olmak üzere iki kaçakçılık şebekesinin olduğunu ortaya çıkardı.
Sağ kurtulan göçmenler, ifadelerinde yolculuk için kaçakçılara 1,500 ila 2,750 euro arasında para ödediklerini belirtti.
Cevapsız yardım çağrıları
Davanın bir diğer hassas yönü daha var. Soruşturmalar, göçmenlerin tekneleri batmadan önce kurtarılmak için Fransız ve İngiliz kurtarma ekiplerini en az 10 kez aradığını, ancak hiçbir tarafın yardımlarına gitmediğini gösteriyor. Bu ihmal nedeniyle, yedi Fransız askeri hakkında "tehlikedeki kişilere yardım etmeme" suçlamasıyla ayrı bir dosya açıldı ve bu bölümle ilgili soruşturma devam ediyor.
114 sivil taraf ve kurban yakınının katılımıyla devam eden yargılama sürecine, Kürdistan Bölgesi'nden dokuz kurbanın ailesi katılmak üzere Paris'e gitti.
"Ağır cezalar bekliyoruz"
Organize Suç Mağdurları için (MERD) Örgütü Başkanı ve kurbanlardan birinin kardeşi olan Zana Memend Muhammed, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, "Fransız avukatlardan oluşan bir ekip aracılığıyla şikayette bulunduk. Şikayetimiz hem kaçakçılara hem de polise karşı" dedi.
Duruşma ve sanıklar hakkında bilgi veren Zana Memend, bugün sanıklardan yedisinin mahkemede hazır bulunduğunu, bazılarının halen tutuklu olduğunu, bazılarının ise kefaletle serbest bırakıldığını belirtti. Kaçakçılardan ikisinin Kürdistan Bölgesi vatandaşı, diğerlerinin ise Somalili ve Afgan olduğunu söyledi.
Kurbanların toplam sayısına ilişkin olarak MERD Başkanı, "28 kişi boğuldu ve dört kişi kayıp. Boğulanlardan 17'si Kürt. Kayıp olan dört kişiden üçü de Kürt" diye açıkladı.
Zana Memend'in belirttiğine göre, Kürdistan Bölgesi'nden dokuz kurban yakını duruşmaya katılmak için Paris'e gitti. Bu kişilerden ikisi Erbil, üçü Haciava, ikisi Ranya ve diğer ikisi Pışder'den. Haciava, Ranya ve Pışder, Süleymaniye vilayetine bağlı Raperin Bağımsız İdaresi sınırları içinde yer alıyor.
Nihai kararın ne zaman verileceği ve beklentileri konusunda Zana Memend, "Mahkeme kararı bu ayın 30'unda açıklanacak. Sanıkların cezalarının bir yıldan 10 yıla kadar olmasını bekliyoruz. Aynı zamanda sorumlu ve ihmalkar olan herkes için ağır cezalar bekliyoruz" dedi.



