Haber Merkezi - İzlanda vatandaşları, yapılan referandumda Avrupa Birliği'ne katılım müzakerelerinin yeniden başlatılmasına karşı oy kullandı. Ülke başbakanı ise sonucu bir "geri adım" olarak görmediğini ve halkın geniş katılımının büyük bir demokrasi zaferi olduğunu söyledi.
İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir, düzenlediği basın toplantısında, "Bunu bir geri adım olarak görmüyorum çünkü ülkemiz halkının %80'inden fazlası böylesine önemli bir konuda sürece katılım gösterdi" dedi.
İzlandalıların bu kararı, halkın çoğunluğunun 13 yıl önce askıya alınan müzakerelerin yeniden başlamasına karşı oy vermesinin ardından geldi.
İzlanda'nın resmi kanalı RUV'nin haberine göre, katılımcıların %52,8'i "Hayır" oyu kullandı. Nüfusu sadece 400.000 olan ülkede, 225.000'den fazla kişi sandık başına gitti; bu da oy kullanma hakkına sahip olanların toplamda %82,5'ine tekabül ediyor. Bu, 2009 yılından bu yana İzlanda'daki seçimlerde kaydedilen en yüksek katılım oranı olarak kabul ediliyor.
"Hayır" oyunun temel nedeni, İzlandalıların Avrupa Birliği'ne girmenin ülke ekonomisinin can damarı olan balıkçılık sektörü için bir tehdit oluşturacağı yönündeki endişelerine dayanıyor. Ayrıca, ulusal konularda karar alma egemenliğini Brüksel'e devretmek istemediler.
Reykjavik'te yaşayan bir vatandaş olan Andrea Gunnarsdóttir, "İzlanda bağımsızlığı için savaştı ve bunu korumalıdır; Avrupa Birliği'nin bizim için hiçbir anlamı yok" dedi.
Diğer yandan, "Evet" taraftarları ise Birliğe katılmanın ve Euro para birimini kullanmanın ekonomik istikrar sağlayacağını ve enflasyonu düşüreceğini düşünüyordu.
Kamuoyunun değişmesinde etkili olan faktörlerden biri de ABD Başkanı Donald Trump'ın, İzlanda'nın en yakın komşusu olan Grönland'a yönelik tehditleriydi. Washington'un bu tutumu, bazı İzlandalıların NATO'nun koruyuculuğunun gücünden şüphe duymasına ve İzlanda'nın kendine ait bir ordusu olmadığı için Avrupa Birliği'ni "alternatif bir güvenlik sığınağı" olarak görmesine neden oldu.
Sonuçlar, şehirler ve kırsal bölgeler arasında büyük bir farklılık gösterdi; öyle ki başkent Reykjavik ve çevresindeki seçmenlerin çoğu Avrupa Birliği'nden yanayken, kırsal bölgelerde ret oyları çoğunluktaydı.
Reykjavik'teki siyaset bilimi profesörü Eiríkur Bergmann, İzlanda toplumunun bu konuda eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bölündüğünü ve her iki taraf arasında çetin bir rekabet yaşandığını belirtti.
Süreç askıya alınmıştı
NATO üyesi olan İzlanda, AB üyelik başvurusunu 2009'da yapmış, üyelik müzakerelerinin devam ettiği 2013'te AB karşıtı hükümetin başa gelmesiyle süreç askıya alınmıştı.
Ülkede 2024'te yapılan son seçimde Sosyal Demokrat İttifakı liderliğinde kurulan koalisyon, müzakerelerin yeniden başlatılıp başlatılmaması konusunda referanduma gitme kararı almıştı.
.webp&w=3840&q=75)


