Erbil(Rûdaw) - Birleşmiş Milletler verilerine göre mali yolsuzluk, her yıl dünya ekonomisine ağır darbe vuruyor. Tahminlere göre her yıl dünya genelinde 2,6 trilyon dolar çalınıyor. Bu miktar, dünya gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yaklaşık yüzde 5'ine denk geliyor.
Birleşmiş Milletler, çalınan kamu kaynaklarının yanı sıra rüşvet olarak ödenen paralar ve tüm yasa dışı mal varlıkları da hesaba katıldığında, dünyadaki yıllık yolsuzluğun toplam hacminin 3,6 trilyon dolara yaklaştığını belirtiyor.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından Şubat 2026'da yayımlanan 2025 Yolsuzluk Algı Endeksine göre ise dünyadaki şeffaflık durumu daha da kötüleşti. Küresel ortalama puan 100 üzerinden 42'ye gerileyerek son on yılın en düşük seviyesine indi.
Raporda ülkelerin büyük ölçüde başarısız olduğu vurgulanıyor. Dünyadaki 180 ülkenin 122'si, yani üçte ikiden fazlası, 50 puanın altında kaldı. Bu da ülkelerin büyük bölümünün yolsuzlukla mücadelede başarısız olduğunu ortaya koyuyor.
Demokratik ülkelerde gerileme
2025 raporunun dikkat çeken noktalarından biri de daha önce şeffaf ve güvenilir kabul edilen demokratik ülkelerde bile yolsuzluğun artış göstermesi oldu.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Şubat 2026'da yayımladığı 2025 Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre, Danimarka 89 puanla dünyanın en az yolsuzluk algısına sahip ülkesi olurken, listenin son sırasında Güney Sudan 8 puanla yer aldı. Endekste ABD 69 puanla 28'inci, Türkiye 31 puanla 124'üncü, Irak ise 28 puanla 136'ncı sırada bulunuyor. Endekste daha yüksek puan, kamu sektöründe yolsuzluk algısının daha düşük olduğunu gösteriyor.
Aynı şekilde Birleşik Krallık ve Yeni Zelanda da şeffaflık alanında gerileme yaşayan ülkeler arasında yer aldı.
Uluslararası Şeffaflık Örgütü, bu gerilemenin temel nedenlerinden birinin sivil özgürlüklerin daraltılması olduğunu belirtiyor. Rapora göre birçok hükümet gazetecilerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yolsuzlukları ortaya çıkaran kişilerin faaliyetlerini sınırlandırmaya başladı. Bunun sonucunda hesap verebilirlik zayıflarken yolsuzluk daha da yaygınlaştı.
2025 yılında ise yolsuzluğa karşı büyük protesto dalgaları, endekste alt sıralarda yer alan birçok ülkeye yayıldı.
Büyük ölçüde Z Kuşağı (Generation Z) tarafından organize edilen gösterilerde, gençlere iş imkânı ve kamu hizmetleri sağlayamayan yönetimlere karşı köklü reform çağrısı yapıldı.



