Haber Merkezi – Kürt aydın Musa Anter’in öldürülmesinin üzerinden 34 yıl geçti.
Gazeteci-yazar Musa Anter (Apê Musa), 20 Eylül 1992'de JİTEM tarafından katledildiği Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesinde bulunan Cumhuriyet Mahallesi 442’nci Sokak’ta anıldı.
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG), Musa Anter'i ölümünün 34'üncü yıl dönümünde, katledildiği yerde andı.
DFG, yaptığı açıklamada Anter'in katledildiği Seyrantepe Cumhuriyet Mahallesi'nde saat 11.00'de anılacağını ve yine aynı gün saat 16.00'da Mardin'in Nusaybin ilçesindeki kırsal Akarsu (Sitîlîlê) Mahallesinde bulunan kabri başında anılacağını duyurmuştu.
Bugün çok sayıda siyasetçi, aydın ve gazeteci Diyarbakır'da Anter'i anarak katledildiği yere karanfil bıraktı.
“Her Kürde ve insana aynı zamanda büyük bir değer bıraktı”
Anmada konuşan DGF üyesi Fexredin Kılıç, Anter’in katledilmesinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen cinayetin arkasındaki yapıların açığa çıkarılmadığı belirtti.
Kılıç, “Barışı konuştuğumuz bugünlerde, Apê Musa’nın katledildiği yerden bir kez daha ifade ediyoruz; barış için faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır” çağrısında bulundu.
Edirne Cezaevi’nden 8 Eylül’de tahliye olan eski Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, Anter’e dair şu ifadeleri kullandı:
“Apê Musa sadece Kürt basının atası, yol göstericisi olmadı; her Kürde ve insana aynı zamanda büyük bir değer bıraktı. Adeta izleyecekleri bir değer, kişilik olarak da gönüllerinde yaşadı. Bakıyorum şu anda karşımda genciyle orta yaşıyla birçok basın emekçisi var. Onlara bir yol bıraktı ama bize de bıraktı. Bütün yargılamalarda sözünü eksik etmeyen bir Apê Musa vardı. Ondan sonra mahkemelerde yargılananlar adeta Apê Musa’nın takipçileri oldular. Bu insanların yaptıkları, yaşattıkları her zaman bizim açımızdan rehber olarak bir kenarda duracak. Ama hesap da görülmeden içimiz rahat etmeyecek. Özellikle Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle birlikte barışın derinleşmesi, onurlu bir barışın tesisi için hakikatlerin ortaya çıkarılması ve yüzleşme kaçınılmazdır. Apê Musa’yı katledenler eğer bugün bir yerlerde geziyorsa tamamlanmamış bir adalet vardır. Adalet tesis olmadan barışı gerekten tesis edebilecek bir durum olmaz.”
DEM Parti’den mesaj
DEM Parti Anter’e ilişkin yayımladığı mesajında şunları ifade etti:
“Özgür basın geleneğinin çınarı ve Kürt halkının bilgesi #ApêMusa 34 yıl önce bugün gerçeklerden korkan egemenlerin tetikçileri tarafından katledildi. Apê Musa’yı büyük bir saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde geçmiş ile yüzleşilmeli, Apê Musa cinayeti başta olmak üzere ‘faili belli’ cinayetlerle katledilen tüm insanlarımızın sorumluları hesap vermelidir.
Özgür basının çınarı Apê Musa’nın yaktığı meşale yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir.
Apê Musa’yı barış, demokrasi, emek ve özgürlük mücadelemizin her alanında yaşatmaya ve onun ideallerini gerçek kılmak için bir adım dahi geri atmadan mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Musa Anter kimdir?
Kürt yazar ve aydın Musa Anter, 1920 yılında Mardin'e bağlı Nusaybin ilçesinin Eskimağara (Zivingê) köyünde doğdu.
İlkokulu Mardin'de, ortaokul ve liseyi Adana'da okudu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Annesi Fesla Hanım, Türkiye'nin ilk kadın muhtarlarından biridir.
1944'te Abdurrahim Rahmi Zapsu'nun kızı Ayşe Hale ile evlendi. Cüneyt Zapsu'nun halası olan Sankt Georg Avusturya Lisesi mezunu Ayşe Hanım ile evliliğinden 1945'te büyük oğlu Anter, 1948'de kızı Rahşan ve 1950'de küçük oğlu Dicle dünyaya geldi.
İlk gözaltına alınması öğrencilik yıllarında Dersim İsyanı sırasında oldu. Mustafa Kemal'in annesi Zübeyde Hanım'a sövdüğü için 45 gün gözaltında kaldı.
Canip Yıldırım ve Yusuf Azizoğlu ile birlikte İleri Yurt gazetesini çıkaran Anter, yayımladığı Kürtçe şiiri "Qimil / Kımıl" sebebiyle 1959 yılında 49'lar davasında idamla yargılandı. 27 Mayıs Darbesi'nde aftan yararlanarak serbest kalan Anter, cezaevinden çıktıktan sonra Deng, Barış Dünyası ve Yön dergilerinde yazdı.
1963'te 23'ler davası ile tekrar cezaevine girdi. Mamak, Sultan Ahmet, Balmumcu, Seyrantepe ve Nusaybin cezaevlerinde yattı. 12 Eylül Darbesi'nde "Kürtçülük" propagandası yapmaktan tutuklandı. Yaşamı boyunca toplam 11,5 yıl hapis yattı.
Devrimci Doğu Kültür Ocakları, Halkın Emek Partisi, Mezopotamya Kültür Merkezi ve İstanbul Kürt Enstitüsü'nün kurucularındandı.
Anter, 20 Eylül 1992'de Diyarbakır'ın Seyrantepe mahallesinde uğradığı silahlı saldırıda sol bacağına iki, kalbi ve kafasına birer kurşun sıkılarak öldürüldü.
Musa Anter'in yanında bulunan gazeteci ve yazar Orhan Miroğlu olaylar sırasında yaralanmıştır.
Eski JİTEM elemanı Abdülkadir Aygan; Anter'in, kendisinin de içinde bulunduğu tim tarafından JİTEM için öldürüldüğünü söylemiştir.
Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ın isteği üzerine Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın hazırladığı Susurluk Raporu'nda, Anter cinayetinin Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım tarafından planlanıp uygulandığı yer almıştır.
Mezarı, Nusaybin ilçesine bağlı Akarsu Bucağı Eskimağara köyündedir.
Musa Anter’in yazdığı kitaplar:
· Birina Reş / Kara Yara (1959)
· Qimil / Kımıl (1962)
· Ferhenga Kurdî-Tirkî / Kürtçe-Türkçe Sözlük (1967)
· Hatıralarım I (1991)
· Hatıralarım II (1992)
· Vakayiname (1992)
· Fırat Marmara’ya Akar (1996)
· Çinara Min (1999)
#VİDEO- Selçuk Mızraklı, Musa Anter'in katledilmesinin yıldönümünde konuştu:
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) September 20, 2026
"Apê Musa sadece basının Kürt basınının atası, yol göstericisi olmadı.
Her Kürde, her insana, her insanlık vicdanını taşıyan, o kalbi taşıyan herkese de aynı zamanda büyük bir değer bıraktı.
Onların… pic.twitter.com/kG4ywTsNdg
.jpeg&w=3840&q=75)


