Bitlis (Rûdaw) - Tatvan’daki kültür festivalinde Rûdaw’a özel açıklamalarda bulunan Abdullah Zeydan, çözüm tartışmalarına dair kritik mesajlar verdi. Zeydan, "Bu tarihi bir süreçtir; Kürtlerin statüsü anayasal güvenceye kavuşursa sadece Türkiye değil tüm Ortadoğu nefes alır" dedi. Savaşın ekonomik maliyetine dikkat çeken Zeydan, harcanan 2 trilyon doların halkın refahı için kullanılması gerektiğini vurguladı.
Bitlis’in Tatvan ilçesinde "Tatwan’da kültür var, sanat var, biz varız" şiarıyla düzenlenen 58’inci Kültür ve Sanat Festivali’ne katılan yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, Rûdaw muhabiri Abdulselam Akıncı’nın sorularını yanıtladı.
Zeydan, Kürt meselesinin çözümünden ekonomik krize, cezaevlerindeki siyasetçilerin durumundan kayyum politikalarına kadar pek çok konuda değerlendirmelerde bulundu.
"Ortadoğu için büyük bir fırsat kapıda"
Sürecin ciddiyetine vurgu yapan Zeydan, Kürt-Türk barışının bölgesel bir anahtar olduğunu belirterek şunları söyledi:
"Bu süreç tarihi bir süreçtir. Türkiye halkı, Kürdistan halkı ve tüm Ortadoğu için büyük bir fırsat kapıdadır. Biliyoruz ki eğer Kürtler ve Türkler arasında bir barış sağlanırsa, bunun tüm Ortadoğu üzerinde çok olumlu bir etkisi olacaktır. Bu yüzden bu süreç çok ciddidir. Maalesef bugüne kadar iktidar kanadından atılan adımlar beklentilerimizi tam olarak karşılamadı. Ancak bu durum sürecin değersiz olduğu anlamına gelmez; bizim için çok değerlidir ve biz buna büyük önem veriyoruz."
"Kürt halkı ve Öcalan stratejik irade ortaya koydu"
Zeydan, Kürt tarafının barış konusundaki kararlılığını ifade ederek hükümete şu çağrıda bulundu:
"Kürt halkı, Sayın Öcalan, PKK hareketi ve barış isteyen tüm çevreler bu konuda stratejik bir irade ortaya koydular. Maalesef hükümet henüz beklenen adımları atmadı ama umudumuz odur ki bugün ya da yarın hükümet de ciddi ve hızlı bir adım atar. Bu tarihi fırsatın önü açılmalıdır. Bu, geleceğimiz olan Kürt, Türk ve tüm Ortadoğu çocukları için büyük bir sorumluluktur. Eğer bu sorumluluğu yerine getirmezsek, bu vebal hem bu dünyada hem de öbür dünyada üzerimizde kalacaktır."
"Kürtlerin statüsü barışın en büyük adımıdır"
Kürtlerin statüsünün tanınmasının bir hak olduğunu belirten Zeydan, "Yarın atılacak adımlarla Kürtlerin statüsünün Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından kabul edilmesini bekliyoruz. Kürtlerin statüsü kabul edildiğinde, bu barış için en büyük adım olacaktır. O zaman kayyumlar geri çekilir, zindanlardaki siyasetçilerimiz ve sürgündeki arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşur. Gerçek ihtiyaç duyulan şey barıştır, kardeşliktir. Yıllardır süren bu savaşta annelerimiz ağladı, gözyaşı döktü, yürekleri yandı. Artık bu acıların son bulması gerekir” ifadelerini kullandı.
"Anayasada Kürt varlığı resmi olarak tanınmalı"
Kürtlerin taleplerinin Türk halkının aleyhine olmadığını vurgulayan Zeydan, "Kürtlerin statüsünden kastımız şudur: Kürtler bir millettir, bir halktır. Bu devlet Türkler ve Kürtler tarafından beraber kurulmuştur. Türk kardeşlerimizin hakları neyse, Kürtlerin de hakları o olmalıdır. Allah bizi Kürt olarak yarattı; kendi toprağımızda dilimizle, kültürümüzle ve kimliğimizle özgürce yaşama hakkına sahibiz” dedi.
Zeydan, “Türkiye devletinin kanunlarında ve anayasasında Kürt varlığı resmi olarak tanınmalıdır. Kürtler kendi dillerinde eğitim görmeli, kendi şehirlerini yönetmeli ve kimlikleriyle özgürce yaşamalıdır. Kürtler haklarına kavuştuğunda Türk halkından bir şey eksilmez. Aksine, demokrasi ve barış içerisinde beraberce yaşarız” diye ekledi.
"2 trilyon dolar savaşa değil emekçiye harcanmalıydı"
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daha önce açıkladığı rakamlara atıfta bulunan Zeydan, savaşın yarattığı yoksulluğa dikkat çekti:
"50 yıldır bu savaş sürüyor. Nice Kürt ve Türk genci hayatını kaybetti, nice ocaklar söndü. Peki, ne geçti elimize? Türkiye’de ve Kürdistan’da büyük bir yoksulluk var. Eğer bu barış sağlanırsa ekonomi de düzelir. Cumhurbaşkanı da belirtti; bu savaşa 2 trilyon dolar harcandı. Eğer bu 2 trilyon dolar Türkiye ekonomisine, emekliye, işçiye, köylüye harcansaydı halkımız bu kadar perişan olmazdı. Gençlerimiz iki üniversite bitirip işsiz kalmazdı. Tüm bunların sebebi bu savaştır. Bu yüzden herkes elini vicdanına koymalı, aklıselimle hareket etmeli ve bu fırsatı değerlendirmelidir."
"Festival kimliği koruma mevzisidir"
Zeydan, Tatvan’daki festivalin sadece bir eğlence değil, bir duruş olduğunu belirterek, "Bu kültür, sanat ve Kürt dili festivali de Kürt kimliğinin korunması için önemli bir adımdır. Kendi kültürümüze ve dilimize sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır" dedi.


