İstanbul (Rûdaw) - Barış ve çözüm sürecinin ikinci yıl dönümünde İstanbul’da yaşayan Kürt vatandaşlar, sürece ilişkin beklenti ve umutlarını Rûdaw’a anlattı.
Kürt seçmenler; başta Selahattin Demirtaş olmak üzere siyasi tutukluların tahliye edilmesini, kayyum sistemine son verilmesini ve Kürtçenin eğitim dili olarak kabul edilmesini talep ediyor.
İstanbul’daki Kürt kamuoyu ayrıca, TBMM’nin açılmasıyla birlikte süreci yasal güvenceye kavuşturacak mekanizma ve komisyonların vakit kaybetmeden çalışmaya başlamasını bekliyor.
"Tutuklular bırakılmadan bu süreç tamamlanmaz"
Diyarbakırlı 72 yaşındaki Hacı Hasan Tunç, mevcut tablodan duyduğu endişeyi şu sözlerle aktardı:
"Yıllardır bir adım atılıyor ama somut bir sonuca bağlanamıyor.
Bizim tek arzumuz bu kanın durması ve memleketimizin huzura kavuşmasıdır.
Devlet siyasi tutukluları tahliye etmelidir.
Başta Selahattin Demirtaş ve Sayın Öcalan serbest bırakılmadan bu meselenin kökten çözülmesi mümkün değildir."
Kürtçe eğitim ve kayyumların kaldırılması talebi
Genç işçi İdris Ağırman ise ana dilde eğitim hakkı ve belediyelerdeki irade gasbına dikkat çekti:
"Öncelikle Kürtler olarak kendi dilimizi her alanda özgürce konuşabilmeliyiz. Bugün devlet okullarında çocuklarımız ana dilleriyle eğitim görebilmelidir.
Öte yandan halen birçok belediyede kayyum uygulaması sürüyor.
Örneğin Ahmet Türk’ün çoktan görevine iade edilmiş olması gerekiyordu."
Siirtli Erdal da benzer bir güvensizliği dile getirerek, "Selahattin Demirtaş bu halk için serbest bırakılmadıkça sürece inanamıyorum. O ve arkadaşları çıkmazsa bu durum bir oyalama olarak kalır. Kayyumlar kalkmalı, dil hakkımız resmi olarak tanınmalıdır" diye konuştu.
"Anneler ağlamasın"
Siirtli Mele Salih Taş, barış ihtimalinden memnuniyet duyduklarını belirterek, "Çözüm sürecinden çok memnunuz. Yeter ki samimi bir barış inşa edilsin. Artık kan akmasın, annelerimiz ağlamasın. Cezaevlerindeki insanlarımız ailelerine kavuşsun" dedi.
Bingöllü Sadrettin Karakaya ise sürecin gidişatına dair daha umutlu bir bakış açısı sergileyerek şunları kaydetti:
"Bugüne kadar Kürtlerin hakları teslim edilmedi.
Eğer bu süreçte haklar verilirse çok iyi olur. Aradan iki yıl geçti; devletin eski katı tutumu yok, biraz yumuşama hissediliyor. Bu yüzden umudumuzu koruyoruz."



