Haber Merkezi – NATO Liderler Zirvesi nedeniyle Türkiye’nin başkenti Ankara’da bulunan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "Demokrasi söz konusu olduğunda, demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. Seçimler elbette demokraside hayati bir öneme sahiptir. Ancak demokrasi aynı zamanda özgür medyadır” dedi.
Rutte, başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesi Türkiye Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
Bir yılda, Kanada ve Avrupa'nın askeri harcamalarını taahhüt doğrultusunda yüzde 4'e çıkardığını ifade eden Rutte, bunun hem kendi güvenlikleri hem de ittifakın kolektif güvenliği için çok önemli olduğunu belirtti.
Rutte, "Geçtiğimiz yıl Avrupa ve Kanada bir önceki yıla nazaran temel savunma harcamalarını yüzde 20 artırdılar. 2025 ve 2026 yıllarında ekstra 258 milyar dolarlık savunma yatırımları yapıldı ve bu devam edecek. Daha fazla kaynak, daha fazla kuvvetimiz ve daha fazla üssümüz olacak. Yıllarca süren yetersiz yatırımın ardından artık gerçek yetkinlikler geliştiriyoruz. Avrupalı müttefiklerimiz ve Kanada, ABD ile eşitledi bu harcamaları. Şimdi daha fazla liderlik alabilme noktasında da Avrupa ve Kanada adımlar atıyor. Konvansiyonel savunmanın da ötesine geçiyoruz” ifadelerini kullandı.
▶️Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi kabul etti
— Rudaw Türkçe (@RudawTurkce) July 6, 2026
▶️Erdoğan, Rutte ile basına kapalı bir görüşme gerçekleştirdi pic.twitter.com/p0q3ECnDwV
Daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO hedefleniyor
Rutte, ittifakın caydırıcı bir savunma yapısının olacağını, NATO'nun doğu kanadının, Baltık ve Arktik bölge olmak üzere güçlendiğini vurgulayarak, aynı zamanda Ukrayna’nın korunduğunu söyledi.
Genel Sekreter Rutte, bunun düşünce yapısındaki gerçek bir dönüşümü gösterdiğini, daha güçlü bir Avrupa ve daha güçlü bir NATO demek olduğunu kaydetti.
“Atlantik'in her iki tarafında da on binlerce kişiye istihdam sağlayacağız”
Ekonomik yatırımların askeri anlamda kabiliyetlere dönüştürüldüğünü vurgulayan Rutte, şöyle devam etti:
"Yani paramızı işe dönüştürüyoruz. Paramızı füzelere, mühimmata ve aynı zamanda gelebilecek olan saldırılara karşı koyma gücüne dönüştürüyoruz. Aynı zamanda ulusal savunma sanayi yapılarımızı da güçlendiriyoruz. Yarın bir savunma sanayi forumumuz olacak. Burası bir platform, bir gösteri noktası olacak hepimiz için, sağlam savunma ve güvenilir savunma yapılarımızı ortaya koyacağımız bir gösteri olacak. Bizler tüm bunlara ihtiyaç duyuyoruz çünkü caydırıcı olmak zorundayız. Ankara'daki ve Arkansas'taki yani Arkansas'tan Ankara'ya kadar olan bölgede bu savunmalarımızla birlikte ekonomilerimizi de güçlendireceğiz, inovasyon da yapacağız. Atlantik'in her iki tarafında da on binlerce kişiye istihdam sağlayacağız."
“Ukrayna dinamikleri muharebe alanında değiştirmekte”
Rutte, bunun güvenlik için çok önemli olduğunu, toplumların bugün ve yarın korunmaya devam etmek zorunda olduğunu söyledi.
Karşılaşılan stresin gerçek olduğunu ve bunun Rusya'dan geldiğini anlatan Rutte, "Şu anda halihazırda Ukrayna dinamikleri muharebe alanında değiştirmekte. Ukrayna'nın cesaretine, adanmışlığına ve kabiliyetine dayalı olarak bu durum değişiyor artık. Hava savunma noktasında Ukrayna'nın şehirlerine, Rusya saldırmaya devam ediyor" diye konuştu.
“Türkiye'de savunma sanayi alanında çalışan 3 bin firma var”
Rutte, Türkiye'nin, NATO'ya katıldığı 1952'den bu yana ittifakın en büyük askeri güçlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Son 5-10 yıl içerisinde savunma sanayiniz de çok büyük bir yol aldı. Türkiye'de savunma sanayi alanında çalışan 3 bin firma var" dedi.
İttifak üyelerinin kendisini savunması için gerekli olan şeyleri Türk savunma sanayisinin karşıladığının altını çizen Rutte, "(Türkiye'nin) NATO'daki liderliğiniz önemli. Haritadaki yeriniz önemli. (Zirvenin) Burada Ankara'da yapılıyor olması çok önemli" ifadelerini kullandı.
Rutte, AA muhabirinin Türkiye'nin savunma sanayisine ilişkin sorduğu soruya, "NATO zaten, Türkiye'nin savunma sanayi alanında ortaya koyduğu üretimden büyük ölçüde faydalanıyor” yanıtı verdi.
ASELSAN'ın bunun en iyi örneklerinden biri olduğunu aktaran Rutte, Türkiye'de büyük ölçekli şirketlerden orta ve küçük ölçekli firmalara kadar birçok firmanın savunma sanayisi alanında faaliyet gösterdiğini bildirdi.
Rutte, "(ASELSAN) Türkiye savunma sanayi vasıtasıyla birçok başka ülkeyi de ittifakımız içinde destekliyor” ifadesine yer vererek, Ankara'nın ittifakın tamamıyla çalıştığını vurguladı.
“Türkiye NATO, AB ülkeleri ve ABD ile çok yakın işbirliği yapıyor”
Belçikalı ve Polonyalı heyetlerin Türkiye'ye yaptığı ziyaretlere atıfta bulunan Rutte, Türkiye'nin NATO, AB ülkeleri ve ABD ile çok yakın işbirliği yaptığına işaret etti.
Rutte, Türk sanayi şirketlerinin ABD'de de yatırımları bulunduğunu anımsatarak, bunun çok önemli olduğunu kaydetti.
Bu nedenle ittifakta birlikte çalışmanın önündeki engellerin olduğu bir yapının önemine işaret eden Rutte, Arkansas'tan Ankara'ya kadar uzanan tüm ittifak coğrafyasında birlikte çalışabilme mesajı verdi.
“Demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır”
ANKA’nın aktardığına göre "Türkiye'de muhaliflere ve gazetecilere yönelik baskı uygulandığı iddiaları ışığında Ankara'nın liberal demokrasilerin zirvesi için doğru yer olup olmadığı ve liderlerin bu meseleyi Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşüp görüşmeyeceği" yönündeki soruya ilişkin Rutte şu ifadeleri kullandı:
"Şunu söylememe izin verin: Demokrasi söz konusu olduğunda, demokrasi seçimlerden daha fazlasıdır. Seçimler elbette demokraside hayati bir öneme sahiptir. Ancak demokrasi aynı zamanda özgür medyadır; yani şu an bu salondaki sizlersiniz. İstediğiniz tüm soruları sorabilmeniz, istediğiniz yazıları yazabilmeniz ve özgürce araştırmalarınızı yapabilmenizdir. ve elbette demokrasi, insanların eğer isterlerse gösteri ve protesto düzenleyebilmeleridir. Medya söz konusu olduğunda, medyanın bu büyük etkinliklere bizzat ve kısıtlamasız katılabilmesi NATO için son derece önemlidir. Bu zirve, liderlerin tüm bu meseleleri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile doğrudan görüşmeleri için de iyi bir fırsattır."
Bazı NATO ve AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye yönelik uyguladığı “örtülü/gizli askeri yaptırımlar ve kısıtlamalar" hakkındaki sorusuna Rutte, ittifakın Genel Sekreteri olarak üstlendiği arabuluculuk rolünü hatırlatarak, şu yanıtı verdi:
"Tabii ki NATO gibi büyük bir ittifakta her zaman siyasi tartışmalarınız ve bazen de derin görüş ayrılıklarınız olacaktır... Demokratik ittifakların doğasında bazen bu tür çatlakların ve tartışmaların yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum… Bu noktada benim genel sekreter olarak rolüm, bu kısıtlamaları ve sorunları çözmeye yardımcı olmak için perde arkasında sessizce elimden geleni yapmaktır."
"Türkiye'nin 2017 yılında Rusya’dan satın aldığı S-400'ler için bir çözüm bulup bulmayacakları" sorusunu da cevaplayan Rutte, "Bunun müttefikler arasında tamamen ikili (ikili ilişkileri ilgilendiren) bir karar olduğunu düşünüyorum” dedi.


