Efrin (Rûdaw) - Efrin bölgesindeki otuz altı tarihi höyüğün iş makineleriyle sistematik olarak tahrip edildiği ve dünyaca ünlü Ayn Dara Tapınağı'ndaki antik Bazalt Aslan heykelinin kaybolduğu bildirildi. Uzmanlar, insanlık tarihine ışık tutan binlerce yıllık arkeolojik verilerin telafisi imkansız bir şekilde yok olduğuna dikkat çekerek acil koruma çağrısında bulunuyor.
Efrin Tarihi Eserler Ofisi, bölgedeki paha biçilmez kültürel mirasın savaş koşulları ve kaçak kazılar nedeniyle büyük ölçüde tahrip edildiğini kamuoyuna duyurdu.
Efrin Tarihi Eserler Ofisi Müdürü Battal Halil, Suriye Tarihi Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü envanterinde resmi olarak kayıtlı otuz altı tarihi höyüğün son yıllarda sistematik bir yağmaya maruz kaldığını belirtti.
Söz konusu arkeolojik alanları bizzat incelediğini vurgulayan Halil, bazı bölgelerde fiziki yıkım oranının yüzde yetmişi aştığını ve tarihi dokunun geri döndürülemez bir hasar aldığını ifade etti.
Bölgedeki en büyük kültürel kayıplardan biri olarak öne çıkan Ayn Dara Tapınağı'ndaki tarihi bazalt aslan heykelinin akıbeti ise belirsizliğini koruyor. Demir Çağı'na tarihlenen ve Zeytin Dalı operasyonu sürecinde ağır hasar gören tapınaktaki heykelin, uluslararası arkeoloji raporlarına göre 2019 yılının sonbahar aylarında bulunduğu yerden tamamen koptuğu ve ortadan kaybolduğu belgelendi.
Efrin Tarihi Eserler Ofisi, eşsiz eserin bulunarak ait olduğu topraklara geri getirilmesi amacıyla ilgili güvenlik birimleriyle koordineli bir soruşturma sürecinin yürütüldüğünü bildirdi.
İsviçre merkezli bilimsel yayınlarda yer alan güncel uluslararası akademik araştırmalar, Suriye genelindeki tarihi eserlerin yüzde elli dokuzunun yağmalandığını ve Efrin'in bu tahribattan en ağır oranda etkilenen bölgelerin başında geldiğini ortaya koyuyor.
Uydu görüntüleriyle desteklenen bilimsel raporlarda, ağır iş makineleri ve kepçeler kullanılarak tarihi höyüklerin kasıtlı olarak düzlendiği ve dokunun silindiği belirtiliyor. Arkeologlar, iş makineleriyle gerçekleştirilen bu ilkel kazı yöntemlerinin yalnızca eser hırsızlığına zemin hazırlamakla kalmadığını, aynı zamanda toprak katmanlarındaki binlerce yıllık bilimsel veriyi de sonsuza dek sildiğine dikkat çekerek durumun vahametini vurguluyor.
Bölgedeki arkeolojik potansiyelin önemine değinen uzman Ehmed Yusuf, Efrin'in insanlık tarihi açısından küresel bir değere sahip olduğunun altını çizdi.
Duderiyê (Cinderes) mağarasında keşfedilen ve yaşı yüz bin yıla dayanan Neandertal iskeletini hatırlatan Yusuf, Nebi Huri Kalesi ve antik Sirus Tiyatrosu gibi mirasların korunmasının hem tarihi bir sorumluluk hem de bölgesel kalkınma için hayati bir adım olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda kültürel mirası koruma altına almak için harekete geçen Efrin Tarihi Eserler Ofisi, uluslararası örgütlerin de desteğiyle Ayn Dara Tapınağı'nın günümüze ulaşabilen kalıntılarını üç boyutlu modelleme teknolojileriyle dijital ortama aktararak gelecek nesiller için arşivleme projesini başlattı.



