Erbil (Rûdaw) - İsviçre'de yaşayan ve hakkında açılan davalar nedeniyle Türkiye'ye dönemeyen eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, kamuoyunda tartışılan yasa tasarısının yalnızca silah bırakanların veya yurt dışındaki isimlerin dönüşünü değil, Kürt sorununun çözümünü esas alması gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Meclis tatile girmeden yasalaşacağını duyurduğu yeni "geçiş süreci" kanun teklifi, Avrupa’daki Kürt diasporası ve siyasi çevrelerde büyük bir merakla bekleniyor.
İsviçre’den Rûdaw bültenine katılan eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Hevidar Zana’nın sorularını yanıtlayarak sürecin gidişatını yorumladı.
Demirbaş, tasarının içeriğinin henüz netleşmediğini belirterek, kamuoyunda yalnızca çeşitli iddia ve değerlendirmelerin bulunduğunu ifade etti.
"Biz de bu yasanın içeriğini henüz bilmiyoruz. Sadece bazı spekülasyonlar var" diyen Demirbaş, buna rağmen tartışılan düzenlemenin Kürt sorunu açısından tarihi bir dönüm noktası olabileceğini söyledi.
Demirbaş, "Bu mesele 100 yıllık bir sorundur. Statü, kimlik, dil ve kültür sorunudur. Eğer devlet bu sorunu çözmek istiyorsa niyeti açık olmalıdır" ifadelerini kullandı.
"Yasa barışın temelini oluşturmalı"
Hükümetin düzenlemeyi daha çok PKK üyeleri ile Avrupa'da bulunan isimlerin dönüşü kapsamında değerlendirdiğine ilişkin soruya Demirbaş, meselenin bununla sınırlı tutulmaması gerektiğini söyledi.
"Biz diyoruz ki bu adım Kürt meselesinin çözümüne vesile olmalıdır" diyen Demirbaş, şöyle devam etti:
"Bu yasa barışın altyapısını oluşturacaksa, temeli sağlam atılmalıdır. Kürt meselesinin çözümünün temel gerekçesi olmalıdır. Evet, silahların susması gerekir. Ancak bu insanlar neden silah kuşandı? Ortada çözülmesi gereken bir sorun var. Mesele sadece silah bırakma bağlamında ele alınmamalıdır."
Demirbaş, devletin Kürt meselesine yaklaşımının belirleyici olacağını belirterek, "AK Parti'nin kendi dar parti programının dışına çıkması gerekiyor" dedi.
"Binlerce kişi ülkesine dönemiyor"
Avrupa'da Türkiye'ye dönmek isteyen çok sayıda kişinin bulunduğunu söyleyen Demirbaş, "Binlerce insan var ve her geçen gün yenileri ekleniyor. Herkes demokratik bir mücadele ve demokratik bir yaşamın özlemini çekiyor" ifadelerini kullandı.
Kürdistan Bölgesi’nin rolüne vurgu
Kürdistan Bölgesi liderlerinin süreçte önemli rol oynadığını belirten Demirbaş, Başkan Mesud Barzani, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, Başbakan Mesrur Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği Bağkanı Bafıl Talabani'ye teşekkür etti.
Demirbaş, "Kürdistan Bölgesi yönetiminin bu süreçte çok olumlu bir rolü oldu. Bu rolün daha da aktifleşmesi gerekiyor. Bu hem Kürt sorununun çözümü hem de Kürtler arası birlik açısından önemlidir. Aynı zamanda Türkiye'nin demokratikleşmesine ve yeni bir Türk-Kürt ilişkisinin kurulmasına da katkı sağlayacaktır" diye konuştu.
"Süreç pişmanlık tartışmasına dönüşmemeli"
Yasanın yürürlüğe girmesi halinde dönüşlerin nasıl gerçekleşeceğine ilişkin soruya da yanıt veren Demirbaş, sürecin tarafların onurunu koruyacak şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
"Her iki tarafın da onuru korunmalıdır. Tartışmalar 'pişmanlık' üzerinden yürümemeli. Bu yasa demokratik çözümün temeli olmalıdır" diyen Demirbaş, Türkiye'nin böyle bir adım atması halinde Türkler ile Kürtler arasında Ortadoğu'da yeni bir tarihi ittifakın kurulabileceğini savundu.
"Umutluyuz ancak temkinliyiz"
Sürece ilişkin umutlu olduğunu ancak bazı kaygılar taşıdığını dile getiren Demirbaş, Abdullah Öcalan'ın durumunun da netleşmesi gerektiğini söyledi.
"Umudumuz var ama temkinliyiz, bazı güvensizliklerimiz de var" diyen Demirbaş, tartışılan yasa ve tarafların kullanacağı dilin sürecin yönünü belirleyeceğini ifade etti.
Demirbaş, "Hepimiz büyük bir sevinçle yeni bir demokratik yaşama ve yeni bir Türk-Kürt ilişkisine katılmak istiyoruz" dedi.

.webp&w=3840&q=75)
