Erbil (Rûdaw)- Almanya’da Kürt diasporasını hedef alan ayrımcı ve ırkçı vakaları izleyen kayıt merkezi, 2024’te 217 olan vaka sayısının 2025 yılında 438’e yükseldiğini duyurdu.
Raporda, ihlallerin büyük bölümünün Alman aşırı sağcılardan değil, Ortadoğu kökenli milliyetçi gruplardan kaynaklandığı vurgulandı.
Almanya’da faaliyet gösteren Kürtlere Yönelik Irkçılığı Kayıt Altına Alma Kurumu, ülkede yaşayan Kürt diasporasına karşı işlenen nefret suçları ve ırkçı eylemlere ilişkin yıllık raporunu kamuoyuyla paylaştı.
Merkezin verilerine göre, 2024 yılında 217 olarak kayıtlara geçen ırkçı vaka sayısı, 2025 yılı sonu itibarıyla iki kattan fazla artarak 438'e ulaştı.
"Kürt kimliği, dili ve sembolleri hedef alınıyor"
Rûdaw’ın Diaspora programına katılan kurum üyesi Pesar Hariki yayımlanan verilere ilişkin ayrıntıları aktardı.
Yaşanan artışın önemli bir nedeninin kurumun tanınırlığı ve güvenilirliğiyle bağlantılı olduğunu belirten Hariki, "Çalışmalarımızın ikinci yılında vatandaşlar bize daha fazla güvendi ve maruz kaldıkları hak ihlallerini doğrudan bildirmeye başladı. Biz de bu şikayetleri tek tek belgeledik" dedi.
Saldırı ve tacizlerin niteliğine değinen Hariki; vakaların çoğunlukla Kürt kimliği, anadil kullanımı, kültürel etkinlikler veya Kürdistan bayrağı taşınması gibi unsurlarla doğrudan bağlantılı olduğunu kaydetti.
Saldırıların yüzde 41'inden fazlası milliyetçi gruplardan
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri ise faillerin profili oldu. Verilere göre, Almanya'daki Kürt diasporasını hedef alan eylemler yerel Alman aşırı sağcılardan ziyade bölge ülkelerinden gelen gruplar tarafından gerçekleştiriliyor.
Hariki konuya ilişkin açıklamasında, "Kayıtlara geçen ırkçı saldırıların yüzde 41'inden fazlası Türk milliyetçisi ve aşırı sağcı unsurlar tarafından yapıldı. Bu grubu sırasıyla Arap milliyetçileri ve çeşitli radikal İslamcı çevreler takip ediyor" bilgisini paylaştı.
Dosya Federal Meclis’e sunulacak
İzleme merkezinin söz konusu ayrıntılı verileri ve raporu, Avrupa genelinde Kürtlere yönelik artan ayrımcılıkla mücadele edilmesi amacıyla Almanya Federal Parlamentosu’na (Bundestag) sunmaya hazırlandığı bildirildi.
Hazırlanan dosya ile Alman makamlarının konuya ilişkin yasal düzenlemeleri ve caydırıcı güvenlik önlemlerini devreye sokması hedefleniyor.


