Kürdistan Bölgesi’nin Washington Temsilcisi Trifa Aziz, ABD güçlerinin çekilmesinin ilişkilerin zayıfladığı anlamına gelmediğini belirterek, Washington ile Erbil arasındaki ilişkilerin ekonomi ve savunma odaklı yeni bir aşamaya evrildiğini söyledi. Aziz, Peşmerge Güçleri’ne yönelik ABD Kongresi’ndeki mali ve askeri desteğin 2027-2028 mali yılında da kesintisiz süreceğini vurguladı.
Bünyesinde savunma, güvenlik, enerji, petrol, ulaştırma ve eğitim alanlarından 25’i aşkın şirketin yer aldığı ortak ticaret heyetinin Şam temaslarının ardından Erbil’e geldiğini belirten Aziz, ziyaretin Süleymaniye ile devam edeceğini aktardı.
ABD-Kürdistan Ticaret Konseyi ile ABD-Suriye Ticaret Konseyi’nin ilk kez ortak bir heyetle sahaya indiğini kaydeden Aziz, bu temasların Kürdistan Bölgesi’nin yabancı sermaye için cazip ve güvenli bir pazar olmayı sürdürdüğünün açık bir kanıtı olduğunu vurguladı.
"Güvenlik boşluğunu Amerikan özel sektörü doldurabilir"
Uluslararası Koalisyon Güçleri’nin çekilme sürecine değinen Trifa Aziz, meydana gelebilecek güvenlik boşluğunun profesyonel Amerikan özel sektörü vasıtasıyla doldurulabileceğini ifade etti. Heyette yer alan savunma firmalarının Peşmerge Güçleri ve güvenlik kurumlarının modernizasyonuna odaklandığını belirten Aziz, şu ifadeleri kullandı:
"ABD ordusunun ve koalisyon ortaklarımızın ayrılmasıyla oluşacak boşluk özel sektör eliyle kapatılabilir. Bu firmalar eğitim, danışmanlık ve teknik kapasitenin artırılması yoluyla güvenlik sektörümüzün profesyonelleşmesine doğrudan katkı sunacaktır. Özellikle bölge halkının en hassas olduğu hava savunma sistemleri konusunda firmaların Ortadoğu tecrübelerini buraya aktarma niyetleri var. Bu kapsamda Peşmerge Bakanımız, bakanlık heyeti ve İçişleri Bakanımız ile oldukça verimli temaslar gerçekleştirdik."
"Kongre'de Peşmerge'ye destek sürüyor, 2027-2028 bütçesine eklendi"
Washington temaslarında Peşmerge Güçleri’ne yönelik desteğin iki partili (Demokratlar ve Cumhuriyetçiler) güçlü bir mutabakatla korunduğunu bildiren Temsilci Aziz, yasal zemine ilişkin şu bilgiyi paylaştı:
"Senato’daki yasa tasarısına eklettiğimiz maddeyle Peşmerge’ye yönelik mali yardımların 2027-2028 mali yılında da devam etmesini güvence altına aldık. Washington’daki siyasi irade Kürdistan Bölgesi’ni stratejik bir müttefik olarak görmeyi sürdürüyor. ABD güçlerinin çekilmesi ilişkilerin gerilediği anlamına gelmez; tam aksine askeri boyutun yanı sıra ekonomik ve diplomatik ayakları tahkim edilmiş yeni bir döneme adım atıyoruz."
Erbil-Bağdat koordinasyonu ve yeni hükümet vurgusu
ABD yönetiminin Erbil ile Bağdat arasındaki kronik uyuşmazlıkların diyalog yoluyla çözülmesini teşvik ettiğini kaydeden Aziz, Başkan Donald Trump’ın Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği sıcak görüşmeye atıfta bulunarak, "Washington, Kürt liderlerin desteğiyle Irak’ın ve bölgenin istikrara kavuşmasını arzuluyor. Gelecekte ABD ile Irak arasında imzalanacak ikili güvenlik anlaşmalarının Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ni de kapsaması gerektiği konusunda net bir yaklaşım söz konusu" dedi.
Kürdistan Bölgesi’ndeki hükümet kurma çalışmalarına da değinen Aziz, gecikmeksizin kurulacak kapsayıcı ve yekvücut bir hükümetin Kürtlerin hem Bağdat’ta hem de uluslararası arenada elini güçlendireceğini, Washington’ın da beklentisinin bu yönde olduğunu aktardı.
Kürdistan Bölgesi ABD Temsilcisi Trifa Aziz, Rûdaw TV sunucusu Nma Nabaz’ın sorularını yanıtladı:
Rûdaw: Değerli Rûdaw izleyicileri, ben Nma Nabaz. Kürdistan Bölgesi’nin ABD Temsilcisi Sayın Trifa Aziz ile özel bir röportajdayız. MERI Forumu için buradasınız. Kürdistan Bölgesi’ne geniş kapsamlı bir Amerikan heyetine eşlik ettiğinizi söylediniz. Sanıyorum Suriye’de de bulundunuz. Bağdat’ta mıydınız yoksa oraya gidecek misiniz?
Trifa Aziz: Hayır, Şam’daydık. Evet. Buradan sonra da Süleymaniye’ye geçeceğiz.
Rûdaw: Peki bu heyet neden burada bulunuyor?
Trifa Aziz: Öncelikle beni konuk ettiğiniz için çok teşekkür ederim, burada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Açıkçası Kürdistan’a böylesine geniş bir Amerikan ticaret heyeti getirdiğimiz için çok mutluyuz. Bu bir ilk; ABD-Kürdistan Ticaret Konseyi ile ABD-Suriye Ticaret Konseyi ilk kez ortak bir heyetle hareket ediyor. Benim de yer aldığım bu iki ticaret heyeti öncelikle Suriye’yi ziyaret etti. Şam’da iki gün boyunca Suriye hükümet yetkilileri ve iş dünyasıyla bir araya geldik. Dün gece de Erbil’e ulaştık; burada yetkililer ve iş dünyasıyla görüşmelerimiz olacak. Yarın akşam ise Süleymaniye’ye geçerek ziyaretimizi orada tamamlayacağız. Bu ziyaretin önemi yalnızca ortak bir heyet olmasında değil, aynı zamanda çok sayıda Amerikalı iş insanı ve şirketin yer almasında yatıyor. Heyet, farklı sektörleri temsil eden 25’ten fazla üyeden oluşuyor. En büyük iki ağırlık noktamız savunma/güvenlik şirketleri ile enerji, petrol ve gaz şirketleridir. Bunların yanı sıra sanayi, eğitim ve taşımacılık alanlarından şirketler de aramızda. Dolayısıyla onları Kürdistan’a getirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bu ziyaret aynı zamanda, ABD ve koalisyon güçlerinin çekilmesine rağmen Kürdistan Bölgesi’nin Amerikalı şirketler için önemli bir müttefik ve yatırım merkezi olarak kaldığına dair güçlü bir mesaj ve göstergedir.
Rûdaw: Evet, oldukça kapsamlı planlar görünüyor. Savunma boyutu şu sıralar çok tartışılan bir konu.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: ABD’nin çekilmesinin ardından bu heyetin, Amerikan şirketlerinin ve siyasi çevrelerin Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne savunma alanında destek olma planı nedir?
Trifa Aziz: Evet. Buradaki savunma şirketlerinin amacı ve üstleneceği rol, ABD ordusu ile Uluslararası Koalisyon ortaklarımızın ayrılmasıyla ortaya çıkan güvenlik boşluğunu doldurarak Kürdistan’ı korumaktır. Bu boşluk artık özel sektör tarafından doldurulabilir. Bahsettiğim özel şirketler gelerek eğitim, danışmanlık ve hatta güvenlik kurumlarımız ile Peşmerge güçlerinin buradaki güvenlik sektörünü daha ileriye taşımasına ve profesyonelleştirmesine katkı sağlayacak bazı hizmetlerin sunulması gibi birçok alanda bize destek verebilir.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi’ndeki en büyük endişelerden biri hava savunması konusu. Bu şirketlerin hava savunmasına ilişkin somut projeleri var mı?
Trifa Aziz: Evet, var. Diğer Orta Doğu ülkelerinde yürüttükleri projeleri buraya taşımak ve müzakere etmek istiyorlar; şüphesiz bu boşlukların kapatılmasına yardımcı olma niyetindeler. Bunlardan biri hava savunması, ancak güvenlik yapısı içinde bize destek olabilecekleri başka alanlar da mevcut. Nitekim bu sabah Peşmerge Bakanı ve ekibinin yanı sıra İçişleri Bakanı ile son derece verimli görüşmeler gerçekleştirdik.
Rûdaw: Savunma boyutu şüphesiz çok mühim, fakat anladığım kadarıyla heyet diğer ticari konular için de burada. Diğer ticari başlıklara geçmeden önce sormak isterim: Bu heyetin getirdiği projeler salt Amerikan yatırımları mı, yoksa Kürt şirketleri veya hükümetle ortak projeler mi olacak?
Trifa Aziz: Her ikisinin bir karması. Yani gelip doğrudan Kürdistan’da yatırım yapan tamamen Amerikan şirketlerimiz var; bazıları on yıllardır burada çalışıyor, bazıları ise yeni ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile buradaki güvenlik kurumlarıyla çalışmak için yeni fırsatlar arıyor. Ancak aynı zamanda Bağdat’taki Irak Federal Hükümeti’ni de kapsayabilecek ortak çalışma ve koordinasyonun önemine değindiler. Ayrıca Orta Doğu’nun diğer bölgelerinde ve Körfez ülkelerinde edindikleri iş birliği tecrübelerini buraya taşıyarak bu birikimin Kürdistan’a fayda sağlamasını hedefliyorlar.
Rûdaw: Yatırımların büyüklüğüne dair elimizde herhangi bir rakam var mı?
Trifa Aziz: Hayır, henüz netleşmiş bir rakam yok.
Rûdaw: Bu projelerin ne zaman hayata geçtiğini göreceğiz?
Trifa Aziz: Bazıları tanışma ve ön hazırlık aşamasında, bu nedenle bu şirketlerin birçoğuyla temasları sürdürmek gerekecek. Şu anda yeni olan ve burada, Kürdistan Bölgesi’nde ortaklık arayanlar için önümüzdeki haftalarda ve aylarda takibimiz devam edecek. Güvenlik kurumlarımızın ve hükümetimizin ihtiyaçları ile arayışlarına bağlı olarak bu projeleri en kısa sürede hayata geçirmeyi umuyoruz.
Rûdaw: Özellikle savunma boyutu bu kadar hassasken ve Kürdistan Bölgesi halkı ciddi bir tedirginlik yaşarken böylesi büyük bir girişimi nasıl organize edebildiniz?
Trifa Aziz: Evet, kesinlikle haklısınız.
Rûdaw: Hükümet güçlerinin çekildiği bir dönemde özel sektörün bu rolü devralacağını ifade ediyorsunuz.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Peki bu süreç nasıl gelişti?
Trifa Aziz: Evet. Öncelikle ABD-Kürdistan Ticaret Konseyi on yıllar önce kuruldu, yani Kürdistan’a yabancı değiller. Konsey Başkanı Sayın David Tafuri, Kürtlerin kadim ve çok değerli bir dostudur. Biz de Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Washington Temsilciliği olarak bu ticaret konseyiyle son derece güçlü ve uzun soluklu bir ilişkiye sahibiz. Bu vesileyle her yıl Amerikan ticari şirketlerinden oluşan heyetleri Kürdistan’a getiriyoruz. Bu yılki yenilik ise, ABD-Kürdistan Ticaret Konseyi ile yakın ilişkileri olan ABD-Suriye Ticaret Konseyi’nin ortak bir heyet oluşturma fikriydi. Ziyareti Suriye ve Kürdistan arasında bölüştürmenin yararlı olacağı düşünüldü. Bu adım, hem Suriye ile Kürdistan Bölgesi Hükümeti arasındaki ilişkilerin genişleyip güçlendiğinin bir göstergesi hem de gerek burada Kürdistan’da gerekse Suriye’de faaliyet gösteren şirketlerin daha fazla ekonomik koordinasyon sağlama yönündeki sınır ötesi ticari arzusunun bir yansımasıdır.
Rûdaw: Bu heyetin Suriye’de yürüttüğü çalışmalar Suriye geneline mi yönelik, yoksa yalnızca Rojava ile mi sınırlı?
Trifa Aziz: Hayır, genel olarak tüm Suriye’yi kapsıyor. Savunma şirketlerinin çoğu yeni Suriye hükümetinin savunma ve güvenlik ihtiyaçlarını ele alıyor; dolayısıyla bu tüm ülkeyi ilgilendiriyor. Heyetteki enerji şirketlerinin büyük kısmı zaten halihazırda Kürdistan’da faaliyet gösteriyor ve işlerini Suriye’ye doğru genişletmek istiyorlar. Bu sahaların ve fırsatların birçoğu Rojava’da bulunuyor, bu nedenle dikkatler belki daha çok oraya çevrilebilir ancak heyet genel olarak bütün Suriye’yi kapsayan bir perspektifle yaklaşıyordu.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi halkının ABD ile özel bir bağı var.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Tarihsel açıdan böyle.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Şimdi ise Amerikan güçleri çekilmişken insanlar bir anlamda yalnız bırakılmışlık hissediyor. Siz bizim ABD’deki temsilcimizsiniz; Kürdistan Bölgesi halkına Amerika’nın hâlâ bölge için güçlü bir ortak olduğu konusunda nasıl bir güvence verebilirsiniz?
Trifa Aziz: Yüzde yüz temin edebilirim ki ABD güçlerinin ve personelinin Kürdistan’dan çekilmesi ilişkilerimizin zayıfladığı anlamına gelmez. Bilakis bu durum ilişkilerde bir nitelik değişimi olarak görülmelidir; meseleye salt askeri ve güvenlik iş birliğinin ötesinden bakıyoruz. Kürdistan Bölgesi’nin savunması ve güvenliğinin yanı sıra ekonomik ve siyasi ilişkileri merkeze aldığımız yeni bir döneme, yeni bir ilişki zeminine adım atıyoruz. Benim Washington’da yönetimdeki hükümet yetkilileriyle, Başkan Trump’ın yakın ekibiyle ve diğer aktörlerle yürüttüğüm günlük temaslar da Kürdistan’ın ABD için stratejik ve güçlü bir ortak olmayı sürdürdüğünü açıkça ortaya koyuyor.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi’nde hükümetin kurulması sürecine ilişkin ABD’nin tavrı nedir?
Trifa Aziz: Amerika, Kürdistan Bölgesi’nin bir an önce hükümetini kurmasını açık bir dille istiyor. Birleşik bir Kürdistan’ın hem ABD’nin hem de Kürtlerin çıkarlarına hizmet edeceğine, gerek Bağdat’ta gerekse Washington başta olmak üzere uluslararası başkentlerde elimizi güçlendireceğine inanıyorlar. Bu nedenle dostumuz olarak bizi hükümeti kurmaya ve yaşadığımız bazı iç sorunları aşmaya teşvik ettiler; kısa sürede bu yönde mesafe katetmeyi umuyoruz.
Rûdaw: Peki Peşmerge konusu? ABD’nin Peşmerge’ye sağladığı kesintisiz destekler ne durumda?
Trifa Aziz: Kuşkusuz Peşmerge’ye karşı son derece olumlu bir yaklaşım, tutum ve politika mevcudiyetini koruyor. Yıl boyunca çok yakından takip ettiğimiz tek bir başlıktan söz edecek olursam, o da Kongre’de Peşmerge’yi destekleyen yasa tasarısıdır. Bu yıl Senato’nun yasa taslağına, Peşmerge’ye yönelik mali desteğin 2027-2028 mali yılında da kesintisiz sürmesini öngören bir madde eklettik. Ayrıca ABD Kongresi’nde yalnızca Peşmerge için değil, Kürdistan için de her iki partinin (Cumhuriyetçiler ve Demokratlar) çok güçlü desteği devam ediyor. Bu desteğin zaman içinde kesintisiz sürmesi ve daha da güçlenmesi için Kongre üyeleriyle çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Rûdaw: Peki merkezi hükümet ile Kürdistan Bölgesi arasındaki kronik gerilimler ve anlaşmazlıklar? Washington’ın buna bakışı nedir; bu ihtilafların çözümü noktasında Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ne ve Irak hükümetine tavsiyesi veya mesajı ne yöndedir?
Trifa Aziz: Amerika, Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Irak’ın bu köklü sorunları çözmek adına birlikte çalışmasını istiyor; eminim aynı mesaj Bağdat’a da iletiliyordur. İzleyicilerinizin de takip ettiği üzere Başkan Trump, Irak’ın yeni Başbakanı Sayın Zeydi’yi son derece sıcak karşıladı. ABD, Kürdistan’ın ve Kürt liderlerin desteğiyle Irak’ın başarılı olmasını arzuluyor. Bu hepimiz için bir “kazan-kazan” tablosudur; ABD için başarıdır, Irak için başarıdır ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti için de bir başarıdır. Dolayısıyla Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nin Bağdat’ta yapıcı bir güç ve destek unsuru olmasını arzu ettiklerini belirttiler, biz de bu doğrultuda hareket ediyoruz. On yıllardır süregelen bu meselelerin müştereken çözülmesi konusunda bize güveniyorlar. Bu durum güvenlik sahasını da kapsıyor; koalisyon güçlerinin çekildiği bu aşamada Kürdistan Bölgesi Hükümeti ile Irak hükümetinin yakın bir koordinasyon içinde çalışmasını ve Irak ile ABD arasında gelecekte yapılacak herhangi bir ikili güvenlik anlaşmasının Kürdistan Bölgesi Hükümeti’ni de içermesini istiyorlar.
Rûdaw: Güvenlik yatırımları ile ABD ve Kürdistan Bölgesi arasındaki savunma ilişkilerinin yanı sıra buradaki heyetin başka başlıklar üzerinde de çalıştığını ifade ettiniz. Başka ne tür projeler ele alınıyor?
Trifa Aziz: Heyetimizde ulaştırma, lojistik, taşımacılık ve depolama gibi farklı sanayi kollarında faaliyet gösteren isimler var. İnşaat ve gayrimenkul alanında çalışanlar olduğu gibi eğitim sektöründen temsilciler de mevcut. Bu sektörlerin geliştirilmesi adına yerel firmalarla veya hükümetin onayıyla nasıl ortaklık kurabileceklerini araştırıyorlar. Bu şirketlerin birçoğunun Kürdistan’da geçmiş tecrübeleri var, bazıları ise ilk kez geliyor. Dün gece ulaşmış olmalarına rağmen şu ana kadarki izlenimleri son derece olumlu ve oldukça dinamikler. Bu durum, Amerika’nın şirketleri aracılığıyla Kürdistan’a hâlâ ne denli büyük önem verdiğinin somut bir göstergesidir.
Rûdaw: Örneğin Kürdistan Bölgesi’ndeki yerel girişimciler bu röportajı izlediklerinde Amerikan şirketleriyle nasıl ortaklık kurabileceklerini, sizinle nasıl irtibata geçebileceklerini merak edebilir. Bu süreç nasıl işliyor?
Trifa Aziz: İletişim bilgilerimizi paylaşmaktan memnuniyet duyarız. Ofisimizin kapısı Kürdistan Bölgesi’ndeki tüm şirketlere ve taraflara her zaman açıktır. Amerikan şirketleri ile yerel işletmeler arasında köprü işlevi görebiliriz. Belirtmeliyim ki birçok yerel Kürt şirketi ABD’yi ziyaret ederek ofisimize geliyor ve biz de bu bağlantıları kuruyoruz. Aynı şekilde ABD-Kürdistan Ticaret Konseyi (USKBC) de Amerikalı iş çevrelerini buradaki Kürt şirketleriyle buluşturmak için yetkin bir adrestir.
Rûdaw: Ofisinizin çalışmaları kapsamında, örneğin Kürdistan Bölgesi’nde ABD’de eğitim almak isteyen çok sayıda genç var. Zira Amerika gençlerimiz için eğitim almak veya orada bulunmak adına önemli bir hedef. Bu gençlerin güvenle ABD’ye ulaşması, eğitim alması ve ardından birikimleriyle Kürdistan Bölgesi’ne hizmet edebilmeleri adına ne tür bir koordinasyon veya destek sunuyorsunuz?
Trifa Aziz: Bu, temsilciliğimizin üzerinde hassasiyetle durduğu bir alan. Amerikan eğitim kurumlarıyla ortaklıklarımız bulunuyor; bu kapsamda Kürt üniversiteleri veya okullarıyla öğrenci değişim programları yürütülüyor ve öğrenciler belirli bir süre eğitim almak üzere ABD’ye geliyor. Şahsen Kürt gençlerini güçlü bir şekilde destekliyor, tıpkı vaktiyle bana tanındığı gibi onların da eğitim ve kariyerlerini ilerletmeleri için fırsat bulmalarını istiyorum. Bu değişim programları vesilesiyle bazı Kürt öğrencileri Kürdistan Bölgesi Hükümeti Temsilciliği’nde staj yapmaları için ağırladık, ayrıca Amerikan kurumlarında staj imkânı bulmalarına yardımcı olduk. Bu bizim için öncelikli bir konudur ve Kürt öğrencilerin gelip eğitim almaları için fırsatları genişletmeyi sürdüreceğiz. Elbette aşılması gereken yasal prosedürler ve idari süreçler var; ancak oraya ulaştıklarında temsilciliğimiz öğrencilerin eğitimlerine veya çalışma programlarına uyum sağlamaları için her daim yardıma hazırdır.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi son derece hassas bir coğrafyada, komşu ülkelerden kaynaklanan çeşitli gerilimlerle çevrili bir konumda. ABD diplomatik açıdan Kürdistan Bölgesi’ni ne ölçüde güçlü bir müttefik ve az önce konuştuğumuz üzere bir ticaret merkezi olarak görmeye devam ediyor?
Trifa Aziz: ABD ile olan ilişkilerimizin büyük bir bölümünün, stratejik coğrafi konumumuzdan, köklü tarihimizden ve Amerika ile uzun yıllara dayanan ortaklık ve ittifakımızdan kaynaklandığı kanaatindeyim. Bu nitelikler, hem diplomatik hem de ekonomik açıdan konumumuzu pekiştirmek ve bölgemizle, komşularımızla ortaklıklar geliştirmek adına bizi örnek bir bölge kılıyor. Bizler daima olumlu ve barışçıl çabaların odağında yer almaya gayret ediyoruz. Katkı sağlayabileceğimiz her yerde var olduk ve olmaya devam ediyoruz; nitekim bu yıl gerek Suriye’de gerek Türkiye’de, hatta İran bağlamında da bunu gördünüz. Ancak Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi Hükümeti, bir çatışma unsuru olmak ya da başkalarının çatışmalarına dahil olmak istemediğini net biçimde ortaya koymuştur. Tüm komşularımızla iyi komşuluk ilişkileri geliştirmek ve Başkan Trump’ın göreve başlama konuşmasında ifade ettiği gibi, çatışma değil ticaret arayışında olmak istiyoruz. Amerikan yönetiminin de beklentisi budur; yani bölgeyi ve tüm Orta Doğu’yu çatışmalardan uzaklaştırıp daha güçlü ekonomik ilişkilere yönlendirmektir.
Rûdaw: Son sorum biraz daha kişisel olacak.
Trifa Aziz: Elbette.
Rûdaw: Bir kadınsınız.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Kürtsünüz.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Siyasettesiniz.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Ve son derece hassas, kritik bir görev üstlenmiş durumdasınız.
Trifa Aziz: Evet.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi’nde eğitimini sürdürmek, kariyer yapmak, üst düzey makamlara gelmek isteyen; yalnızca unvan için değil, büyük hedefleri olan ve hayatta başarıyı amaçlayan genç kızlara mesajınız nedir?
Trifa Aziz: Onlara mesajım büyük hayaller kurmaları, büyük hedefler için çabalamaları ve azimle çalışmalarıdır. Bizim Kürdistan Bölgesi’ndeki en büyük şansımız kadınlar için fırsatların bulunması ve liderliğimizin kadın hakları ile statüsünü ilerletme konusundaki kararlılığıdır. Bir Amerikalı Kürt olarak, Amerikalı muhataplarıma gidip siyasette ve üst düzey makamlarda hizmet eden kadınlardan, girişimci iş kadınlarından veya gelecek nesli yetiştiren annelerden söz ederken kadın hakları ve rolündeki ilerlemeyi anlatmaktan büyük gurur duyuyorum. Bu, göğsümüzü kabartan bir kazanımdır. Genç nesle şunu söylemek isterim: Bütün potansiyele, erişime ve imkânlara sahipsiniz; yapmanız gereken tek şey büyük hayaller kurmak ve onları gerçekleştirmek için kararlılıkla ilerlemektir.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi ABD Temsilcisi Sayın Trifa Aziz, vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.
Trifa Aziz: Ben teşekkür ederim, memnuniyet duydum.



