Kürt siyasetçi İlham Ahmed, Kürtlerin Suriye’de yeni bir aşamaya geçtiğini bildirdi. İlham Ahmed ayrıca, yakında Suriye Parlamentosu üyesi olacağını Ve bu konuda karar alındığını söyledi.
Kürt siyasetçi İlham Ahmed, Rûdaw TV’ye verdiği özel röportajda Dilbixwîn Dara’nın sorularını yanıtladı.
Ahmed; Suriye’deki entegrasyon süreci, Kürtlerin geleceği, eğitim dili, memur maaşları ve diğer taraflarla ilişkiler hakkında önemli bilgiler verdi.
"Kürtler yeni bir aşamaya geçti"
İlham Ahmed, Suriye’deki yeni sürece dikkat çekerek Kürtlerin artık karar merkezinin bir parçası haline geldiğini belirtti ve “Tarihte Kürtler her zaman karar merkezinin dışında bırakıldı. Bu kez Kürtler işin içinde ve bu ülkede Kürtlerin yaşadığına dair bir kabul oluştu. Bu yeni bir şeydir” dedi.
İlham Ahmed, özerkliğin kabul edilmesinin henüz yetersiz olduğuna işaret etti ancak gelecekte yerel yönetim hakkı ile özerklik statüsünü Suriye’nin yeni anayasasına dahil etmek istediklerini kaydetti.
Kürt siyasetçi, ırkçı Arapların son gösterilerine dair de devletin kin ve nefret söyleminin önünü kesmesi ve vatandaşlığı teşvik etmesi gerektiğini dile getirdi.
"Kürtçe resmi eğitim dili olmalı"
Kürt yetkili eğitim konusunda da bilgi vererek, şu an okullarda haftada 3 saat Kürtçe dersi olduğunu ve ayrıca tarih, coğrafya ve felsefe alanında 3-4 kitabın da Kürtçe okutulduğunu belirtti. İlham Ahmed, temel talebini şu şekilde dile getirdi:
“Anayasada anadilde eğitim hakkının olmasını ve Kürtçenin resmi eğitim dili haline gelmesini istiyoruz. 9. sınıf diplomaları kabul edildi, üniversite diplomaları da kabul edilecek.”
Ahmed, sadece Rojava’da değil; Şam, Dera ve Bab gibi şehirlerde de Kürtler için Kürtçe okulların açıldığını açıkladı.
Memur ve askerlerin maaşlarını kim ödüyor?
Maaşlar sorusuna ilişkin İlham Ahmed, entegrasyon sürecinin henüz tamamlanmadığını, isim listelerinin gönderildiğini bildirdi. İlham Ahmed, Rojava’daki asker ve memur maaşlarının nasıl ödendiği hususunda ise, “Üyelikleri kabul edilen ve tugaylara giren askeri güçlerin maaşını devlet ödüyor. Ancak resmiyette henüz kabul edilmemiş olan geri kalan kısmın yükünü biz kaldırıyoruz. Memurların maaşlarını da şimdiye kadar topladığımız gelirlerden biz ödüyoruz” dedi.
İlham Ahmed parlamenter oluyor
İlham Ahmed, bakanlıklar ve büyükelçilikler için Şam’a isim listesi verdiklerini ve devletin cevabını beklediklerini açıkladı.
“Suriye Parlamentosu üyesi olacak mısın?” sorusuna net bir yanıt veren İlham Ahmed, “Karar var ancak cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi gereken pratik prosedürlere ihtiyaç var. Dış İlişkiler Komitesi’nde yer alacağım” dedi.
ENKS ile ilişkiler durdu
İlham Ahmed, Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile ilişkilere dair şu anda ortak bir çalışmalarının olmadığını belirterek şunları söyledi:
“Yapılan anlaşma çerçevesinde bir dondurulma var. Ortak çalışmanın nasıl yürüyeceği ve ortaklığın nasıl olacağı anlayışında ciddi bir problem var. Vilayet yönetiminde yer almalarını istiyorduk ancak iyi bir yanıt gelmedi.”
İlham Ahmed, kapının tamamen kapanmadığına ve bu sorunların daha sonra çözülebileceğine dikkat çekti.
Neçirvan Barzani’nin rolü
Kürt siyasetçi, Kürdistan Bölgesi ile ilişkiler konusunda temaslarının kopmadığını ve günden güne daha iyiye gittiğini belirtti.
İlham Ahmed, Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin rolünü överek, “Şimdiye kadar gerçekten rolünü oynadı ve bu takdire şayandır. Entegrasyon süreci henüz tamamlanmadığı ve sorunlu noktalar olduğu için, ilişkileri sayesinde bundan sonra da daha iyi yardımcı olabilir” dedi.
Rûdaw: Entegrasyondan bahsediyoruz; gördüğüm kadarıyla onunla çok meşgulsünüz ve halkı da ona çok odakladınız, sanki entegrasyondan umudunuz çokmuş gibi; peki bu entegrasyon Kürtlere ne kazandıracak?
İlham Ahmed: Şöyle söyleyeyim; bu anlaşmayla birlikte bir değişim yaşandı, Kürtler Suriye’de yeni bir aşamaya geçti ve Suriye’nin kendisi de yeni bir aşamaya geçti. Çünkü tarihte Kürtlerin hep dışarıda ve karar merkezinin dışında bırakıldığı süreçte bu kez Kürtler içinde yer alıyor ve Kürtlerin bu ülkede yaşadığına dair bir kabul ve itiraf ortaya çıktı. Bu yeni bir şeydir; ama yetersizdir, yani 13 Sayılı Kararname’nin eksiksiz olduğunu söylemiyoruz ama bir temel olmuştur, bu yüzden ona önem veriyoruz ve bunun istikrarın temeli ile ülkenin ortakları olmamızın zemini olacağını söylüyoruz.
Rûdaw: Peki, siz daha önce Rojava’da her şeydiniz, her şey elinizdeydi, iktidardınız ve devlettiniz; peki şu an Rojava adında bir şey kaldı mı?
İlham Ahmed: Rojava bir coğrafya olarak toplumun zihninde ve ruhunda vardır; resmiyette yoktur ama Kürtler kendi aralarında konuştuklarında her zaman Rojava derler. Bunun dışında bölgenin kültürel ve hatta sistem açısından bir özerkliği vardır; bölge halkı bizzat yapılanmanın içinde yer alıyor ve yönetilmesi onların elindedir, dolayısıyla belli bir düzeye kadar böyle bir özerklik mevcuttur.
Rûdaw: Şimdiki bu özerklik anayasal bir hale gelebilir mi yoksa sadece bu şekilde mi kalacak?
İlham Ahmed: Çabalıyoruz ve anayasal olması gerekir; anayasal da nasıl, yerel yönetimler güçlendiğinde bunu bir şekilde anayasanın içine yerleştirmek istiyoruz. Mücadelemiz anayasanın tüm uluslara yerel yönetimlerde kendi kendilerini yönetebilmeleri için hak tanıması yönünde olacaktır; bu mücadeleyi vereceğiz.
Rûdaw: Acaba Kürtlerle birlikte yaşayan Arap bileşenler, özellikle de Haseke vilayetinde bunu kabul edecek mi? Örneğin son dönemde gördük ki saldırdılar, Kürtlere saldırdılar ve hatta bazı yerlerde Saddam Hüseyin’in fotoğraflarını taşıdılar; bir dönem halkların kardeşliği dediğiniz ve birlikte çalıştığınız o diğer bileşenleri Kürtlerin kendi bölgelerini yönetmesi konusunda nasıl razı edeceksiniz?
İlham Ahmed: Şu anda Arapların bulunduğu yerlerdeki yönetimleri yine o bölgenin Arapları yönetiyor, yani yapılanmanın içinde yer alıyorlar ve geçmişte de vardılar. Bu şekilde sorun çıkaranların bazıları bölgede olmayan ve dışarıdan geri dönen kişilerdir; bazıları da bunu istemeyen eski Baasçılardır ve şovenist zihniyete sahip olanlardır.
Devlet çerçevesinde ve hükümetle birlikte temel bir görev olarak bu zihniyetin önünün kesilmesi ve kin ile nefret söyleminin ortadan kalkması gerektiğini görüyoruz. İkincisi de bu devletin bizzat ön açması ve "Bunlar da vatandaştır, yapılanmada yer almak ve bu kurumları yönetmek onların da hakkıdır" diyerek teşvik etmesi gerekir. Yani bu devletin omuzlarındaki bir görevdir ve biz de gelecekte bu rolü oynamasını umuyoruz.
Rûdaw: Devletle çok fazla temas halindesiniz, gidip geliyorsunuz; Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı ile görüşmeler yapıyorsunuz. Gerçekten Kürtlere anayasal bir hak vermek istediklerine inanıyor musunuz?
İlham Ahmed: Görüyoruz ki evet; henüz anayasa tartışması bizzat yapılmamış olsa da, özellikle Kürtlerin hak ve kimlik sahibi olması konusunda açık bir yaklaşım vardır. Bununla birlikte bölgesel devletlerin veya dış devletlerin genel iç atmosfer üzerindeki etkisi halen sürmektedir; bu yüzden bazıları doğrudan kendileri, bazıları ise dış tesirlerle bu düşüncelere sahiptir.
Rûdaw: Dil meselesi nereye vardı İlham Hanım? Örneğin eğitim nasıl olacak; sadece üç ders mi olacak yoksa gerçekten Kürt bölgelerinde eğitim Kürtçe ve Arapça mı olacak?
İlham Ahmed: Şu an eğitim sadece üç dersten ibaret değil; karara göre içinde üç saat Kürtçe dersi var ama onun yanında dört kitap daha Kürtçedir. Bunlardan tarih, coğrafya ve felsefe gibi üç kitap bu yıl için belirlenmiştir; çeviriden sonra bunları kalıcı hale getirmeye çalışacağımızı söyledik, yani bu şekilde diğer dört kitap da Kürtçe olarak verilmektedir.
Sorun şurada ki Kürt çocukları şimdiye kadar Kürtçe okudular ve Arapça bilmiyorlar; bu durum sorun yaratıyor ve bu süreç bir geçiş ve ara aşama gerektiriyor. Diğeri de anayasada Kürtlerin anadilde eğitim hakkının ve resmi eğitim dili olmasının böyle bir maddeyle tanınmasıdır; bu gerçekleştikten sonra hangi konuyu Arapça hangi konuyu Kürtçe vereceğimiz çok fazla sorun değildir.
Rûdaw: Şimdiye kadar verilen diplomaları hükümet kabul edecek mi?
İlham Ahmed: Kabul ettiler; 9. sınıf diplomalarının hepsini kabul ettiler, üniversite diplomaları da süreç başladığında kabul edilecektir.
Rûdaw: Peki, bahsettiğiniz o dersler Efrin ve Serê Kaniyê’de de okutulacak mı?
İlham Ahmed: Evet; kararname Kürtlerin yaşadığı tüm bölgeler için çıkmıştır ve genel olarak Kürtler içindir. Hatta şimdiye kadar Kürtçenin olmadığı, Kürtlerin bulunduğu ama Kürtçe konuşmadığı bazı şehirlerde bile Kürtçe okulların açılması istenmiştir. Örneğin Hama'da 5 okul açıldı, Şam’da açıldı; Dera’da istiyorlar, Bab’da ve diğer yerlerde de Kürtçe okutulacaktır.
Rûdaw: Eskiden özerk yönetimde olan ve şu an işinin başında bulunan memurların maaşını kim veriyor; siz mi veriyorsunuz yoksa hükümet mi veriyor?
İlham Ahmed: Şu an memurların isim listeleri hazırlanmış ve gönderilmiştir; bu kurumların memurları olduklarının kabul edilmeyi bekliyorlar. Ancak bu henüz gerçekleşmediği için bu arada maaşlarını halen biz veriyoruz.
Rûdaw: O parayı nereden getiriyorsunuz İlham Hanım?
İlham Ahmed: Bilindiği üzere, şimdiye kadar topladığımız gelirlerden maaşlarını ödüyoruz.
Rûdaw: Askeri güçlerin parasını ve maaşını kim veriyor?
İlham Ahmed: Üyelikleri kabul edilen ve tugaylar kapsamına giren askeri güçlerin bir kısmını devlet veriyor; ancak isimleri henüz resmiyet çerçevesinde kabul edilmemiş olan geri kalan kısmın yükünü biz üstleniyoruz.
Rûdaw: Dikkatimi çeken bir şey oldu; örneğin hükümet şimdiye kadar Kürtler için egemenlik gerektiren temel makamlar önerdi mi, önermedi mi?
İlham Ahmed: Hayır, yoktur.
Rûdaw: Nedeni nedir?
İlham Ahmed: Bu konuda 29 Ocak mutabakatımızda tüm bakanlıklarda temsilcilerin olması, atamaların yapılması ve bazı bakanlıkları bizim yönetmemiz gerektiği yönünde böyle bir madde vardı; bu konuda müzakerelerimiz var ama henüz tamamlanmadı. İsim listelerini gönderdik ve entegrasyon meselesi halen devam ediyor.
Müzakerelerin yapıldığı açık dosyalar da var, açılmamış olanlar da var. Büyükelçilikler ve bakanlıklar için isimler sunduk ve devletin cevabını bekliyoruz; eğer kabul etmezlerse bu, ortaklığı kabul etmedikleri veya ortaklık anlayışında problem olduğu anlamına gelir.
Rûdaw: Daha önce Rojava’nın dış ilişkiler eşbaşkanlığını yapıyordunuz; Suriye Parlamentosu üyesi olacağınızı duyduk, acaba bunun için bir karar çıktı mı?
İlham Ahmed: Karar var ama cumhurbaşkanı tarafından yürütülmesi gereken pratik prosedürlere ihtiyaç var.
Rûdaw: Gelecek dönemde parlamenterlik yani?
İlham Ahmed: Evet.
Rûdaw: Komitelerde yer alacak mısınız?
İlham Ahmed: Evet.
Rûdaw: Hangi komite olacak?
İlham Ahmed: Dış İlişkiler üzerine konuşmuştuk ve o çerçevede olacaktır.
Rûdaw: Bir dönem aranız ENKS ile iyiydi; müzakereler ve toplantılar vardı, Kamışlo’da bir konferans yaptınız ama sonra hiçbir şey kalmadı. Şimdi birlikte mi çalışıyorsunuz, ortak bir plan var mı yoksa birbirinden uzaklaştınız mı?
İlham Ahmed: Yapılan mutabakat çerçevesinde bir dondurulma var; yani son birkaç ayda ortak bir çalışmanın olduğunu söyleyemem.
Rûdaw: Sorun nerede?
İlham Ahmed: Bazı noktalarda ortak çalışmanın nasıl yürüyeceği ve ortaklığın nasıl olacağı anlayışında ciddi bir sorun (uyuşmazlık) var. Bu projeyi nasıl birlikte yürüteceğimize dair zihniyet ve yaklaşım meselesi (farklı.) Örneğin vilayet yönetiminde yer almalarını istiyorduk ama o dönemde iyi bir yanıt olunmadı. Yine de bu, kapının tamamen kapandığı anlamına gelmez; gelecekte bu sorunlar çözülebilir ve çözülmesi de gereklidir.
Rûdaw: Bu entegrasyon sürecinde komşu ülkelerle, örneğin Türkiye ile olan ilişkilerinizde bir değişiklik oldu mu?
İlham Ahmed: Ciddi bir değişiklik olduğunu söyleyemem ama temas vardır.
Rûdaw: Özerk yönetimin ve DSG kurumlarının sona ermesinden sonra Amerika ve Avrupa ile ilişkileriniz ne düzeydedir; onlarla nasıl temas kuruyorsunuz?
İlham Ahmed: Genel olarak temaslar sürüyor; hem entegrasyonun takibi konusunda hem de bir sorun çıktığında çözüm için rollerini oynuyorlar. Ayrıca Suriye’nin istikrarı ve Kürtlerin haklarının garantiye alınmasının genel çerçevesinde görüşmelerimiz eskisi gibi vardır.
Rûdaw: Güney ile ilişkileriniz nasıldır?
İlham Ahmed: Güney ile ilişkilerimiz kesilmedi; aksine her zaman diyalog vardı ve daha da iyiye gittiğini görüyorum.
Rûdaw: Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani bir süre önce Şam’daydı; sizce nasıl bir rol oynayabilir, özellikle de Ahmed Şara ve Suriyeli taraflarla ilişkileri iyi olduğu için, kendisinden talebiniz nedir?
İlham Ahmed: Şimdiye kadar gerçekten rolünü oynamıştır ve teşekkür edilmelidir. Bundan sonra da entegrasyon meselesi henüz tamamlanmadığı ve yardıma ihtiyaç duyan sorunlu maddeler olduğu için, bu ilişkileri sayesinde daha da yardımcı olabilir.
Rûdaw: Birçok kişi Sayın Mazlum Abdi’nin danışmanlık görevini almasından sonra; Kürtlerin Şam’dan aldıkları makamların verdikleri şehitlere, daha önce ellerinde bulunan iktidara kıyasla çok küçük kaldığını söylüyor. Gerçekten öyle midir?
İlham Ahmed: Temel amacımız halkımızı o makamlara yerleştirmektir; eğer onların haklarını garanti altına alırsak ve Kürtlerin devlet kurumlarındaki temsiliyeti kendi kimlikleriyle adil şekilde olursa ve anayasaya girerse, o zaman biz o makamları halkımıza layık görmüş oluruz. Bu aşamada bu rollerin oynanması önemlidir; bir taraftan Suriye’nin sorumluluğunu üstleniyorlar, diğer taraftan da davamızın sorumluluğunu yürütmek istiyoruz. Çünkü müzakereler halen gereklidir ve bu adımlar olanaklar yaratabilir.


