Dersim (Rûdaw) – Amerikalı belgesel fotoğrafçısı Olivia Bowdoin ve yazar Melanie, Dersim'in zengin kültürel ve inanç mirasını belgelemek amacıyla bölgede çalışma yürütüyor. "Munzur'un Koruyucuları" (Guardians of the Munzur) adlı proje, bölgenin ruhani coğrafyasını ve Munzur Nehri'nin kutsallığını uluslararası kamuoyuna tanıtmayı amaçlıyor.
Atlanta merkezli multimedya gazetecisi Olivia Bowdoin, dünyanın farklı bölgelerinde umut, dayanıklılık ve kültürel miras hikâyelerini belgeleyen çalışmalarıyla tanınıyor.
Dersim'de yürüttüğü projede özellikle doğayla iç içe yaşam, dil, müzik ve gelenekleri kayıt altına alıyor.
Projenin merkezinde ise Munzur Nehri bulunuyor.
Dersim halkı için yaşamsal öneme sahip olan nehir, aynı zamanda Alevi inancında kutsal kabul ediliyor. Olivia ve Melanie, halkın Munzur'la kurduğu bağı ve onu koruma çabalarını görsel ve yazılı çalışmalarla belgeliyor.
Projenin yazılı anlatım ve sözlü tarih bölümünü üstlenen Melanie, Bowdoin'e saha çalışmalarında eşlik ediyor. İkili, 2024 ve 2025 yazlarında Dersim'de saha araştırmaları yaparak yerel topluluklarla bir araya geldi ve bölgeyi yerel rehberlerin desteğiyle yakından tanıdı.
Kirmanckî (Zazaca) müziğinin önemli isimlerinden Metin ve Kemal Kahraman kardeşler de projeye katkı sundu. Sanatçılar, Munzur kıyısında türküler seslendirerek çalışmaya destek verdi.
“Dersim kültürü de çok kadim ve eski”
Amerikalı gazetecilerin Dersim kültürüne gösterdiği ilginin önemli olduğunu belirten sanatçı Kemal Kahraman, şunları söyledi:
"Hem Dersim üzerine hem de inancımız üzerine konuştuk ve iki türkümüzü seslendirdik. Yeryüzünde çok sayıda kültür, inanç ve dil var. Bizim dilimiz de, inancımız da, Dersim kültürü de çok kadim ve eski. Bu yüzden onların ilgisini çekiyor. Nasıl Göbeklitepe ve Hasankeyf topraktan çıkarılıp insanlığa bir şeyler anlatıyorsa, bizim dilimiz ve kültürümüz de büyük bir hafızanın ürünüdür."

“İnsanların doğayla çok derin bir bağ kurduğunu fark ettim”
Dersim'e olan ilgisinin üç yıl önce Antalya'da tanıştığı Fransız bir arkadaşının anlatımlarıyla başladığını belirten Olivia Bowdoin ise şöyle konuştu:
"Atlanta'da gazetecilik yapıyorum. Üç yıl önce Antalya'da kaldığım sırada Fransız bir arkadaşımla tanıştım. Bana Dersim'den bahsetti. Merak ettim ve Dersim hakkında araştırma yapmaya başladım. Ancak İngilizce kaynaklarda çok fazla bilgiye ulaşamadım. İnsanların yaşamları, kültürleri, doğayla nasıl yaşadıkları ve nelerle mücadele ettikleri konusunda oldukça sınırlı bilgi vardı.
Araştırmalarım sırasında buradaki insanların doğayla çok derin bir bağ kurduğunu fark ettim. Sadece ağaçlarla ve kuşlarla değil, sularla ve doğal kaynaklarla da güçlü bir ilişki içindeler. Dışarıdan gelen müdahalelere, baskılara ve yıpratıcı etkilere rağmen bütün bunları korumayı başarmış olmaları bizim için çok etkileyici ve ilham verici.
Biz Amerikalılar çoğunlukla büyük şehirlerde yaşıyoruz ve doğayla kurduğumuz bağ çok daha sınırlı. Bu nedenle modern zamanlarda insanların doğayla nasıl bu kadar güçlü bir ilişki kurabildiğini merak ettim. İki yıl önce Dersim'e geldim. Burada çoğu yerelden olmak üzere birçok arkadaş edindim. Fotoğraflar çektim. İnsanları rahatsız etmeden, çok fazla soru sorup bunaltmadan doğal bir şekilde ilerlemeye çalıştım. Varsayımlar üretmek yerine, insanların binlerce yılda oluşan bu kültürü nasıl deneyimlediklerini anlamak istedim. Arkadaşım Melanie de bu süreçte bana eşlik etti. Kendisi çok iyi bir yazar."
Çalışmaları devam eden "Munzur'un Koruyucuları" projesinin tamamlanmasıyla birlikte Dersim'in kültürel ve inançsal mirasının daha geniş kitlelere ulaşması ve uluslararası alanda daha görünür hale gelmesi hedefleniyor.


