Haber Merkezi – Sefarad Yahudisi Fransız filozof ve sosyolog Edgar Morin, 29 Mayıs Cuma günü 104 yaşında hayatını kaybetti.
Sosyolog Edgar Morin, 104 yaşında hayatını kaybetti.
Morin’in eşi Le Monde gazetesine verdiği bilgiye göre, Morin 29 Mayıs Cuma (dün) günü Paris'te yaşamını yitirdi.
Edgar Morin kimdir?
8 Temmuz 1921 tarihinde Edgar Nahoum adıyla Paris'te doğdu ve bu kentte Paris'te eğitim gördü.
II. Dünya Savaşı'nda teğmen rütbesiyle Fransız Ordusu'nda savaştı. Fransa'nın işgalinden sonra, Fransız Direniş Hareketinde yer aldı ve 1941 yılında Fransız Komünist Partisi'ne katıldı.
1945 yılında Violette Chapellaubeau ile evlendi ve Almanya'da askeri ataşe olarak görev yapmak üzere karısı ile birlikte Landau'ya yerleşti.
1946'da, Paris'e geri döndü ve Komünist Parti'deki etkinliklerine devam etmek için askerliği bıraktı. Ancak eleştirel tavrından dolayı partiyle arası gitgide açılmaya başladı ve 1951 yılında yazdığı bir makalenin ardından partiden ihraç edildi.
Aynı yıl Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'ne (CNRS) kabul edildi.
1950’li yıllarda gazetecilik yapan Morin, 1948-1950 yıllarında kaleme aldığı İnsan ve Ölüm, 1973 yılında yazdığı "Kaybolmuş Paradigma" adlı eserleri kaleme aldı.
2020 yılında verdiği Covid-19 hakkında verdiği röportajda ''Bu kriz bize küreselleşmenin, dayanışmanın olmadığı karşılıklı bir bağımlılık olduğunu gösterdi. Küreselleşme tekno-ekonomik bir birleşme üretti ama insanlar arasındaki anlayış konusunda ilerleme sağlamadı. Pandemiyle mücadelede uluslararası dayanışma ve ortak kuruluşların yoksunluğunda, bencil milletlerin kendi içlerine kapandığına tanık oluyoruz. Ayrıca tecrit her zaman 'Ben'i tatmin etmemize yardımcı olabilir'' demişti.
Barış sürecine destek vermişti
Fransız sosyolog ve filozof Edgar Morin 2025 yılının mart ayında yayınladığı bir mesaj ile Türkiye'de yürütülen barış sürecine destek vermişti.
Morin, "Emperyalizmin bölgesel kışkırtmalarına karşı Türk ve Kürt halklarının birliğinden yana olduğumu deklare ediyorum" ifadesini kullanmıştı.
Morin, yayınladığı destek mesajında "Barış, insanların kendileriyle ve birbirleriyle özgürce konuşabilmesidir. Barış aynılaşmak değil birbirine fırsat vermektir, yok etmeden ikna etmeye çalışmaktır" demişti.
