Haber Merkezi – Bilim insanları, 2011 yılında Japonya'nın kuzeydoğusunda meydana gelen ve modern tarihin en yıkıcı doğal afetlerinden biri olarak kabul edilen Tohoku depreminin, ülkenin neredeyse tamamını birkaç milimetre doğuya kaydırdığını ortaya koydu.
Amerikalı ve Fransız sismologlardan oluşan araştırma ekibinin bulgularına göre, 11 Mart 2011'de Honshu Adası açıklarında meydana gelen 9.0 ila 9.1 büyüklüğündeki deprem, yalnızca büyük can ve mal kaybına yol açmakla kalmadı, aynı zamanda Japonya'nın jeolojik yapısında da ölçülebilir değişikliklere neden oldu.
Araştırmaya göre Japonya'nın büyük bölümü deprem sonrasında yaklaşık 5 ila 6 milimetre doğuya doğru yer değiştirdi.
Tarihin en güçlü depremlerinden biri
11 Mart 2011'de meydana gelen Tohoku depremi, şimdiye kadar kaydedilen en güçlü depremler arasında yer alıyor. Depremin ardından oluşan dev tsunami dalgaları, özellikle Japonya'nın kuzeydoğu kıyılarını vurmuş, yaklaşık 20 bin kişinin ölümüne veya kaybolmasına neden olmuştu.
Felaket aynı zamanda Japonya'daki Fukuşima Daiiçi Nükleer Santrali'nde büyük bir nükleer krize yol açmış ve olay, 1986'daki Çernobil felaketinden sonra dünyanın en ciddi nükleer kazalarından biri olarak kayıtlara geçmişti.
Ülke genelinde eş zamanlı hareket tespit edildi
Hakemli bilimsel dergi Science’ta yayımlanan çalışmada, araştırmacılar deprem sırasında Japonya genelinde faaliyet gösteren binlerce sismik gözlem istasyonu ile yüksek hassasiyetli GPS ağlarından elde edilen verileri analiz etti.
Araştırmanın başyazarı Pak Sonyeon liderliğindeki ekip, ana şoktan yaklaşık 13 dakika sonra Japonya'nın farklı bölgelerinde bulunan tektonik plaka sınırlarının aynı anda hareket etmeye başladığını belirledi.
Veriler, ülke genelindeki gözlem istasyonlarının batıdan doğuya doğru ilerleyen sıra dışı bir yer değiştirme dalgası kaydettiğini gösterdi.
Sismik dalgalar Dünya'nın çekirdeğine kadar ulaştı
Araştırmacılara göre bu olağan dışı hareketlerin nedeni, depremin oluşturduğu güçlü sismik dalgaların Dünya'nın derin katmanlarına kadar ilerlemesi olabilir.
Bilim insanları, söz konusu dalgaların birkaç dakika içinde Dünya'nın çekirdeğine ulaştığını, burada yansıdıktan sonra yeniden yüzeye döndüğünü değerlendiriyor.
Geri dönen dalgaların Japonya'nın altında bulunan tektonik plaka sınırlarını etkileyerek yeni hareketleri tetiklediği düşünülüyor. Özellikle Pasifik, Okhotsk ve Avrasya plakalarının kesişim bölgelerinde ani yer değiştirmeler meydana geldiği ifade ediliyor.
Deprem biliminde yeni bir tartışma
Araştırmacılar, bu mekanizmanın bugüne kadar deprem tehlikesi değerlendirmelerinde dikkate alınmadığını belirtiyor.
Bulgular, çok büyük depremlerin yalnızca kırılmanın yaşandığı bölgeyi değil, Dünya'nın derin iç yapısıyla etkileşime giren sismik dalgalar aracılığıyla çok daha geniş alanları etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
Uzmanlara göre bu keşif, gelecekte deprem risk modellerinin yeniden gözden geçirilmesine yol açabilir.
Japonya zaten hareket eden bir ülke
Uzmanlar, Japonya'nın Pasifik Ateş Çemberi üzerinde bulunduğunu ve dünyanın en aktif deprem kuşaklarından birinde yer aldığını hatırlatıyor. Ülke, Pasifik, Filipin Denizi, Avrasya ve Kuzey Amerika plakalarının kesişim noktasında bulunduğu için her yıl binlerce deprem kaydediliyor.
2011 Tohoku depreminden sonra yapılan ölçümler, deprem merkezine yakın bazı bölgelerin birkaç metre doğuya kaydığını ortaya koymuştu. Yeni araştırma ise ilk kez, depremin etkilerinin ülke geneline yayılan milimetre ölçeğinde eş zamanlı bir yer değiştirmeye neden olduğunu gösteriyor.



