Türkiye kendini Ortadoğu efendisi sanıyor. Musul operasyonu sonrası duruma hazırlanıyor.
Osmanlı geçmişinden, tüm Irak’ı değilse de Güney Kürdistan’ı hala babasının tapulu malı sanıyor.
Suudi finansörlüğünde “Sünni cephenin liderliğine” soyunmuş. Irak ve Güney Kürdistan’ı İran’a bırakmak istemiyorlar.
Suriye’de yaptığı gibi, Irak’ta da DAIŞ’in yenilmesi durumunda yeni Sünni Arap gücü oluşturmak istiyor, eski Musul Valisi El Nuceyfi’ye bağlı güçler gibi. (Bağdat bunları listesinden attığından, plan tökezlemiş görünse de.)
Türkiye, Güneyli Kürt partilerinin çelişkilerinden yararlanıyor, Kürtlere karşı gücünü artırıyor. Biliyoruz ki 1990’lardan beridir Güney’de binlerce Türk askeri var.
DAIŞ’i bahane ediyor. Ama dünya biliyor; Türkiye DAIŞ’le iç içe, Suriye’de DAIŞ’le sanal, Kürtlerle gerçek savaşı yürütüyor.
Telafer Türkmenlerini bahane ediyor. Ama Telafer, DAIŞ merkezi. Önce de Baas yuvasıydı. Şengal felaketinde Telafer’in rolü büyük. Kürtlerin Şengal’in hesabını sormaları, ulusal onur ve insanlık borcudur.
Türkiye PKK’yi bahane ediyor. PKK’nin Güney’deki rolü olumsuz diyelim. Ama bu Kürt partilerinin sorunu, Türkiye’nin değil.
Şu da var: Bolu ve Kayseri’deki komando tugaylarından birlikler Başika’ya aktarılmış. Bunlar 1990’lı yıllarda özellikle Diyarbakır ve Bingöl’de yaptıkları köylü katliamlarıyla biliniyorlar.
Sözde “15 Temmuz darbesi” vesilelesiyle bu birliklerin komuta kademesi de basına yansıdı. Ama özel misyonlarından olacak, onlara dokunmadılar.
Uyarım şu: Başarısız Türkiye, sonunda Kürtlere yönelebilir. Suriye’de de aynı şey olmadı mı?
Abadi’nin cesareti kimden?
Tabii ki Tahran ve Waşington’dan. Tahran Irak’ta ortak istemiyor.
Musul ve Halep’in düşmesiyle Lübnan Şiilerine kadar olan kara bağlantısı ve Akdeniz’e kadar uzanan petrol ve gaz hattı... Büyük bir rüya. Neden olmasın?
Bağdat İran’a bağlı. Güney’de YNK bölgeleri de İran evi gibi. Türk ordu birlikleri belli yerlerdeler ama İran her yerdedir.
PKK’nin Şengal’e ilişkin özel planı ve iddiası olabilir ama maalesef Şengal de İran’ın o planı içinde görülüyor.
Zaten o yüzden Bağdat PKK’ye bağlı oradaki silahlı güçlere silah ve para veriyor. Evet, Ezidilerin büyük acısı ve sorunları var ama Şengal Kürdistan’dan kopuyor. Bağdat daha ne istesin ki?
Siz it dalaşına bakmayın, Bağdat ve Ankara birbirini ısırmazlar. Ama Barzani’yi zor duruma düşürmek için de Bağdat Başika olayını büyüttükçe büyütüyor.
Bağdat ile Ankara anlaşırlarsa -ki bu mümkün- Kürdistan petrolü Bağdat’ın insafına mahkum olacak, o zaman da “devlet rüyası” daha bulanık hale gelecektir.
Washington Ankara’dan neden rahatsız?
Türkiye’nin Cihadilerle ilişkilerinden, Suriye’deki oyunlarından, Moskova-Ankara yakınlaşmasından ve olabilir ki “gizli anlaşmalarından”... rahatsız.
Waşington uygun bulduğu yerde tepki gösteriyor.
Ya Tahran-Bağdat ilişkileri? Washington onlardan habersiz mi? Yoksa Irak’ta ABD-İran uyumu mu var? Amaç o değilse de fiiili durum öyle gibi.
Irak’ta da ABD’nin durumu iyi gözükmüyor ama Irak’ı İran’a bırakmaz, Türkiye ve Suudileri terketmez, kim kimi vuruyor onun için farketmez... diyeceksiniz. Olay halen tam bir karmaşa demekle yetiniyorum.
Irak’ın toprak bütünlüğü üzerine sıklaşan demeçleri dikkatinizi çekmiş olmalı. Her zamanki gibiyse, zararı yok. Ama gerçekseler, hiç de hayra alamet değil!
Başımızda patlamasın?
KDP hariç Güney’in beş partisi Başika’daki Türk ordu varlığını “haklı olarak” protesto ettiler. Ama ciddi sorular var:
Türk birlikleri Habur Sınır Kapısı’ndan girerken neredeydiniz?
Irak yoksa Kürdistan toprağında oldukları için mi Türkleri protesto ediyorsunuz?
Güney’de daha birçok yerde Türk ordusu var. Nerede ona tepkiniz?
Protestonuz neden Bağdat’ınkini izledi?
Tepkinize neden KDP’yi dahil etmediniz? Niye birbirinizi zan altına sokuyorsunuz?
Neden İran’ı da protesto etmiyorsunuz? Kürtlere saldıran ve öldüren Haşdi Şabi milisleri, İran’a bağlı değiller midir?
Neden İran’ın Doğu Kürdistan’daki inkarcı kanlı politikasını bir kere olsun protesto etmiyorsunuz?
Bu sorulara cevabınız yok, değil mi?
Keşke protestonuz Kürt yurtseverliğinden kaynaklansaydı. Fakat öyle değil. Protestonuz, Tahran talimatlarının ürünü.
Türk ve İran askerlerini Kürt toprağına sokma hakkını nereden alıyorsunuz? Bundan böyle onları nasıl çıkaracaksınız? Belki de öyle bir niyetiniz hiç yok.
Daha geç değil. Kürtle olur, Türkiye ve İran’la olmaz. Kürt, Türkiye ya da İran ilişkisiyle onurlanmaz.
Başika olayıdan sıyırdık diyelim ama mevcut resmin korkutuculuğu ortada. Hepsi bir yana, en kötüsü mevcut kamplaşma. Böyle mi Musul operasyonu sonrasına hazırlanıyorsunuz?
(Yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Rûdaw Medya Grubu'nun kurumsal bakış açısıyla örtüşebilir ya da örtüşmeyebilir.)
Yorumlar
Misafir olarak yorum yazın ya da daha etkili bir deneyim için oturum açın
Yorum yazın