DEM Parti İmralı Heyeti, Kürdistani partilerle görüşecek mi?

Kocaeli (Rûdaw) – Önder, Figen Yüksekdağ'ın ziyaret sırasında "Sürecin tam olarak yanı başında, omuzumuza ne düşerse seve seve yerine getirmeye hazır bir şekilde bekliyoruz" dediğini paylaştı. Önder, heyetin Kürdistani partilerle görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin Rûdaw’ın sorusunu da yanıtladı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi'nin (DEM Parti) İmralı Heyeti'nde yer alan Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve Ahmet Türk, bugün Kocaeli Cezaevi'nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ile görüştü.

Heyet, ayrıca HDP eski Milletvekili Semra Güzel ile görüştü.

 Heyet, görüşme sonrası açıklama yaptı.  

Yüksekdağ: Omuzumuza ne düşerse yerine getiririz

Görüşme sonrası konuşan Önder, şunları söyledi:

"Figen Başkanımızla görüştük. Sağlıkları ve moralleri iyiydi. Semra vekilimizle de görüştük. Bütün kamuoyuna selamları var. Sürece dair yarın kendi hesabından bir açıklama da yapacak. Ama size iletmemizi istedi ki 'sürecin tam olarak yanı başında, onlara ne düşerse, omuzumuza ne düşerse seve seve yerine getirmeye hazır bir şekilde bekliyoruz' dedi. Onun dışında 5 sene önce tahliye olmuştum. Yine burada konuşmuştuk. 10 yıl bu ülke ağır bir zaman kaybetti. Yerine konulması imkansız olan 2 şey yitip giden canlar ve zamandır.

Bu çatışmalı süreçte hayatını kaybeden, sağlığını kaybeden bütün şehitler ve gaziler bütün ülkemizin onurudur. Onlara verebileceğimiz en büyük armağan bu çatışmalı süreci sonlandırmak, bunu bir barışla taçlandırmak olacaktır. Ondan sonra hayatta olan herkese destek, hayatını kaybedenin geride bıraktığı bir yoldaş olmak hepimizin toplum olarak boynumuzun borcudur. Bu ciddiyette ve samimiyetteyiz. Bu konuda yüreği yanan, bedel ödeyenler de bizleriz. Hepsinin acısının yüreğimizde hissediyoruz.

“Kurmaya çalıştığımız barıştır”

Barışa gelince; barış çocuklarımızın gözüne bakarak kurmak olduğumuz bir şeydir. Çocuklar hiçbir dahillerinin olmadığı bir çatışmalı mirası hak etmiyor. Sorumluluğumuz, onlara barış içinde bir ülke bırakmak. Çok spekülatif tartışmalar oluyor. Silah kadar zarar veren bir dil bu.

Ülke bölünecek, çift dil, çift bayrak falan... Gündemimizde ne böyle bir şey var, ne tartıştık, ne de iması yapıldı böyle bir şeyin. Böyle bir şey yok. Kurmaya çalıştığımız barıştır. Kuşkusunu gidermek isteyen herkesle görüşmeye, derdimizi anlatmaya, önerilerini ve uyarılarını dinlemeye de hazırız. Tek ricam bu toksik dilin bir kenara bırakılması.

“Güvercin kasaplarına cevaz vermemek lazım”

Söyleyeceksen hayır söyle' Bu kadar şeffaf ve açık süreç yürütüyoruz. Ama iki anahtarı var bunun. Bir ciddiyet, diğeri samimiyet. Herkesten bunu asgari olarak beklemek hakkımız. Bu mesele ne Ahmet beyin, ne Pervin hanımın ne de benim derdim. Bu hepimizin derdi. Hepimizden olumlu katkı bekliyoruz. Biz dilimizi değiştirmeyeceğiz. Bu şekilde saldırgan dil kullanarak karşı gelebileceğimiz maksimum nokta bu. Samimiyeti halk takdir edecek. 1 haftadır yollardayız. Yolda barışı talep eden, boynumuza sarılan, elinizi çabuk tutun diyen, zaman zaman uyaran... Bu konuda halkın vicdanı doğruyu işaret ediyor. Güvercin kasaplarına cevaz vermemek lazım. Bu da hepimizin sorumluluğu.

“Kürdistani partilerle görüşme parti tarafından planlanıyor”

Rûdaw Muhabiri Ömer Sönmez’in “Bundan sonraki görüşme trafiği nasıl olacak? Kürdistani partilerle ne zaman görüşeceksiniz ve basın toplantısı ne zaman olacak?” şeklindeki soruyu da yanıtlayan Önder, şunları kaydetti:

“Toplantı takvimi ve Kürdistani partilerle görüşme gibi detaylar parti tarafından planlanıyor. Şu anda kesin bir şey söylemek doğru olmaz. Ancak bu süreçte hiçbir toplumsal kesimi dışarıda bırakmayacağız. Derdimiz, barışı kurmak ve bu yolda en etkili yöntem neyse onu uygulayacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.”