Ankara (Rûdaw) - Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekili aday adayı ve AK Parti kurucusu Dengir Mir Mehmet Fırat, PKK’nin silahlı birliklerini Türkiye dışına çıkarması için parlamentoda 7 Nisan’a kadar Abdullah Öcalan’ın önerdiği komisyonun kurulmasını istedi.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’da Newroz alanında okunan mesajında PKK’ye silahsızlanma için kongre toplaması çağrısını yinelendi.
Rûdaw’a konuşan Kürt siyasetçi Dengir Mir Mehmet Fırat, 28 Şubat’ta HDP ile hükümetin Dolmabahçe’de gerçekleştirdiği görüşmede açıklanan Öcalan’ın silahsızlanma çağrısını herkesin kendi cephesinden okuduğunu söyledi.
PKK’ye silahsızlanma için baskı kuranların 10 maddeyi gündeme getirmediklerine dikkat çeken Fırat, “Öcalan bir kere daha bu çağrısını yaptı. Ortadoğu’daki durum dikkate alındığında belki silahların gömülmesi mümkün olmayabilir ama en azından silahlı birliklerin Türkiye dışına çıkması için bazı adımların atılması gerekiyor” dedi.
Fırat, 7 Nisan’da milletvekilliği adaylarının listesinin Yüksek Seçim Kurulu’na verileceğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Bunun için Öcalan’ın istediği komisyon bir an evvel kurulmalı. Hükümet bu tarihe kadar adım atmalı. Çünkü ayın 7’sinden sonra Meclis’i toplamak mümkün olmaz. Listede yer almayanlar Meclis’e gelmez, listede yer alanlar da seçim çalışmalarına başlar. Bu tarihten sonra Meclis fiili olarak 8 Haziran’a kadar tatile girmiş olacaktır. Ümit ediyordum ki bu komisyon kurulur. Bu çok zor bir şey değil.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemlerde yaptığı açıklamalara da dikkat çeken Fırat, şunları söyledi:
“AK Parti devamlı kamuoyu yoklamaları yaptırır. Tahminime göre oylarında ciddi düşüşler görünüyor. 400 milletvekilliğinin bir hayal olduğu ortaya çıkıyor. Bunun için milliyetçi oylara oynuyor. Bu oyunun tutacağını zannetmiyorum. Bir de Sayın Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu coğrafi konuma göre konuşma yapma özelliği var. İyi ki o konuşmayı Balıkesir’de yaptı. Edirne’de yapsaydı herhalde ‘Kürt yoktur’ diyecekti.”
Fırat, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile hükümet arasında bir kriz yaşandığını da savunarak şöyle dedi:
“Bir anlaşmazlık olduğu çok açık çünkü sistemi zorlarsanız kriz çıkar. Sistemde cumhurbaşkanına yüklenen görevler belli, anayasa da açık ve net. Atılacak olan adımlar çok büyük sorumluluk getiriyor. Sorumluluğu hükümet taşıyor. Davul hükümetin boynunda, tokmak cumhurbaşkanının elinde. Bu bir anayasal ve devlet krizini tetikliyor.”


.jpg&w=3840&q=75)
