
Erbil (Rûdaw) - Kürdistan’da yaklaşık bir asır önce Koye’nin Kayseri Çarşısı’nda tek bir el dikiş makinesiyle başlayan aile mesleği, beş kuşak boyunca gelişerek Erbil’de büyük bir giyim tasarım ve üretim atölyesine dönüştü. Ailenin ürünleri bugün “Made in Kurdistan” etiketiyle Avrupa pazarlarına ulaşıyor.
Erbil Eğitim Arşivi Müzesi’nde eski bir ahşap masanın üzerinde duran yaklaşık 80 yıllık el dikiş makinesi, makas, kumaş metresi ve kömürlü ütü, Kürdistan’da terzilik mesleğinin gelişimine ışık tutan bir geçmişi anlatıyor.
Yaklaşık 100 yıl önce Koye’nin Kayseri Çarşısı’nda başlayan bu hikâye, beş kuşak sonra giyim tasarımı ve üretimi alanında büyüyen bir aile işletmesine dönüştü.
Ailenin meslek geçmişi 1925 yılına uzanıyor. İlk dükkân ise 1929’da Koye’nin Kayseri Çarşısı’nda açıldı. O dönemde tek bir dikiş makinesiyle yürütülen iş, zaman içinde değişen teknikler ve yeni tasarım anlayışıyla gelişerek bugünkü boyutuna ulaştı.
Avrupa tarzı giyim Kürdistan’a böyle geldi
Ailenin dördüncü kuşak terzisi Mawet Masum, mesleğin başlangıcını anlatırken dedesinin Artin adlı Ermeni bir ustayla çalışmaya başladığını söylüyor.
Masum, o dönemde bölgede daha çok geleneksel Kürt kıyafetlerinin dikildiğini belirterek şöyle konuşuyor:
“Dedem, Artin adında çok yetenekli bir Ermeni ustayla bu işe başladı. Avrupa tarzı ceket, pantolon ve palto dikimini bölgeye ilk getirenlerden biriydi. Ondan önce ağırlıklı olarak Kürt kıyafetleri dikiliyordu.”
Çocukluğundan itibaren babasının yanında dükkânda çalıştığını anlatan Masum, terziliğin hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. İlkokula kaydolmak için bile terzi çırağı kıyafetleriyle dükkândan çıktığını belirtiyor.
Koye’den Erbil’e uzanan yolculuk
Aile, Koye’de 12 yıl çalıştıktan sonra 1941’de dükkânını Erbil’e taşıdı. O yıllarda terzilik büyük ölçüde el emeğine ve basit araçlara dayanıyordu.
Kömürle ısıtılan ağır ütülerin kullanılması, hem ustalar hem de çıraklar için zahmetli bir işti. Çıraklar ütüdeki kömürü sürekli hazır tutuyor, biriken külü temizliyor ve kumaşın düzgün biçimde ütülenebilmesi için ustaların yanında bekliyordu. Beyaz bir bez ve bir kap su da bu işlemin vazgeçilmez parçaları arasındaydı.
Zamanla teknoloji mesleğe girmeye başladı. 1960’lı yıllarda dikiş makinelerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla iş süreçleri değişti. Aile, 2000 yılından itibaren ise tasarım ve dikim yöntemlerinde yeni bir döneme adım attı.
Beşinci kuşak da aile mesleğinin başında
Ailenin beşinci kuşağından Qeywan Mawet, henüz dört yaşındayken babası ve dedesinin yanında terzi dükkânında büyüdüğünü söylüyor. Terziliği yalnızca bir geçim kaynağı değil, çocukluğundan beri taşıdığı bir tutku olarak tanımlıyor.
Qeywan Mawet, kuzenleri ve amcalarıyla birlikte aile mesleğini sürdürdüklerini belirterek şunları söylüyor:
“Bu iş, çocukluğumdan beri tutkuyla bağlı olduğum meslek. Beşinci kuşak olarak kuzenlerim ve amcalarımla aynı yolda ilerliyoruz. Bizim ailemizde terzilik bir kimlik meselesi. Doktora diploması alsak bile dönüp yine bu işe devam etmemiz gerekir. Mesleği çağa uygun biçimde geliştirmek ve gelecek kuşakları da yetiştirmek için sürekli çalışıyoruz.”
Tek makineden modern üretim atölyesine
Bugün Erbil’deki Mawet Masum atölyesinde, geçmişte kullanılan tek el dikiş makinesinin yerini çok sayıda modern üretim ekipmanı aldı. Deneyimli terziler ve teknik personel birlikte çalışırken, aile işletmesi de sınırlı bir dükkân olmaktan çıkarak daha geniş bir üretim merkezine dönüştü.
Bu büyüme, yalnızca aile üyelerine değil, başka gençlere de çalışma ve meslek edinme imkânı sağladı. Böylece kuşaklar boyunca aktarılan bir zanaat, istihdam yaratan bir işletme haline geldi.
“Made in Kurdistan” etiketiyle Avrupa pazarında
Ailenin tarihî geçmişe sahip markasının ürünleri arasında resmî giyim modelleri ve farklı tasarımlar bulunuyor. Ürünler, yüksek kalite hedefiyle hazırlanıyor ve “Made in Kurdistan” etiketiyle Avrupa ülkelerine gönderiliyor.
Koye’nin Kayseri Çarşısı’nda küçük bir masanın başında başlayan hikâye, yaklaşık bir asır içinde geleneksel terzilikten modern giyim üretimine uzandı. Beş kuşağın emeğiyle büyüyen aile mesleği, bugün hem Kürdistan’ın zanaat geleneğini yaşatıyor hem de bölgeden Avrupa pazarlarına ulaşan bir üretim hikâyesine dönüşüyor.