
Süleymaniye (Rûdaw) – Süleymaniye’deki atölyesinde yağlı boya kokuları ve farklı fırçalar arasında çalışan ressam Namo Muhammed, Kürt edebiyatının en önemli aşk hikâyelerinden Mem û Zîn’i büyük bir tuvale taşıyor.
Sanatçının üzerinde çalıştığı tabloda, Mem û Zîn’in ilk kez karşılaştığı ve birbirlerini gördükleri an resmediliyor. Namo, eserinde Kürt kültürü, geleneksel kıyafetler ve edebi mirası bir araya getirerek hikâyeyi renklerle yeniden anlatmayı amaçlıyor.
“Yetenek, emek ve süreklilik olmadan zirveye ulaşamaz”
Namo Muhammed’in resme ilgisi çocukluk yıllarında başladı. İçinde doğuştan gelen bir yetenek olarak gördüğü bu ilgiyi akademik eğitimle geliştiren sanatçı, Güzel Sanatlar Enstitüsü’nden üniversite eğitimine kadar çalışmalarını sürdürdü.
Sanat hayatındaki gelişimini yarışmalar ve farklı deneyimlerle sürdüren Namo, Rwangeh Yıllık Ödüllerine katılımını bu sürecin önemli örneklerinden biri olarak gösteriyor.
Sanatçı, bu süreç sonunda Güzel Sanatlar Fakültesi’ni yüksek dereceyle tamamladığını ve resimde kendine özgü bir üslup geliştirdiğini belirtiyor.
“Kürt tarihini ve güzelliğini renklerle anlatmak istiyorum”
Namo’nun sanat anlayışı gerçekçilik üzerine kurulurken, eserlerinde güçlü bir Kürt kültürel kimliği öne çıkıyor.
Tablolarında özellikle Hewramî geleneksel kıyafetleri, Kürt kadınlarının tasvirleri ve edebi hikâyelere yer veren sanatçı, Mem û Zîn tablosunda da Kürt edebiyatının bu önemli hikâyesini resim yoluyla anlatıyor.
Namo, Mem û Zîn’i seçme nedenini şöyle ifade ediyor:
“Biz zengin bir edebi ve kültürel mirasa sahibiz. Bu tabloda, Mem ve Zîn’in ilk kez birbirlerini gördükleri ana odaklandım. Renkler aracılığıyla halkımın tarihini ve güzelliğini, Kürt duygusunun ve ruhunun korunacağı bir şekilde göstermek ve izleyiciyi tarihe götürmek istiyorum.”
Hedefi Kürt sanatını dünyaya taşımak
Genç sanatçının gelecek hedefi ise çalışmalarını Irak Kürdistan Bölgesi sınırlarının dışına taşımak.
Namo, uluslararası sergilere katılarak Kürtlerin kültürünü, geleneksel kıyafetlerini ve kadim hikâyelerini dünyaya tanıtmak istiyor.
Sanatçı, Kürt sanatının çağdaş bir dille dünya halklarına ulaşabileceğine inanıyor ve tabloları aracılığıyla Kürt kültürünü uluslararası sanat ortamında görünür kılmayı hedefliyor.