Washington (Rûdaw) - ABD’nin önceki yönetiminden bir yetkili, Washington’un Ortadoğu’ya yönelik daha akıllıca bir politika izlemesi ve bölgede istikrarsızlığı artıran savaşı sona erdirmesi gerektiğini söyledi.
ABD’nin eski başkanının enerji işlerinden sorumlu eski başkan danışman yardımcısı Amos Hochstein, Rûdaw’a verdiği röportajda, “Kürdistan halkına karşı güçlü bir taahhüdümüz vardı... Umarım Kürdistan halkına destek verme taahhüdümüzü yerine getirdiğimiz günlere geri döneriz” dedi.
Hochstein, ABD’nin mevcut başkanının politikalarının “Washington’un konumunu zayıflattığını” savundu.
Kongre’nin farklı bir partinin denetiminde olduğu bölünmüş bir hükümetin savaş kararını etkileyebileceğini ve “bir başka sonu gelmeyen savaşı” önleyebileceğini belirten Hochstein, “Başkan, Kongre’nin başka bir partinin denetiminde olduğunu bildiğinde farklı karar vermek zorunda kalacak” ifadelerini kullandı.
Hochstein’ın bu sözleri, Rûdaw’ın Washington Ofisi Direktörü Diyar Kurda’nın sunduğu “Kongre Yolu” programına 28 Ekim Çarşamba günü verdiği röportajda geldi.
“Savaş aceleyle ve kötü yürütüldü”
Hochstein, Ortadoğu’da yürütülen savaşın aceleyle, doğru istişare yapılmadan ve kötü bir şekilde yürütüldüğünü belirtti. Savaşın ABD’yi daha fazla riske attığını, bölgeyi de daha fazla şiddet ve istikrarsızlık riskiyle karşı karşıya bıraktığını söyledi.
Hochstein, savaştan önceki günlere dönülemeyeceğini kaydederek, “Savaşı sona erdirecek, mevcut saldırı gücümüzün bir kısmını geri çekecek, bölgedeki ilişkilerimizi yeniden kuracak ve her açıdan istikrarı yeniden sağlayacak bir tür diplomatik çözüme nasıl ulaşırız?” diye sordu.
ABD’nin bölge ülkelerinin ihtiyaç duyduğu altyapının inşasında ve ekonomik temellerinin desteklenmesinde de liderlik göstermesi gerektiğini vurgulayan Hochstein, çatışmaların çözümüne ve bölgenin ekonomik alanına ne kadar çok katılınırsa çatışmaların yeniden alevlenme ihtimalinin o kadar azalacağını söyledi.
“Önümüzdeki hafta seçim gününde neler olacağını göreceğiz”
Demokratlar iki meclisten birini ya da ikisini birden kazanırsa ara seçimlerin dış politikaya etkisinin ne olacağı sorusuna Hochstein, Demokratların hem Temsilciler Meclisi’ni hem de Senato’yu kazanmasını umduğunu söyledi.
Ara seçimlerin, son yıllarda ilk kez Donald Trump’a ve yönetimine karşı bir denge oluşturacağını savunan Hochstein, bu yönetimin ABD’yi zayıflattığını, güvenilirliğini azalttığını ve dünya genelinde liderlik yapma kabiliyetini zayıflattığını öne sürdü.
Hochstein, beklentilerin abartılmaması gerektiğini de belirterek şunları söyledi: “Kongre’nin çok büyük bir yetkisi ve gücü var, ancak köklü bir değişim beklememize gerek olduğunu sanmıyorum. Çünkü başkanlık yetkisi hâlâ çok güçlü ve başkan, yapmak istediği işlerin büyük bölümünü sürdürebilir. Bu durum ancak 2029'dan sonra değişecek. Ancak Kongre’nin Demokratların elinde olmasıyla, en azından bu kararların bir kısmının etkisini azaltmaya başlayabileceğimize inanıyorum.”
2028 seçimleri: “Demokratların çok sayıda yetenekli adayı olacak”
Ara seçimlerin ardından başkanlık seçimi kampanyasının başlayacağı konuşulduğunu hatırlatan Rudaw’ın, Demokratların seçimi kazanmak için ne yapacağı sorusuna Hochstein, Demokratların başkanlığa adaylık için yetenekli çok sayıda adayı olacağını söyledi.
Hochstein, önce Demokrat Parti’nin kendi içinde kimin aday olacağı konusunda hararetli bir tartışma yaşanacağını, ardından 2028'de seçmenlerin ve diğer partinin seçeceği kişinin karşısına çıkılacağını kaydetti.
“Sonunda bir savaşın içinde bulduk kendimizi”
Kürdistan’daki, Irak’taki, Türkiye’deki, Suriye’deki ve İran’daki insanların neden bu seçimi önemsemesi gerektiği sorusuna Hochstein, Trump’ın Temsilciler Meclisi’nin, Senato’nun ve başkanlığın kontrolüne sahip olduğunda sonuçların görüldüğünü söyledi.
Hochstein, “Sonunda, Amerikan halkının yalnızca istemediği değil, neden içine girdiğimizi bile anlamadığı bir savaşın içinde bulduk kendimizi. ABD’nin buradaki rolü neydi?” dedi.
Bölünmüş bir hükümetin daha fazla müzakereyi ve uzlaşmayı zorunlu kılacağını, savaşlar için ayrılan bütçeyi de etkileyeceğini belirten Hochstein, başkanın kararlarının büyük bölümünün, Kongre’nin başka bir partinin denetiminde olduğunu bildiğinde farklı şekilde şekilleneceğini ifade etti.



