Erbil (Rûdaw) - Göçmenlerin Belarus sınırından Litvanya ve diğer Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelere geçme çabaları devam etse de resmi istatistikler farklı bir tabloyu ortaya koyuyor.
Litvanya Göç Dairesi, Rûdaw’ın sorularına verdiği özel yanıtta, bu yılın başından itibaren 10 Irak vatandaşının ülkede sığınma başvurusunda bulunduğunu ve bu yıl yalnızca 1 kişiye sığınma hakkı tanındığını açıkladı. Avrupa Birliği Sığınma Ajansı (EUAA) ise Rûdaw’a yaptığı açıklamada, AB genelinde Iraklı sığınmacıların başvurularının kabul edilme oranının yüzde 21 olduğunu bildirdi.
Resmi istatistikler: Başvuru sayılarında düşüş
Litvanya İçişleri Bakanlığına bağlı Göç Dairesi Kıdemli Danışmanı Rokas Pukinskas, Rûdaw’a yaptığı özel açıklamada rakamlardaki belirgin düşüşe dikkat çekerek, "2025 yılında 16 Irak vatandaşı sığınma başvurusunda bulunmuştu ancak 2026 yılının başından bu yana bu sayı sadece 10 kişiye düştü" dedi.
Söz konusu 10 dosyanın akıbetine ilişkin nihai verileri paylaşan Pukinskas, kabul oranının son derece düşük olduğunu gösteren şu bilgileri aktardı:
- Sığınma hakkı verilmesi: Yalnızca 1 Irak vatandaşının başvurusu kabul edildi.
- Resmi ret: 5 başvuru tamamen reddedildi.
- Dosyanın kapatılması: Diğer 4 dosyanın inceleme işlemleri iptal edildi veya dosyaları kapatıldı (bu durum çoğunlukla başvuru sahiplerinin Litvanya’yı terk ederek diğer Avrupa ülkelerine gitmesinden kaynaklanıyor).
Öte yandan Avrupa Birliği Sığınma Ajansı (EUAA), Rûdaw’a verdiği yanıtta Ocak 2025’ten Haziran 2026’ya kadar Irak vatandaşlarının Litvanya’da yaptığı toplam başvuru sayısının 23 olduğunu kaydetti.
Ajans ayrıca, bu dönemde AB ülkeleri genelinde Iraklı sığınmacıların başvurularının ortalama kabul oranının yalnızca yüzde 21 olduğunu ortaya koydu. Bu veri, Irak ve Kürdistan Bölgesi vatandaşlarının Avrupa kıtasındaki başvurularının yüzde 79’unun reddedildiği anlamına geliyor.
Yasadışı geçişlerde hukuki süreç ve sınırda kayıt
Yasadışı geçişlerin koruma talep etme hakkını etkileyip etkilemediği sorusuna açıklık getiren Litvanya Göç Dairesi, düzensiz geçişlerin esasen sığınma başvurusu yapılmasına engel teşkil etmediğini belirtti.
Pukinskas süreci şu sözlerle anlattı:
"Yabancı bir ülke vatandaşı sınırda gözaltına alındığında ve koruma talep ettiğinde, başvurusu sınır muhafızları tarafından derhal alınır ve elektronik göç sistemine kaydedilir. O andan itibaren dosya incelenmek üzere resmi olarak Göç Dairesi’ne devredilir."
Litvanya yasalarına göre, belge eksikliği nedeniyle sürecin uzatılmasına gerek duyulmadığı takdirde dosyaların karara bağlanması için belirlenen süre 6 ay olarak uygulanıyor.
Kürdistan Bölgesi’nden giden sığınmacılara ilişkin özel bir istatistik tutulup tutulmadığı veya durumlarının Irak hükümetinin kontrolündeki bölgelerden gelen vatandaşlardan farklı değerlendirilip değerlendirilmediği yönündeki Rûdaw’ın sorusuna ise hem Litvanya Göç Dairesi hem de Avrupa Birliği Sığınma Ajansı bu tür bir sınıflandırmanın bulunmadığını teyit etti.
Pukinskas, "Göç Dairesi, ülkelerin iç bölgelerine veya eyaletlerine göre özel istatistik toplamaz. Tüm başvuru sahipleri yalnızca Irak vatandaşlığına sahip olma temelinde sınıflandırılır. Ancak şüphesiz güvenlik açısından riskler her birey için kişisel bazda değerlendirilir" ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği Sığınma Ajansı da Avrupa sığınma veri tabanında Kürdistan Bölgesi’ne özel bir verinin ayrıştırılmadığını ve sınırlara ulaşma yönteminin dosyalar üzerindeki nihai kararı etkilemediğini vurguladı.
Belgelerin gizlenmesi: Hukuki engel ve dosyayı kaybetme riski
Göçmenlerin gerçek kimliklerinin tespit edilmemesi için başvurduğu yöntemlerden biri de pasaport ve resmi belgeleri imha etmek. Litvanya Göç Dairesi, bu eylemin ülkede kalma fırsatı yaratmadığı gibi dosyayı tamamen geçersiz kıldığı konusunda uyarıda bulunuyor.
Pukinskas konuya ilişkin şunları söyledi:
"Belgelerin olmaması prosedürleri çok karmaşık hale getiriyor. Bu durumda sığınmacıdan parmak izi alınması ve yoğun bir mülakatta kim olduğunu, neden yanında belge bulunmadığını kanıtlaması gerekiyor. Hukuki açıdan sığınmacı işbirliği yapmalı ve doğruları söylemelidir. Pasaport ve belgelerin kasıtlı olarak imha edilmesi, dosyanın güvenilirliğine ölümcül bir zarar verir."
Litvanya Göç Dairesi ayrıca; dosyaları reddedilen ve seyahat belgesi bulunmadığı için derhal geri gönderilemeyen sığınmacılara oturum hakkı verilmediğine dikkat çekti. Bu kişilerin "yasadışı ikamet veya ertelenmiş sınır dışı işlemi" kategorisine alındığı, bunun da Sınır Muhafız Teşkilatı’nın Irak Büyükelçiliği ile koordineli olarak seyahat belgesi çıkarıp kişiyi zorla sınır dışı edene kadar hiçbir hakkın ve çalışma izninin bulunmadığı tıkanmış bir süreç olduğu kaydedildi.



