Düsseldorf (Rûdaw) - Almanya’nın çok kültürlü yapısıyla öne çıkan Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinde yüz binlerce göçmen birlikte yaşarken, ülkenin doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde siyasi tartışmalara yol açan bir gelişme yaşandı. Modern Almanya tarihinde ilk kez aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden bir siyasetçi eyalet parlamentosu başkanı oldu.
Bazı çevreler tarafından “Alman demokrasisi için kara bir gün” olarak nitelendirilen gelişme, ülkedeki demokratik partilerin aşırı sağın yönetimde etkili olmasını engellemek amacıyla yıllardır sürdürdüğü siyasi tutum açısından önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor. Gelişme, özellikle göçmenler arasında geleceğe ilişkin kaygıları artırdı.
“Daha az özgürlük ve daha az demokrasi” endişesi
Alman avukat René Müller, yaşananların ciddi kaygılara neden olduğunu belirterek parlamentonun demokrasinin merkezi olduğunu vurguladı.
Müller, “Parlamento demokrasinin evidir. Demokratik olmayan bir temsilcinin parlamentonun başında bulunması iyi bir mesaj değil. Hoşgörünün azalmasından, özgürlüklerin kısıtlanmasından, güvenliğin zayıflamasından ve demokrasinin gerilemesinden korkuyorum” dedi.
Kürt göçmenler Almanya’dan ayrılmayı düşünüyor
Siyasi gelişmelerin yarattığı endişe göçmen ailelere de yansıyor. Yaklaşık 30 yıldır Almanya’da yaşayan, Rojava doğumlu iki Kürt kadın, Hindirîn ve Rojşen, Düsseldorf’ta bir restoran işletiyor.
AfD’nin güç kazanması ve göçmen karşıtı söylemleri nedeniyle geleceklerinden kaygı duyan iki kadın, durumun bu şekilde devam etmesi hâlinde Almanya’dan ayrılmayı düşündüklerini belirterek, “Eğer durum böyle devam ederse Almanya’yı terk edeceğiz” dedi.
AfD’nin yükselişi tartışma yaratıyor
Göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen AfD, federal parlamentoda en büyük muhalefet gücü konumunda bulunuyor ve seçimlerde desteğini artırıyor.
Partinin destekçileri, Saksonya-Anhalt’taki gelişmeyi AfD’nin siyasi dışlanmışlığının sona ermesi olarak değerlendiriyor. Diğer partiler ise aşırı sağın yükselişinin Almanya demokrasisi açısından risk oluşturduğu uyarısında bulunuyor.
AfD’ye karşı çıkan çevrelerden bazıları, partinin Almanya’daki demokratik düzenin temelini zayıflatmayı amaçladığını savunuyor.


.jpg&w=3840&q=75)
