Erbil (Rûdaw) - Almanya Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), ülkede bulunan Iraklı ve Kürdistan Bölgesi vatandaşı sığınmacıların son durumuna ilişkin verileri özel olarak Rûdaw ile paylaştı. İstatistiklere göre Kürt sığınmacıların iltica başvurularının kabul edilme oranı geçen yıla kıyasla artış gösterdi.
Rûdaw, on binlerce Iraklı ve Kürt sığınmacının yaşadığı Almanya'daki iltica süreçlerinin son durumunu araştırdı.
Rûdaw'ın sorularını yanıtlayan BAMF Basın Sözcüsü Leoba Hiebauer, sınır dışı kararları, bekleyen dosyalar ve onaylanan ilticalara ilişkin çarpıcı veriler sundu.
Hiebauer'in verdiği bilgilere göre, şu an itibarıyla Almanya'da yasal olarak ülkeyi terk etmesi gereken 21 bin 869 Irak vatandaşı bulunuyor. Ancak BAMF yetkilileri, "ülkeyi terk etme yükümlülüğünün" doğrudan sınır dışı edilmek anlamına gelmediğini vurguluyor. Nitekim bu kişilerden 19 bin 382'si, sağlık sorunları veya katıldıkları programlar gerekçesiyle İkamet Yasası'nın 60. maddesi uyarınca "Duldung" (sınır dışı edilmenin geçici olarak durdurulması/müsamaha belgesi) almış durumda. Sadece 2 bin 487 kişinin dosyası sınır dışı edilmek üzere Yabancılar Dairesi'nde bekliyor.
2026'da 2 bini aşkın ret kararı
İltica başvurularının reddedilme oranlarına değinen Hiebauer, 1 Ocak- 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında 2 bin 654 Iraklı sığınmacının başvurusunun reddedildiğini bildirdi. Sözcü, yasal itiraz ve mahkeme süreci yolları açık olduğu için bu kararların çoğunun "nihai ret" anlamına gelmediğini de hatırlattı.
Geçtiğimiz yılın (2025) ilk sekiz aylık verilerine bakıldığında ise her ay 310 ile 638 arasında değişen sayıda Iraklı sığınmacının dosyası reddedilmişti.
Kürdistan Bölgesi’nden kabul oranında artış var
BAMF’ın Rûdaw’a özel olarak ilettiği Kürdistan Bölgesi vatandaşlarına ait veriler, iltica süreçlerine dair önemli detaylar barındırıyor.
Buna göre; 1 Ocak- 31 Ağustos 2026 tarihleri arasında Almanya'da bin 937 Kürdistan Bölgesi vatandaşı sığınmacı iltica başvurusunda bulundu. Bunların bin 319'u ilk kez başvuru yaparken, 618'i daha önce reddedilen dosyalarını yenileyenlerden oluştu. (2025 yılı genelinde bu sayı 3 bin 295 kişiydi).
2026'nın ilk sekiz ayında BAMF, Kürt sığınmacılara ait 3 bin 497 dosyayı inceleyerek nihai karara bağladı. Bu dosyalardan 826'sı onaylandı. Geçen yılın aynı dönemine göre daha az dosya incelenmesine rağmen, kabul oranlarında ciddi bir artış yaşandı. Verilere göre, 2025'te başvuran her 100 Kürt sığınmacıdan yaklaşık 17'si kabul alırken, 2026'nın ilk 8 ayında bu oran yüzde 24'e yükseldi.
Hangi statüde kabul edildiler?
Başvurusu onaylanan 826 Kürdistan Bölgesi vatandaşının aldıkları yasal koruma statüleri ise şu şekilde dağıldı:
- Cenevre Sözleşmesi Kapsamında İltica (465 kişi): En yaygın kabul türü. Hayati tehlike gerekçesiyle verilen bu statü, 3 yıllık oturum izni, mavi pasaport, tam çalışma/eğitim hakkı ve aile birleşimi sağlıyor. Bu kişilerin sınır dışı edilmesi kesinlikle yasak.
- 60. Madde / Sınır Dışı Yasağı (296 kişi): İltica talebi reddedilen ancak ağır hastalık veya ülkelerine dönmeleri halinde açlık ve hayati tehlike yaşayacakları kanıtlanan kişilere insani nedenlerle verilen geçici koruma statüsü.
- İkincil Koruma (60 kişi): Bireysel bir tehdit olmasa da genel savaş, şiddet ve işkence riski nedeniyle verilen statü. İlk etapta 1 yıllık oturum veriliyor ve mavi pasaport hakkı tanınmıyor.
- Anayasal İltica (5 kişi): Özel siyasi durumlar nedeniyle verilen en üst düzey siyasi koruma.
Dosyası reddedilen ve bekleyen Kürt sığınmacılar
Aynı dönemde bin 843 Kürdistan Bölgesi vatandaşının başvurusu ise resmi olarak reddedildi. Bunun yanı sıra 828 sığınmacının dosyası başvurusunu geri çekme, ortadan kaybolma veya Dublin Sözleşmesi (başka bir AB ülkesinde parmak izi çıkması) nedeniyle idari olarak kapatıldı. Ağustos 2026 sonu itibarıyla 788 Kürt sığınmacının dosyası ise hala değerlendirme ve mülakat aşamasında bulunuyor.
"Coğrafya tek başına karar sebebi değil"
Rûdaw'ın, "Almanya Kürdistan Bölgesi'nden gelen sığınmacılara farklı bir prosedür mü uyguluyor?" sorusuna yanıt veren BAMF yetkilileri, iltica süreçlerinin tamamen bireysel işlediğine dikkat çekti: "Coğrafi konum ve bölgenin genel güvenlik durumu dikkate alınır ancak tek başına nihai kararı belirlemez. Asıl önemli olan, mülakat sırasında kişinin geri dönmesi halinde hayatına yönelik karşılaşacağı gerçek tehditleri kanıtlayabilmesidir."
Gönüllü dönüşlere mali destek
BAMF yetkilileri ayrıca, Almanya'da kalma umudunu yitiren ve gönüllü olarak Kürdistan Bölgesi'ne dönmek isteyen sığınmacılar için REAG/GARP uluslararası insani programının devrede olduğunu hatırlattı. Bu kapsamda, gönüllü dönenlere uçak bileti, resmi belge temini ve ilk masrafları için maddi ve lojistik destek sağlanıyor.



