Brüksel (Rûdaw) – Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK), Kürtlerin Birleşmiş Milletler (BM) nezdinde temsil edilmesi ve gözlemci statüsü elde etmesi amacıyla uluslararası bir konferans düzenlemeye hazırlanıyor.
KNK Başkanlık Konseyi üyesi Refik Gafur, Rûdaw İstanbul stüdyolarında Rawin Sterk’in sunduğu bültene konuk olarak, 3 Ekim’de Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenecek konferansın ardından Kürtlerin BM’de temsili için diplomatik bir çalışma başlatacaklarını söyledi.
Gafur, KNK’nin 6-7 Haziran 2026’da gerçekleştirilen Genel Kurulu’nda Kürtlerin BM tarafından tanınması ve “üye olmayan gözlemci millet” statüsüne kavuşması için başvuru yapılması kararı alındığını belirtti.
“60 milyon Kürdün uluslararası kurumlarda neden temsili yok?”
Genel Kurul kararının ardından BM Genel Sekreteri António Guterres’e de mektup gönderiliklerini hatırlatan Gafur, girişimin temel gerekçesini Kürtlerin uluslararası kurumlarda temsil edilmemesi olarak açıkladı.
“60 milyon Kürdün neden uluslararası kurumlarda bir temsili yok, neden bizi hesaba katmıyorlar?” sorularını gündeme getirdiklerini belirten Gafur, bu nedenle kapsamlı bir çalışma başlatmaya karar verdiklerini söyledi.
Gafur, konferans öncesinde hem Kürt hem de Kürt olmayan çok sayıda uzmanla görüşmeler yaptıklarını ve konuyu farklı yönleriyle ele aldıklarını aktardı.
3 Ekim’deki toplantıya Kürt siyasi partileri ve kurumlarının yanı sıra uluslararası uzmanları, Kürdistan toplumunda etkili isimler ile bazı yabancı dostlarının da davet edildiğini belirten Gafur, amaçlarının Kürtlerin BM’de temsil edilmesi için ortak bir yol ve yöntem belirlemek olduğunu ifade etti.
“Bu yalnızca bir konferansla sonuçlanmayacak”
Gafur, Brüksel konferansının tek seferlik bir toplantı olmayacağını vurguladı.
Konferansın ardından uzmanlardan ve Kürt siyasi parti ve kurumlarının temsilcilerinden oluşacak bir komite kurulacağını belirten Gafur, bu komitenin BM nezdinde yürütülecek çalışmaları takip edeceğini söyledi.
Gafur, “Bu uzun ve karmaşık bir süreç. Bir konferansla, bir toplantıyla bitmez. Devam etmesi gerekiyor” dedi.
Komitenin New York’ta temaslarda bulunmasının, diplomatik ve lobi faaliyetleri yürütmesinin planlandığını belirten Gafur, Kürtlerin BM’de bir veya birkaç temsilci aracılığıyla seslerini duyurabilmesi için çalışma yürüteceklerini kaydetti.
“193 ülkenin temsilcisi var, Kürtlerin yok”
Gafur, BM’de 193 ülkenin temsil edildiğini belirterek Kürtlerin de uluslararası sistem içerisinde bir temsile sahip olması gerektiğini savundu.
Kürtlerin tarihsel olarak uluslararası sistemin dışında bırakıldığını belirten Gafur, bu nedenle BM ve diğer uluslararası kuruluşlarda temsil için diplomatik çalışmaların yoğunlaştırılması gerektiğini söyledi.
Gafur ayrıca Kürtlerin BM’de gözlemci statüsü elde etmesinin kolay olmayacağını kabul ederek, bunun uzun soluklu bir diplomasi ve lobi çalışması gerektirdiğini ifade etti.
“Bu çalışma Türkiye, İran ve Suriye’ye karşı değil”
Gafur, girişimin bölgedeki devletlere karşı bir çalışma olmadığını söyledi.
“Bu süreç Türkiye, İran ve Suriye’ye karşı değil. Onlar da bize engel olmasın, destek vermeseler bile” diyen Gafur, özellikle Türkiye’de yürütülen siyasi sürece dikkat çekti.
Gafur, Kürtlerin uluslararası alanda temsil edilmesi yönündeki çalışmaların bölgedeki siyasi gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Milyonlarca imza toplamayı planlıyoruz”
KNK’nin diplomatik çalışmaların yanı sıra uluslararası bir imza kampanyası başlatmayı da planladığını belirten Gafur, milyonlarca imza toplamayı hedeflediklerini söyledi.
Bu kampanyanın Kürt toplumuna moral vereceğini ifade eden Gafur, önlerinde önemli görev ve sorumluluklar bulunduğunu dile getirdi.
“Kürtler Filistin gibi destek gören bir konumda değil”
Gafur, Kürtlerin uluslararası alanda devletler tarafından yeterince desteklenmediğini söyledi.
“Şu ana kadar bizi destekleyen bir devlet yok. Durumumuz Filistin gibi değil. Filistin’in temsilcisi var. Çünkü onları destekleyen ülkeler var” diyen Gafur, buna rağmen Kürtlerin uluslararası alanda temsil arayışından vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.
Kürtlerin geçmişte de uluslararası diplomasi alanında girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Gafur, Lozan ve Sykes-Picot sonrasında Şerif Paşa gibi isimlerin yanı sıra Kürdistan’daki siyasi aktörlerin de uluslararası çevrelere mektuplar gönderdiğini belirtti.
“Diplomatik kapının açılmasını istiyoruz”
Gafur, Kürtlerin farklı parçalardaki siyasi gelişmelerinin de diplomatik çalışmalar açısından yeni bir zemin oluşturduğunu savundu.
Kürdistan Bölgesi’nin Irak içerisinde anayasal ve resmi bir statüye sahip olduğunu, Türkiye ve Rojava’da da farklı siyasi süreçlerin yaşandığını belirten Gafur, Rojhilat’ta da benzer bir siyasi sürecin başlamasını umduklarını söyledi.
Gafur, amaçlarının Kürtler için uluslararası alanda “diplomatik bir kapı” açılması olduğunu belirterek, BM ve diğer uluslararası kuruluşlardan destek almak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
KNK’nin 3 Ekim’de Brüksel’de düzenleyeceği konferansta Kürtlerin BM nezdindeki temsili için ortak bir tutum ve izlenecek diplomatik yolun ele alınması planlanıyor.


