Erbil (Rûdaw)- G7 Zirvesi’nin kapanışında açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hürmüz ve Yenbu hatlarındaki petrol akışının savaş öncesi hacmin dörtte üçüne ulaştığını duyurdu.
Macron, seyrüsefer özgürlüğünün tam olarak tesisi ve lojistik maliyetlerin düşürülmesi için ortak adımların süreceğini belirtti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bugün gerçekleştirilen G7 Liderler Zirvesi'nin kapanış oturumunda, Ortadoğu’daki savaşın gölgesinde kalan enerji koridorlarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Macron, uluslararası deniz ticaretinin en kritik güzergahlarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden sağlamak adına müttefikler arasındaki koordinasyonun kararlılıkla devam edeceğini söyledi.
Son günlerde boğazdan gerçekleştirilen petrol sevkiyatında gözle görülür bir artış kaydedildiğini belirten Fransız lider, "Hürmüz ile Kızıldeniz'e açılan Yenbu hattı arasında, çatışmalar başlamadan önceki petrol hacminin dörtte üçünden fazlasına ulaşmış durumdayız" dedi.
"Lojistik maliyetleri düşürmek için güçlerimizi birleştiriyoruz"
Petrol akışındaki toparlanmaya rağmen taşımacılık ve sigorta maliyetlerinin küresel piyasalarda oluşturduğu yüke dikkat çeken Macron, "Taşıma maliyetleri masamızdaki en önemli başlıklardan biri. Hem deniz nakliye hem de lojistik giderlerini aşağı çekmek amacıyla çalışmalarımızı birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Sürecin olumlu yönde ilerlediğini kaydeden Cumhurbaşkanı, seyrüsefer güvenliğinin eksiksiz şekilde geri kazanılması konusunda tüm ortakların hemfikir olduğunu vurguladı.
Kriz 28 Şubat'ta başlamıştı
Basra Körfezi'ndeki enerji darboğazı, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları ve Tahran’ın bölge ülkelerini hedef alan karşı saldırılarıyla patlak vermişti.
İran, 2 Mart itibarıyla misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı kapatmıştı.
Savaş öncesinde günde yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçtiği stratejik su yolunda akış günlük ortalama 1 milyon varil seviyesine kadar gerilemiş, bu durum dünya genelinde enerji fiyatlarını tırmandırmıştı.
Kriz, 14 Temmuz'da Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan petrol tankerlerine uyguladığı geçiş ablukası sebebiyle Babülmendep Boğazı’na da sıçramıştı.
Washington ile Avrupa arasındaki ayrışma
Hürmüz krizinin başlangıcından bu yana ABD Başkanı Donald Trump, Avrupalı müttefiklerine ve Washington'ın ortaklarına boğazın zorla açılması ve güvenliğin tesisi amacıyla bölgeye doğrudan askeri unsurlarla katılmaları yönünde mükerrer çağrılarda bulunmuştu.
Ancak Fransa başta olmak üzere Avrupalı güçler, çatışmaların sürdüğü bir ortamda doğrudan askeri müdahil olmayı reddederek diplomatik ve koordineli koruma hatları oluşturmayı tercih etti.



