Erbil (Rûdaw)- Irak’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) katılım süreci 16 yıl aradan sonra Cenevre’de yeniden hareketlendi.
Rûdaw’a konuşan DTÖ yetkilisi; tam üyelik sürecinin Erbil-Bağdat arasındaki gümrük dengelerinden İran ile ticarete, yerli üreticilerin korunmasından petrole bağımlılığın azaltılmasına kadar merak edilen tüm detaylarını açıkladı.
2004 yılında başlayan ancak 2008 yılından bu yana dondurulan Irak’ın Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) tam üyelik süreci, Bağdat’ın sunduğu yeni taahhüt belgeleriyle yeniden resmi müzakere zeminine taşındı.
Rûdaw Dış Haberler Masası Editörü Niyaz Mustafa’ya konuşan üst düzey bir DTÖ yetkilisi, örgüt üyelerinin Irak’ın gümrük tarifelerinden mevzuatına kadar tüm ticaret rejimini mercek altına aldığını duyurdu.
Müzakereler iki paralel hatta yürütülüyor
DTÖ yetkilisi, üyelik sürecinin iki ayrı koldan ilerlediğini belirtti:
Çok taraflı hat: Çalışma Grubu bünyesinde Irak’ın genel dış ticaret rejiminin ve yasalarının uluslararası kurallara uyumunun incelenmesi.
İkili müzakereler: Mal ve hizmet piyasalarının karşılıklı açılması için her bir üye ülkeyle doğrudan yürütülen ikili pazarlıklar.
Yetkili, Çalışma Grubu'nun merakla beklenen 4. Resmi Toplantısı'nın tarihinin, Irak heyetinin Dış Ticaret Rejimi Muhtırası (MFTR) ve tarım/hizmet belgelerini örgüte sunma hızına bağlı olduğunu vurguladı.
Erbil ile Bağdat gümrükleri nasıl etkilenecek?
Kürdistan Bölgesi kamuoyunun en çok merak ettiği "Üyelik durumunda Erbil ile Bağdat tek tip gümrüğe mi zorlanacak?" sorusuna da açıklık getiren DTÖ yetkilisi, örgütün iç idari yapılanmalara müdahale etmediğini kaydetti:
"DTÖ, hükümetlerin iç idari veya kurumsal modellerini belirlemez ve herhangi bir yapı dayatmaz. Üyelik anlaşması, Kürdistan Bölgesi’nin mevcut gümrük idari yapısının lağvedilmesi sonucunu doğurmaz. Ancak Irak hükümetinin, ülkenin bir bütün olarak ticaret çerçevesinin müzakerelerde taahhüt edilen uluslararası kurallarla çelişmemesini sağlaması gerekir."
İran gibi DTÖ dışı ülkelerle ticaret sürecek mi?
Irak’ın örgüte üye olmayan komşusu İran ile yürüttüğü milyarlarca dolarlık ticaret hacminin üyelikten nasıl etkileneceği sorusunu yanıtlayan yetkili, sınır ötesi ticarete yeşil ışık yaktı:
"DTÖ üyeliği, bir ülkenin örgüt dışındaki ekonomilerle ticaret yapmasına engel teşkil etmez. DTÖ çok taraflı sistemin kurallarını koyar; üye olmayan ülkelerle ticaret ise mevcut ikili ve bölgesel anlaşmalar çerçevesinde kesintisiz devam edebilir."
Ayrıca yürürlüğe girecek Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması (TFA) ile sınır kapılarındaki bürokrasinin azalacağı, gümrükten çekme işlemlerinin hızlanacağı ve bu durumun Kürdistan Bölgesi'ndeki uluslararası transit hatlarına büyük canlılık katacağı belirtildi.
Petrole bağımlılıktan çıkış ve yerli çiftçiyi koruma
DTÖ yetkilisi, örgütün Temmuz 2026 tarihli "Arap Ülkeleri İçin DTÖ’ye Katılım Raporu”na atıfta bulunarak; üyeliğin Irak’ı petrol bağımlılığından kurtaracak tarihi bir reform fırsatı sunduğunu ifade etti.
Sanayi, tarım, lojistik, turizm ve dijital hizmetlerin uluslararası standartlara kavuşmasıyla ülkeye küresel doğrudan sermaye akışının hızlanacağı kaydedildi.
Ucuz ithal malların yerli üreticiye zarar vermesi endişelerine ilişkin ise yetkili şu güvenceyi verdi:
"Geçiş süreleri Irak’a dayatılan katı kurallar değildir; müzakerelerin bir parçasıdır. Bağdat yönetimi, yerli çiftçisini ve hassas sanayi kollarını korumak adına geçiş döneminde ek esneklikler ve koruma kalkanları talep etme hakkına sahiptir."



