Erbil (Rûdaw) - Avrupa Birliği Göç ve İç Güvenlikten Sorumlu Komiseri Magnus Brunner, Avrupa’nın yeni göç politikasının somut sonuçlar verdiğini ve düzensiz geçişlerin yüzde 55 oranında azaldığını duyurdu.
Rûdaw’a konuşan Brunner; Irak, Kürdistan Bölgesi ve Suriyeli sığınmacıların sınır dışı edilmesine yönelik henüz herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını açıkladı.
Avrupa Birliği (AB), kaçak göçle mücadele ve sınır güvenliği konusunda son yılların en kapsamlı politika değişikliğini hayata geçirirken, sürecin mimarlarından AB Komiseri Magnus Brunner kritik açıklamalarda bulundu.
Almanya’da gerçekleştirilen 2. Münih Göç Zirvesi kapsamında Rûdaw Temsilcisi Alla Şali’ye özel bir mülakat veren Brunner, hem Avrupa genelindeki göç istatistiklerini paylaştı hem de merakla beklenen geri gönderme süreçlerine açıklık getirdi.
“Irak ve Suriye ile sınır dışı anlaşması yok”
Kamuoyunda tartışılan sığınmacıların toplu sınır dışı edilmesine dair iddiaları yanıtlayan AB Komiseri Brunner, şu anda böyle bir yasal anlaşmanın bulunmadığını belirtti:
"Irak, Kürdistan Bölgesi veya Suriye’den gelen sığınmacıların sınır dışı edilmesine ilişkin şu an için resmi bir mutabakatımız bulunmuyor. Ancak üye ülkelerden oluşan bir grup, üçüncü ülkelerde geri gönderme kampları kurulması fikri üzerinde çalışıyor ve bunun yasal çerçevesi halihazırda mevcut. Suriye özelinde ise özellikle suça karışmış kişilerin sınır dışı edilmesi önceliğimizdir. Öte yandan AB olarak Suriye'de kalıcı istikrarın ve yeniden imarın sağlanmasına katkı sunmak istiyoruz."
5 üye ülke harekete geçti: AB dışında ‘geri gönderme merkezleri’
Brunner, sığınma başvurusu reddedilen göçmenlerin Avrupa sınırları dışındaki üçüncü ülkelere gönderilmesi projesinde somut bir aşamaya gelindiğini bildirdi.
Beş AB üyesi ülkenin üçüncü ülkelerle müzakereleri yürütmek üzere ortak bir koalisyon kurduğunu açıklayan Brunner, "Görüşmeleri yürütmek üye devletlerin sorumluluğunda, AB Komisyonu olarak biz sadece sürecin hukuki zeminini hazırlıyoruz. Bu merkezler yalnızca haklarında nihai sınır dışı kararı verilmiş kişiler için geçerli olacak. Uluslararası hukukun ve insan haklarının korunması amacıyla BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve IOM’un denetimi şarttır" değerlendirmesinde bulundu.
“Düzensiz göç yüzde 55 oranında azaldı”
Avrupa’nın sınır güvenliği mimarisi olan Frontex’in daha hızlı, esnek ve güçlü bir yapıya kavuşturulması için çalıştıklarını vurgulayan Brunner, yeni politikaların meyvelerini vermeye başladığını kaydetti:
"Uyguladığımız kararlı tedbirler sayesinde Avrupa’ya yönelik yasa dışı göç akışı yüzde 55 oranında geriledi. İnsan kaçakçılığı şebekelerine karşı tavizsiz bir mücadele yürütürken, yasal göç kanallarını da açık tutmak istiyoruz."
Bağdat ile New York’ta kritik zirve
New York’taki BM Genel Kurulu marjında Irak Dışişleri Bakanı ile bir araya geldiğini hatırlatan AB Komiseri, Bağdat yönetimiyle ortak paydada buluştuklarını söyledi:
"Iraklı mevkidaşlarımızla doğrudan diyalog halindeyiz çünkü hedefimiz aynı: İnsanların canlarını kaybettiği tehlikeli göç yollarını tamamen kapatmak, organize insan kaçakçılığı ve terör şebekelerine karşı ortak mücadele etmek."



.jpg&w=3840&q=75)
