Erbil (Rûdaw) - Almanya İçişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Daniela Ludwig, Berlin ile Bağdat arasında 20 bin sığınmacının sınır dışı edilmesine yönelik gizli bir anlaşma olduğu iddialarını kesin bir dille yalanladı.
Ludwig, sınır dışı kararlarının federal hükümet tarafından değil, eyaletler tarafından bireysel olarak verildiğini vurguladı.
Avrupa genelinde göç politikalarının ve sınır kontrollerinin sıkılaştırıldığı bir dönemde, Almanya’da oturum hakkı alamayan Iraklı ve Kürdistan Bölgesi vatandaşı sığınmacıların durumuna ilişkin en üst düzeyden net bir açıklama geldi.
Rûdaw’ın Almanya muhabiri Alla Şali’ye özel bir mülakat veren Almanya Federal İçişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Daniela Ludwig, kamuoyunda bir süredir tartışılan "toplu sınır dışı anlaşması" iddialarına açıklık getirdi.
“20 bin kişi iddiasını ilk kez sizden duyuyorum”
Berlin yönetiminin Bağdat ile mültecilerin geri gönderilmesi konusunda uzlaştığı iddialarını reddeden Devlet Bakanı Ludwig, şu ifadeleri kullandı:
"Almanya ile Irak arasında oturum hakkı bulunmayan kişilerin geri gönderilmesine yönelik hiçbir plan ya da ikili anlaşma yoktur. Bahsettiğiniz 20 bin Iraklı sığınmacının topluca sınır dışı edileceği yönündeki söylentileri ise ilk kez sizden duyuyorum. Böyle bir anlaşmamız kesinlikle söz konusu değil."
Almanya’daki yasal prosedürün işleyişine dikkat çeken Ludwig, sınır dışı süreçlerinin federal hükümetin ya da İçişleri Bakanlığı'nın doğrudan aldığı bir karar olmadığını belirterek; "Bu kararlar tamamen bağımsız mahkemeler ve eyalet yönetimleri tarafından, her sığınmacının dosyası ayrı ayrı ve bireysel kriterlere göre incelenerek verilir" dedi.
Ezidi sığınmacılar: Güvenlik riskleri titizlikle inceleniyor
IŞİD saldırılarının ardından Şengal’den kaçarak Almanya’ya sığınan Ezidi Kürtlerin akıbetine ilişkin soruları da yanıtlayan Ludwig, Ezidilerin durumunun hassasiyetle ele alındığını belirtti:
"Almanya'da sığınma hakkı temel olarak bireysel bir haktır. Her başvuru tek tek değerlendirilir, kişilerin ülkelerine döndüklerinde karşılaşabilecekleri somut tehdit ve riskler tahlil edilir. Bugün itibarıyla pek çok Ezidi kadın ve erkeğe koruma ve sığınma hakkı tanınmaya devam etmektedir."
Münih Göç Zirvesi ve AB’nin yeni yol haritası
Avrupa Ortak İltica Sistemi’nin (GEAS) haziran ayında devreye girmesiyle birlikte yasa dışı sınır geçişlerinde ve iltica başvurularında belirgin bir düşüş kaydedildiğini aktaran Ludwig, sistemin başarıyla işlediğini söyledi.
Almanya’da düzenlenen 2. Münih Göç Zirvesi’ne de değinen Ludwig, Avrupalı içişleri bakanlarının gündemindeki üç kritik başlığı şöyle özetledi:
- AB dış sınırlarının fiziki ve teknolojik olarak tahkim edilmesi
- Oturum hakkı almayanların sınır dışı süreçlerinin hızlandırılması
- AB üyesi olmayan güvenli üçüncü ülkelerde 'geri gönderme merkezleri' kurulması
Alman yetkili, deniz yoluyla Avrupa’ya düzensiz geçişlerde kaydedilen düşüşün sevindirici olduğunu ancak sınır güvenliğinin tavizsiz sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.



.jpg&w=3840&q=75)
