Erbil(Rûdaw) - İsveç, en hassas genel seçimlerinden birinin arifesinde. Göçmen ve sığınmacılara yönelik sert politikalar izlemekle sık sık eleştirilen bir hükümetin dört yıllık iktidarının ardından, Stockholm ve diğer kentlerin sokakları partilerin seçim yarışına ilişkin afiş ve sloganlarla dolmuş durumda.
26 Ağustos'ta erken oy verme işlemi başladı. Genel seçimlerin ise 13 Eylül 2026'da parlamentonun yanı sıra bölge ve belediye meclisleri için yapılması planlanıyor.
İsveç'teki son Demoskop araştırmasına göre sağ ve sol blok arasındaki yarış oldukça yakın. Ankete göre, önceki seçimde oyların yüzde 50,5'ini alan dört sağcı ve göçmen karşıtı parti, şu anda yüzde 45,6'ya gerilemiş durumda. Buna karşılık, sığınmacı haklarını destekleyen ve Sosyal Demokrat Parti'nin liderlik ettiği üç partinin toplamda yüzde 51 oy alması bekleniyor.
Bu tablo, gelecek hükümette değişiklik yaşanabileceğine işaret ediyor. Zira hükümet kurmak için 349 sandalyeli parlamentoda yüzde 50'nin üzerinde desteğe ihtiyaç duyuluyor.
Üç Kürt aday ve çeşitli kamuoyu araştırmalarına göre seçmenlerin temel endişeleri üç başlıkta yoğunlaşıyor: ekonomi, artan suç oranları ve kamu hizmetleri. İşsizlik oranının 2019'da yüzde 7'den yüzde 7,8'e yükselmesi de gelecek hükümetin işini her zamankinden daha zor hale getiriyor.
Seyran Askeri: Eşitlik mücadelesi ve nefret söylemine karşı duruş
Seyran Askeri, İsveç Sosyal Demokrat Partisi içerisinde uzun süredir siyaset yapan Kürt isimlerden biri. On yılı aşkın süredir bu parti içerisinde çalışmalarını sürdüren Askeri, bu yıl üç ayrı listede; belediye seçimlerinde 28, bölge meclisi seçimlerinde 29 ve parlamento seçimlerinde 53. sırada aday.
Askeri, siyasete girme kararının, yalnızca kararları uygulayan kişi olmak yerine karar alma mekanizmalarının içerisinde yer alma ve insanların yaşamını iyileştirmek için eleştiri ve önerilerini aktarabilme isteğinden kaynaklandığını söylüyor.
Seyran Askeri, bazı İsveçlilerin göçmenlere yönelik bakış açısındaki değişimden duyduğu endişeyi dile getiriyor. Askeri, "Eskiden insanlar göçmenleri destekliyordu ancak şimdi sağcı partiler tüm sorunları, özellikle de artan suçları, göçmenlere ve siyahilere bağlamaya çalışıyor" diyor.
İsveç hükümetinin verilerine göre suç vakaları 2010'da 1 milyondan 2025'te 1,5 milyona yükseldi. Askeri ise, "Sağcılar işsizliğin ve patlamaların nedeninin göçmenler olduğunu, çünkü dil öğrenmediklerini söylüyor. Ancak bu sadece propaganda" ifadelerini kullanıyor.
Askeri'nin öncelikleri arasında okulların ve hastanelerin özelleştirilmesine karşı çıkmak da bulunuyor. Özel sektörün yalnızca kendi kârını düşündüğünü ve bunun yoksullara ve emeklilere zarar verdiğini savunuyor.
Askeri, Kürt toplumuna sandık başına büyük bir coşkuyla gitmeleri ve tüm insanların eşitliğine inanan partileri desteklemeleri çağrısında bulunuyor. Askeri, "Farklı düşünmek iyidir ancak bu ülkedeki Kürtlerin birlikteliği bize güç verir" diyor.
Koçer Weledbegi: Toplumsal entegrasyon ve aile ekonomisinin güçlendirilmesi
Sosyal Demokrat Parti adayı Koçer Weledbegi, çalışmalarının odağına "genel refah" kavramını yerleştiriyor. Dört yıl belediyede çalışma deneyimi bulunan Weladbegi, herkese eşit şekilde hizmet sunan sistemi savunmak amacıyla yeniden aday oldu.
Weledbegi, önceki hükümeti, özel şirketlerin halkın cebinden ve devlet bütçesinden yararlanarak hastane ve okullardan kâr elde etmesine izin vermekle sert şekilde eleştiriyor.
Göçmenler konusunda pragmatik bir yaklaşım sergileyen Weledbegi, İsveç'in 61 bin çalışana ve nitelikli iş gücüne ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek sığınmacıların bu açığın kapatılmasına katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
İsveç İstatistik Kurumu'na göre ülkedeki 5 milyon çalışanın 1,3 milyonu göçmen veya göçmen kökenli. Weladbegi, "Başarılı bir şekilde topluma entegre olmuş çok sayıda örnek var" diyor.
Programının önemli başlıklarından biri de eğitim yoluyla örgütlü suçlarla mücadele. Weledbegi, 7 ila 10 yaş arasındaki çocukların suç gruplarının ağına düşmesini engellemek amacıyla okulların ve polisin güçlendirilmesini öneriyor.
Ekonomi konusunda ise Weladbegi, çalışanların ekonomik durumunun güçlendirilmesi ve çocuklara yönelik aylık yardımların artırılmasını savunuyor. "Biz sadece Kürtlerin ya da Arapların değil, kentte yaşayan herkesin temsilcisiyiz" diyor.
Koçer Weladbegi, Kürtlere demokratik sürece güvenmeleri çağrısında bulunuyor. Ona göre "sadece birkaç oyla belediyelerdeki güç dengesi değiştirilebilir ve gelecek nesillerin geleceğine ilişkin hayati kararlar alınabilir."
Kijan Kerimi: Seçim, İsveç'in geleceği için bir sınav
Uppsala kentinde avukatlık yapan ve Sosyal Demokratların İsveç Parlamentosu ile belediye meclisi adayı olan Kijan Kerimi, bu yılki seçimi İsveç'in geleceği açısından bir sınav olarak görüyor.
Kerimi, "İnsanlarını bir arada tutan bir İsveç mi istiyoruz, yoksa farklılıkların daha da arttığı bir ülke mi?" diye soruyor.
Gençlik yıllarından bu yana siyasetin içerisinde yer alan Kerimi, şu anda Çalışma Piyasası Komitesi üyesi. Öncelikli hedefi ise kadın haklarını korumak ve toplumsal bütünleşmeyi sağlamak.
Kerimi, Rûdaw'a yaptığı açıklamada, göçün doğru bir entegrasyon süreciyle yönetilmesi halinde büyük bir kazanım olabileceğini söylüyor. İsveç'e mülteci olarak gelen insanların bugün sağlık ve sanayi sektörlerinde vergi ödeyerek ülkenin inşasına katkıda bulunduğuna dikkat çeken Kerimi, ancak aynı zamanda "İnsanlar dili öğrenmez ve iş piyasasının dışında kalırsa ekonomik sorunlar ortaya çıkar" ifadelerini kullanıyor.
Kerimi'nin üzerinde önemle durduğu konulardan biri de göçmenlerin ikinci ve üçüncü kuşağından gençlerin kendilerini toplumun dışında hissetmesi.
Kerimi, "Bir çocuk, adı ya da anne-babasının kökeni nedeniyle toplumun dışında olduğunu hissetmemeli. Suçlular onlara ulaşmadan önce okul ve sosyal hizmetler aracılığıyla biz onlara ulaşmalıyız" diyor.
Kürt bir kadın olarak kökeniyle gurur duyduğunu belirten Kerimi, ancak görevinin bütün İsveçlilere hizmet etmek olduğunu vurguluyor. Kürt toplumunun bilinçli seçmenler olarak seçimlere katılmasını isteyen Kerimi, "Çünkü Avrupa ülkelerinde demokrasiye duyulan güven, tüm kesimler kendi seslerini duyurduğunda güçlenir" ifadelerini kullanıyor.

