Erbil (Rûdaw) - Fransa'nın Birleşmiş Milletler (BM) Temsilcisi Jerome Bonnafont, Suriye'deki toplulukların haklarına ilişkin Rûdaw'a yaptığı açıklamada, dilin toplumların kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirterek, Suriye'deki tüm bileşenlerin vatandaşlık haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.
Bonnafont, Rûdaw’a yaptığı açıklamada, Suriye'nin yeni yönetiminin ülkedeki farklı topluluklarla ilişkilerini "diyalog ve müzakere yoluyla, barışçıl ve demokratik yöntemlerle" yeniden tesis etmesi gerektiğini ifade etti.
Suriye'deki Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ve Dürziler dahil olmak üzere tüm toplulukların vatandaşlık haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Bonnafont, "Bize göre, Suriye'nin yeni otoritelerinin şu an yapması gereken şey; diyalog ve müzakere yoluyla, barışçıl ve demokratik yöntemlerle, Suriye devleti ile Suriye toplumunun farklı gruplarına mensup vatandaşlar Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ve Dürziler arasındaki bu ilişkiyi yeniden inşa etmektir. Tüm bu toplulukların vatandaşlık haklarına saygı duyulmalıdır" dedi.
Bonnafont, ana dil meselesine ilişkin ise "Dil, her toplumun kimliğinin en önemli bileşenlerinden biridir" ifadesini kullandı.
Rûdaw'ın soruları ve Bonnafont'un yanıtları
Rûdaw: ben rûdaw medya Grubu’ndan Namo Abdulla. Suriye üzerine bir sorum var. Siz bize ana dilinizde (fransızca) hitap ediyorsunuz. Suriye'deki Kürtler çocuklarının ana dillerini öğrenmesini istiyor. Şam'ın, 10 yılı aşkın süredir yürürlükte olan Kürtçe eğitim sistemini feshetme girişimleri nedeniyle iki gündür protestolar düzenliyorlar. Kürtçe, eğitim dili olmaktan çıkarılıp ingilizce veya herhangi bir yabancı dil gibi okutulmak isteniyor. Kürtlerin talep ettiği ana dilde eğitim çok mu fazla? Fransa'nın bu konudaki tutumu nedir?
Jerome Bonnafont: Güvenlik Konseyi her ay Suriye üzerine toplanıyor ve bu ay da bir toplantı var. Biz her zaman BM'nin bize sunduğu raporlar doğrultusunda bazı hususları dile getiriyor ve meseleleri yakından takip ediyoruz. Biliyorsunuz ki BM'nin şu an sahada büyük bir varlığı var ve bu sayede bize kapsamlı brifingler verebiliyor. Tartışmalarımızın merkezindeki ana konulardan biri ulusal uzlaşıdır.
Bir diğer konu ise, her topluluğa mensup vatandaşların haklarına saygı duyulan yeni bir kurumsal çerçeve ile Suriye'nin yeniden inşasıdır. Bu nedenle, bize göre Suriye'nin yeni yetkililerinin yapması gereken; diyalog ve müzakere yoluyla, barışçıl ve demokratik yollarla devlet ile farklı gruplar (Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ve Dürziler) arasındaki bu ilişkiyi tesis etmektir. Tüm bu toplulukların vatandaşlık haklarına saygı gösterilmelidir.
Bu çerçevede, yeniden inşa edilmekte olan Suriye'de Kürtlerin entegrasyonu meselesini inceliyoruz. Siz dil konusunu gündeme getirdiniz. Dil, her toplumun kimliğinin en temel bileşenlerinden biridir. Siz DSG'nin feshedilmesi veya yeniden orduya dahil edilmesi meselesinden bahsedebilirsiniz. Biz inanıyoruz ki Suriye'nin, halkına şimdiye kadar yaptığından kökten farklı bir şekilde muamele edeceği bir yol mümkündür; bu da yeniden inşayı ileriye taşıyacaktır.


.jpg&w=3840&q=75)
