Erbil(Rûdaw) - ABD ile İran arasındaki savaş sürerken Washington yönetiminin Tahran üzerindeki baskıyı artırmak için izleyebileceği yol konusunda seçeneklerinin daraldığı belirtiliyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) istihbarat biriminden üst düzey bir yetkilinin, askeri uzmanlara gönderdiği e-postada İran’a yönelik “yeni ve yaratıcı” baskı yöntemleri için fikir istemesi dikkat çekti.
CNN’in haberine göre CENTCOM istihbaratından bir subay, geçen çarşamba günü geniş bir askeri uzman grubuna gönderdiği mesajda, “İran’a baskı yapmak ve onu cezalandırmak için yeni ve yaratıcı yollar arıyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir başka kaynak da CENTCOM’un İran’a karşı yürüttüğü stratejileri kapsamlı biçimde gözden geçirdiğini doğruladı.
CENTCOM Sözcüsü Timothy Hawkins ise söz konusu girişimin olağanüstü bir durum olmadığını savundu. Hawkins, Komutanlığın yaratıcı düşünme konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, Amiral Brad Cooper’ın “operasyonel verimliliğin en üst düzeyine ulaşmak” amacıyla farklı rütbe ve mevkilerdeki personelle doğrudan iletişim kurduğunu söyledi.
Trump yeni saldırı kararından geri adım attı
CENTCOM’dan gelen bu çağrı, Trump’ın hafta sonunda İran’a karşı yeni bir saldırı başlatma tehdidinden geri adım atmasının hemen öncesine denk geldi.
Bölge ülkelerinin artan endişeleri ve özellikle Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın Trump’la temas kurarak gerilimin düşürülmesini istemesinin ardından Washington yeni saldırı seçeneğini erteledi.
CNN’in daha önceki yayınlarında da Suudi Arabistan başta olmak üzere Körfez ülkelerinin savaşın bölgeye daha fazla yayılmasından ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik durumundan ciddi kaygı duyduğu aktarılmıştı.
ABD’nin haftalardır İran’ın askeri kapasitesini hedef alan saldırılar düzenlemesine rağmen, Washington ile Tahran arasında kalıcı bir anlaşmaya varıldığına ilişkin henüz net bir işaret bulunmuyor.
Nükleer tesisler Washington için büyük sorun
ABD’nin önündeki en önemli sorunlardan biri ise İran’ın yerin derinliklerine konuşlandırdığı nükleer tesisler.
Konuyla ilgili bilgi sahibi iki kaynak, ABD ordusunun Kleng Dağı ve İran’daki diğer nükleer tesislere yönelik olası operasyonlar için yoğun hazırlık yaptığını belirtiyor. Ancak bu tesislerin derin ve güçlendirilmiş yapılarda bulunması, hava saldırılarının sonuç alma kapasitesini sınırlıyor.
Bu durum Washington’ı daha riskli seçeneklerle karşı karşıya bırakıyor. Ancak Trump’ın şimdiye kadar İran’a kara birlikleri göndermeye sıcak bakmadığı belirtiliyor.
CNN’in daha önceki değerlendirmelerinde de İran’ın dağlık bölgelerdeki tünel ve güçlendirilmiş tesislerinin ABD açısından ciddi bir askeri sorun oluşturduğu aktarılmıştı.
“Göstermelik saldırı” seçeneği gündemde
Bir başka kaynak ise Trump’ın, İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırma hedefini gerçekleştiremeden savaştan “zafer” görüntüsüyle çıkabilmek için daha sınırlı ve sembolik bir saldırı seçeneğini değerlendirdiğini söyledi.
Bu ihtimal, Trump yönetiminin bir yandan savaşın hedeflerine ulaşmak isterken diğer yandan çatışmayı daha geniş ve uzun süreli bir kara savaşına dönüştürmekten kaçınmaya çalıştığı yorumlarını güçlendiriyor.
CNN’deki değerlendirmelerde de Washington’ın İran’a yönelik askeri operasyonlarında bir “çıkış yolu” aradığı, ancak Hürmüz Boğazı’nın durumunun bu seçeneği zorlaştırdığı vurgulanmıştı.
CIA ve Savunma İstihbaratı: Hava saldırıları yeterli olmayabilir
ABD’nin istihbarat kurumları da mevcut bombardımanların İran’ın müzakere pozisyonunu değiştirmeye yetmeyeceği değerlendirmesinde bulunuyor.
CNN’in aktardığına göre hem Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) hem de Savunma İstihbarat Ajansı, mevcut hava saldırılarının Tahran’ı Washington’ın taleplerini kabul etmeye zorlamak açısından sınırlı kaldığı görüşünde.
ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Keane’in geçen ay Kongre üyelerine yaptığı değerlendirmede, “Hava gücünün sınırları vardır ve tüm hedefleri vuramaz” dediği aktarıldı.
Keane ayrıca ABD’nin hava savunma füzesi stoklarının azalmasından duyduğu endişeyi dile getirdi.
Washington’daki bazı yetkililer ise Trump’ın daha önce gündeme getirdiği köprüler, su ve elektrik altyapısına yönelik saldırıların uygulanması halinde sivil kayıpların ciddi biçimde artabileceği uyarısında bulunuyor.
Hürmüz Boğazı savaşın kilit noktası
Savaşın en kritik başlıklarından biri Hürmüz Boğazı olmaya devam ediyor. ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının önemli amaçlarından biri, Tahran’ın boğazdaki ticari gemilere yönelik tehdit kapasitesini azaltmak.
CNN’in yayınlarında da Hürmüz Boğazı’nın savaşın “asimetrik” boyutunda belirleyici bir unsur olduğu ve İran’ın burada ABD açısından ciddi bir stratejik sorun oluşturduğu değerlendirmeleri yer aldı. Washington açısından sorun yalnızca İran’ın askeri kapasitesi değil. İran’ın boğaz üzerinden küresel enerji ticaretini etkileyebilmesi, Körfez ülkelerini de doğrudan savaşın içine çekme riski taşıyor.
Trump’ın seçim vaatleriyle savaşın gerçekliği karşı karşıya
Trump böylece iki zor seçenek arasında sıkışmış görünüyor.
Birinci seçenek, İran’a yönelik operasyonları genişleterek Tahran’ın askeri ve stratejik kapasitesini daha fazla hedef almak. Ancak bu yol, savaşın daha uzun sürmesi ve ABD askerlerinin daha büyük risk altına girmesi anlamına geliyor.
İkinci seçenek ise saldırıları sınırlayıp İran’la bir anlaşmaya ulaşmaya çalışmak. Ancak bu durumda da Trump’ın savaşın hedeflerine ulaşmadan geri adım attığı eleştirileriyle karşılaşması mümkün.
CNN’in önceki yayınlarında da Trump’ın bir yandan İran’a karşı “zafer” söylemini sürdürürken diğer yandan savaşın fiili sonuçlarının bu söylemle örtüşmediğine ilişkin değerlendirmeler yapılmıştı. CENTCOM’un askeri uzmanlardan “yeni ve yaratıcı” fikir istemesi de Washington’ın İran’ı mevcut yöntemlerle istediği noktaya getirmekte zorlandığı ve savaşın bundan sonraki aşaması için yeni seçenekler aradığı şeklinde yorumlanıyor.



