Erbil (Rûdaw) - DEM Parti Mardin Milletvekili Berîtan Güneş, Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kürt dili ve kültürüyle ilgili faaliyetler için bütçe ayırması ve Kürtçeyi korumak amacıyla özel bir müdürlük kurması gerektiğini söyledi. Güneş, ayrıca Kürtçe eserlerin Türkleştirilmesini "insanlık ve hukuk suçu" olarak nitelendirirken, Kürtçenin statüsünün tanınmasının Türkiye'yi zayıflatmayacağını, aksine güçlendireceğini vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesine ilişkin görüşmeler, Kürt dili ve kültürü üzerine tartışmalara sahne oldu.
Türkiye Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un bütçe planını sunmasının ardından Kürt milletvekilleri, asimilasyon politikalarını ve Kürtçenin devlet imkânlarından mahrum bırakılmasını eleştirdi.
DEM Parti Mardin Milletvekili Berîtan Güneş de bütçe görüşmelerinde Türkiye hükümetinin Kürtçeye yönelik yaklaşımını eleştirdi. Komisyon toplantılarının ardından Kürtçeye ilişkin talepleri, yayınevleriyle işbirliği ve Kürt müziğinin karşılaştığı engeller hakkında Rûdaw’dan Ferdi Sak’a özel açıklamalarda bulundu.
"Kürtçeyi koruma müdürlüğü kurulmalı"
Berîtan Güneş, Kürtçenin lehçelerinin karşı karşıya olduğu tehlikeye dikkat çekerek bakanlığın yasal sorumluluğunu yerine getirmesini istedi.
Güneş, şunları söyledi:
"Türkiye'de çok sayıda dil, kültür ve kimlik var. Bakanlık kapılarını bunlara açmalı. Özellikle Kırmanckî ve Kurmancî, UNESCO'nun tehlike altındaki diller listesinde yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı bu dilleri korumak için resmî adımlar atmalı. Önerimiz, bakanlığın kendi bünyesinde bir müdürlük kurması ve dillerin korunması için çalışmasıdır."
Güneş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yüz yıl önce bu coğrafyada bu diller güçlü bir şekilde konuşuluyordu. Bugün yok olma tehlikesinden söz ediliyorsa bunun nedeni asimilasyon politikalarıdır. Bakanlık artık bu politikalardan vazgeçmeli ve demokratik entegrasyonun önünü açmalıdır."
"Bakanlık Kürtçe şarkıları Türkleştiriyor; bu bir insanlık suçudur"
DEM Partili parlamenter, Kürt müziğinin tahrif edilmesine dikkat çekerek devlet kurumlarının uzun yıllardır Kürtçe şarkıları Türkçeye uyarladığını belirtti.
Güneş, şu ifadeleri kullandı:
"En önemli konulardan biri, çok sayıda Kürtçe şarkının bakanlığın ve bakanlığın desteklediği kişilerin eliyle değiştirilerek Türkçe şarkılara dönüştürülmesidir. Üstelik telif hakkından ve bu eserlerin Kürt sahiplerinden hiç söz edilmiyor. Bu, hukuki bir suçtur, resmî bir suçtur ve aynı zamanda insanlık suçudur.
Çok renkli bir coğrafyada yalnızca tek bir rengi ve tek bir dili öne çıkarıp diğerlerini yok sayamazsınız."
Güneş, Kürt yayınevlerinin durumuna da dikkat çekti. Yayınevlerinin büyük ihtiyaçlarına rağmen bakanlığın kendileriyle herhangi bir işbirliği yapmadığını belirten Güneş, Kürt yayınlarının ve kurumlarının desteklenmek yerine baskı ve kapatılma uygulamalarıyla karşı karşıya bırakıldığını söyledi.
"Kürtçe Türkiye için bir tehdit değildir"
Berîtan Güneş, barış süreci ve anadilinde eğitim hakkına ilişkin değerlendirmesinde, barışın temelinin eşit yurttaşlık olduğunu vurguladı.
DEM Partili milletvekili, şöyle konuştu:
"Bir Türk çocuğu kendi anadilinde eğitim alabiliyorsa bir Kürt çocuğu da devlet okullarında kendi anadilinde eğitim alabilmelidir. Bu evrensel bir haktır. Darbe döneminden kalma Anayasa'da kimlikleri yok sayan maddeler bulunuyor. Ancak bir süreç ve barış süreci başlamışken iktidarın ve Türk halkının da Kürtçenin kendileri için bir engel ya da tehdit olmadığını bilmesi gerekiyor. Tam tersine, Kürtçenin kabul edilmesi ve hukuki statüye kavuşturulması Türkiye'nin birliğini ve gücünü daha da pekiştirecektir."


