Haber Merkezi - Diyarbakır Barosu, baroların Kürtçe basın açıklaması yapmasının Anayasa’nın 3’üncü maddesine aykırı olduğu yönündeki iddialara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Bir baronun Kürtçe basın açıklaması yapması, Anayasa'nın 3. maddesinin ihlali değildir” denildi.
Diyarbakır Barosu, baroların Türkçe dışında bir dilde basın açıklaması yapamayacağı yönündeki tartışmalara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, baroların insan haklarını savunma ve koruma görevlerinin bulunduğu, toplumu farklı dillerde bilgilendirmelerinin de bu görev kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Anayasa’nın 3’üncü maddesinin yalnızca Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dilinin Türkçe olduğunu düzenlediğine dikkat çekilen açıklamada, maddenin başka dillerin kamusal alanda kullanılmasını yasaklamadığı vurgulandı.
2001 yılında yapılan anayasa değişikliğiyle düşüncelerin açıklanmasında kanunla yasaklanmış dillerin kullanılmasını engelleyen hükmün kaldırıldığı hatırlatılan açıklamada, Kürtçenin TRT Kurdi, seçmeli dersler ve üniversitelerdeki akademik programlar aracılığıyla da kullanıldığı ifade edildi.
Diyarbakır Barosu, açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
DİL HAKKININ KULLANIMINA YÖNELİK YASAKÇI GİRİŞİMLER KABUL EDİLEMEZ. https://t.co/6wC6q4n1fd
— Diyarbakır Barosu (@Diyarbakirbaro) November 4, 2026
“Bir baronun Kürtçe basın açıklaması yapması, Anayasa'nın 3. maddesinin ihlali değildir. Baroların Kürtçe açıklama yapması ve toplumu kendi dilinde bilgilendirmesi, insan haklarını savunma ve koruma yönündeki kanuni görevleri kapsamında değerlendirilmesi gereken meşru bir faaliyettir.”
Kürtçenin tarihsel olarak yasaklama ve sınırlamalara maruz kaldığına, günümüzde de anadilde eğitim ve kamu hizmetlerine erişim konusunda sorunların sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, dil haklarının ulusal ve uluslararası hukukla güvence altına alındığı belirtildi.
Açıklamada, “Baroların Kürtçe dilinde paylaşım yapamayacaklarını iddia etmek, ülkenin asli kurucu halklarından biri olan Kürtlerin dilinin eski Türkiye özlemi içinde olanlar tarafından bir bütün olarak yasaklanması çabasına delalettir” ifadeleri kullanıldı.
Baro, açıklamasını “Hukukun görevi dilleri susturmak değil, hak ve özgürlükleri güvence altına almaktır” sözleriyle tamamladı.
.webp&w=3840&q=75)


