Ankara (Rûdaw) – DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Yeni Parti’ye yaptıkları ziyaretin ardından Rûdaw’a konuştu. Temelli, Kürt meselesinin demokratik çözümü için silah bırakmanın tek başına yeterli olmadığını belirterek, siyasi katılımın önündeki engellerin kaldırılması ve kapsamlı demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini söyledi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i partisinin genel merkezinde ziyaret etti. Görüşmeye DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli de katıldı.
Ziyaretin ardından Rûdaw’a konuşan Temelli, siyasi partilerle görüşmelerinin devam edeceğini belirterek, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini ve sürecin ilerlemesi için siyasi partilerin inisiyatif alması gerektiğini ifade etti.
“Kürt meselesinin demokratik çözüm zemini oluştu”
Yeni Parti ziyaretinin bir nezaket ziyareti olduğunu belirten Temelli, daha önce DİSK, TMMOB, TTB ve KESK ile de görüştüklerini hatırlattı. Temelli, diğer siyasi partilerle de görüşmeler yapacaklarını söyledi.
Türkiye’de 10 Ağustos’ta çıkarılan yasanın ardından atılması gereken birçok adım bulunduğunu kaydeden Temelli, yasanın önemli eksiklikleri olduğunu ve uygulamadan kaynaklanan sorunların da giderilmesi gerektiğini dile getirdi.
Temelli, şöyle konuştu:
“Geçmiş anlayışlarla, geçmiş siyasi kodlarla, geçmiş yaklaşımlarla artık yol almak mümkün değil. Kürt meselesinin demokratik çözüm zemini oluştu. Bu zemine katkı sunmak, bu zemini canlı tutmak ve siyaset eliyle ciddi bir yapılanmaya dönüştürmek, geçmişten gelen meseleleri aşmak açısından çok önemli.”
Hükümetin sürece yaklaşımını da eleştiren Temelli, meselenin yalnızca silah bırakma çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
“Silah bırakmak bir sonuç. Nasıl ki silahlı mücadele bu meselenin nedeni değil sonucuydu, silah bırakmak da bir sonuç. Esas nedenleri çözebilecek, Kürt meselesinin demokratik çözümünün önündeki engellerle uğraşacak bir anlayışa ihtiyacımız var” dedi.
“Meclis komisyonu güçlü ve kapsayıcı olmalı”
Temelli, sürecin ilerlemesi için Meclis’te kurulması planlanan komisyonun önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
Komisyonun yalnızca taraflar arasında diyalog sağlayan bir yapı olmaması gerektiğini belirten Temelli, Meclis’in etkin çalışmasını ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Temelli, “Biz nitelikli, güçlü, hem üçüncü göz olabilecek ama bununla yetinmeyen, özellikle Meclis’in etkin ve verimli çalışmasını, yasal düzenlemeleri hayata geçirmesini sağlayacak bir komisyona ihtiyaç olduğunu söylüyoruz. Bütün partilerin katılımı bizim için öncelikli” ifadelerini kullandı.
Yeni Parti’nin de komisyon meselesine olumlu yaklaştığını belirten Temelli, ancak partinin komisyona katılıp katılmayacağı konusunda kesin bir değerlendirme yapamayacağını söyledi.
Temelli, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un siyasi partilere yapması beklenen ziyaretlerin de sürecin ilerlemesi açısından önemli olduğunu ifade etti. Kurtulmuş’un partilerle görüşerek komisyonun oluşturulmasına yönelik hazırlık yapmasının beklendiğini kaydetti.
HÜDA PAR ile görüşme konusunda ne dedi?
HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun taraflar arasında aynı yasaya imza atılmasına rağmen görüşme gerçekleştirilememesine ilişkin açıklaması sorulan Temelli, partisinin “ilkesel tutumunun sürdüğünü” belirtti.
Temelli, “Siyaset bugüne kadar birçok bagajla geldi. Bagajlara dönüp yeniden bakıp aynı şeyleri yeniden üretmiyoruz. Ama ilkesel tutumumuzda da kararlıyız. Bu ilkesel tutumumuzun oluşmasına neden olan koşullarda bir değişiklik olmadığı sürece bizim de bunu değerlendirmemiz oldukça zor” dedi.
“Yasa, PKK ve KCK yöneticilerinin durumuna yanıt vermiyor”
PKK ve KCK yöneticilerinin durumu ile geri dönüş sürecine ilişkin soruyu yanıtlayan Temelli, çıkarılan yasanın en önemli eksikliklerinden birinin kapsayıcı olmaması olduğunu söyledi.
Yasanın PKK ve KCK yöneticilerinin geleceğine ilişkin açık bir yanıt içermediğini belirten Temelli, düzenlemenin yalnızca silah bırakmayla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.
Temelli, şu değerlendirmede bulundu:
“Bu yasadan yararlanan insanlar demokratik siyasetin içinde olmalı. Kürt meselesinin demokratik çözümünü konuşuyoruz. O zaman bütün aktörlerin bu demokratik çözüm sürecinin içinde var olması gerekir. Siyasete katılma haklarının sağlanması gerekir. Siyaset yapmanın önündeki engellerin bulunduğu bir yerde demokratik siyasetten ve Kürt meselesinin demokratik çözümünden bahsedemezsiniz.”
Yasanın eksikliklerinin bir an önce giderilmesi gerektiğini belirten Temelli, düzenlemeden yararlanacak kişilerin yalnızca silah bırakmayla sınırlı haklara değil, daha geniş siyasi, sivil ve ekonomik haklara da sahip olması gerektiğini söyledi.
“Kayyumlar duruyor, AİHM kararları uygulanmıyor”
Demokratikleşme kapsamında atılması gereken adımlara da değinen Temelli; kayyum uygulamalarının sürmesini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmamasını, anadilinde eğitim ve kamu hizmetlerinden anadilinde yararlanma hakkını gündeme getirdi.
Yerel demokrasinin ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Temelli, bu alanlarda bazı adımların atılması için yeni yasalara ihtiyaç olmadığını ifade etti.
Temelli, “Siyasal haklar, sosyal haklar ve iktisadi haklar olarak bütünlüklü baktığınızda atılması gereken çok adım var. Yapılması gereken çok iş var. Peki bir şey yapılıyor mu? Yapılmıyor. Bu meselelerin hepsi adeta bir bekleme odasına alınmış durumda” diye konuştu.
Süreç kapsamında atılacak adımların, yasanın uygulanmasına ilişkin prosedürlerin tamamlanmasına ve Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararına bağlanmasının ilerlemeyi yavaşlattığını savunan Temelli, demokratikleşme adımlarının atılmasının mevcut açmazın aşılması açısından önemli olduğunu söyledi.
Temelli, toplumun demokratikleşme konusunda beklentileri bulunduğunu belirterek, bu beklentilerin karşılanmasını umduğunu dile getirdi.


