Haber Merkezi – TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "'Ya silah bırakmazlarsa' gibi birtakım endişeler zaman zaman gündeme geldi vatandaşlarımızın nezdinde. Öyle bir şey yok. Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen bu yasa uygulamaya konulmayacaktır. Burada devlet olarak kendimizi, milletimizi garanti altına aldık. Sigortalarını yasanın içerisine yerleştirmiş olduk" ifadelerini kullandı.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Parlamento Başkanları Konferansı için bulunduğu İtalya'da, Türkiye'nin Roma Büyükelçiliğindeki "Türk Toplumuyla Buluşma" programına katıldı.
Türkiye ile İtalya arasında özellikle son yıllarda pozitif bir gündem olduğunu belirten Kurtulmuş, "İlişkilerimiz sürekli olarak bu istikamette gelişmektedir. Her alanda; savunma sanayisinden ticarete kadar, eğitim alanında, kültürel alanda her alanda büyük bir ivme kazanmış durumdayız. Her iki ülkenin siyasi liderleri Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve İtalya'nın Sayın Başbakanı Meloni gerçekten bu ivmenin daha da yukarıya gitmesi için gayretle çalışmalarına devam ediyorlar." ifadelerini kullandı.
"Terörsüz Türkiye millî önceliğimiz"
“Bu dönem içerisinde Türkiye'nin kendi iç sorunlarını çözmesinin, Türkiye'nin kendi problemlerini bir şekilde geride bırakmasının her bakımdan en önemli zorunluluklardan biri olduğuna” dikkati çeken Kurtulmuş, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Bu çerçevede, 2 yıl önce başlatılan Terörsüz Türkiye meselesi, tam da bu çerçevede ele alınmış olan millî bir önceliğimizdir.
Böylece Türkiye'nin, bakın, Cumhuriyetimizin ilk asrını geride bıraktık. Bu ilk asrımızın içerisinde nice zorluklar gördük, nice güzellikler gördük, nice başarılar elde ettik; fevkalade büyük bedeller ödediğimiz dönemler oldu. Ama herhâlde hepimiz ittifak ederiz ki Cumhuriyetimizin ilk döneminin en yakıcı sorunu, en zor meselesi terör meselesiydi. Bu 100 yılın neredeyse 50 yılı terörle uğraştık. Emperyalist güçler 1 asır evvel Osmanlı Cihan Devletini dağıttıktan sonra bu coğrafyada bir de halkların arasına vekâlet örgütleri olarak kullandıkları örgütler, terör grupları vasıtasıyla fitne fesat sokmaya çalıştılar. Neredeyse bölgenin bütün ülkeleri, terör örgütlerinin eylemlerinden birinci derecede etkilendi. Türkiye de bunların hiç kuşkusuz başında geliyor. Bu süre içerisinde on binlerce insanımız öldü. Binlerce genç evladımız şehit oldu. Türkiye en mütevazı hesaplamalarla 2 trilyon doların üzerinde büyük bir bedel ödedi.
Şimdi devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelerek, bu sorunun çözülebilmesi için kararlılıkla yol aldık.
Çok şükür, geçtiğimiz sene 2025'in yaz aylarından itibaren önce TBMM bünyesinde bir komisyon kurularak, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu marifetiyle partilerimizin hemen hemen tamamının uzlaştığı bir rapor yol haritası olarak ortaya konuldu. 50 kişilik milletvekili grubunun, bütün siyasi partilerin temsilcilerinin olduğu grubun 47'si bu rapora oy verdi ve Türkiye'de demokrasi tarihinde görülmemiş bir ittifakla böylesine zor, böylesine önemli, böylesine yakıcı bir konuda bir çözüm teklifi ortaya konuldu. Ardından da bildiğiniz gibi bu sene 10 Ağustos tarihinde Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Pekiştirilmesi ile İlgili Kanun Meclis'te 467 milletvekilinin oyuyla kabul edildi."
"Bu yüksek ittifak, Türkiye demokrasisi bakımından bir ilk"
"Bu kadar yüksek bir ittifak, TBMM bakımından, Türkiye demokrasisi bakımından bir ilktir. Milletimiz artık bu sorunun çözülmesi, terörün geride kalması için siyaseti görevlendirdi. Siyaset bu görevini fevkalade güçlü bir şekilde layıkıyla yerine getirdi ve şimdi bunun sonuçlarını elde etmeye inşallah gayret ediyoruz, çalışıyoruz. Tabii ki meselenin ilk adımı, terör örgütünün kendisini feshetmesi ve artık silahsızlanma sürecinin başlamasıdır. Bununla ilgili adımların da atılmakta olduğunu görüyoruz. Sizler de takip ediyorsunuz. Mağaraların boşaltılması, silahların terk edilmesi, silahların bırakılmasıyla ilgili süreç kendi yolunda devam ediyor. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşan bir heyet vasıtasıyla da sürecin nasıl ilerlediği, ne şekilde geliştiği kurul vasıtasıyla tek tek dosya üzerinde de bu süreç değerlendirilerek inşallah bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ardından da önümüzdeki günlerde TBMM bünyesinde yine grubu olan partilerin tamamının katılımını sağlayacak bir teklifle yeni bir izleme kurulu da TBMM'de oluşturacağız.
Dünyadaki bütün çatışma çözümleri örneğinde, yani terör örgütleri ile devletler müzakere ettiklerinde mutlaka bir üçüncü göz oluyor. Yani ya başka bir devlet ya da birtakım uluslararası kuruluşlar bu sürece müdahil oluyorlar.
Bu sürecin en önemli özelliklerinden birisi, bu tamamıyla millî bir süreçtir, hiçbir dış gücün buraya müdahale etmesine müsaade edilmemiştir. Herhangi bir göz olacaksa bu başka birileri tarafından oluşturulan üçüncü göz değil, bizzat millet adına duruma vaziyet edecek olan TBMM'dir. Bu özelliğiyle Türkiye Modeli adını da verdiğimiz bu model, gerçekten güzel bir şekilde şimdiye kadar işletildi. Ümit ederim, en kısa zamanda terör bütün unsurlarıyla ve bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılmış olur."
"Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen yasa uygulamaya konulmayacak"
Kurtulmuş, üç sigortayı yasanın içine yerleştirdiklerini kaydederek örgütün silahlarını bırakması ve kendisini feshettiğinin anlaşılmasının güvenlik birimlerince tespiti ve Millî Güvenlik Kurulunun bunu teyit etmesinin birinci sigorta olduğunu söyledi.
İkinci sigortanın Cumhurbaşkanı Yardımcısı'nın başkanlığında bakanlıkların ve üst düzey devlet kurumlarının katılımıyla oluşan işleyişten sorumlu kurul olduğunu belirten Kurtulmuş, Meclis'te oluşturulacak izleme komisyonunun üçüncü sigorta olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, "'Ya silah bırakmazlarsa' gibi birtakım endişeler zaman zaman gündeme geldi vatandaşlarımızın nezdinde. Öyle bir şey yok. Silah bırakmazlarsa zaten kabul edilen bu yasa uygulamaya konulmayacaktır. Burada devlet olarak kendimizi, milletimizi garanti altına aldık. Sigortalarını yasanın içerisine yerleştirmiş olduk" dedi.
Bu sürecin sadece bir yasa, bir örgütle ilgili bir mesele olmadığını, bölgenin derlenip toparlanmasıyla ilgili de önemli ve tarihi bir adım olduğunu kaydeden Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye sadece Türkiye'nin sınırlarıyla ilgili bir mesele değil; daha şimdiden bölge ülkelerine, hem Suriye hem Irak hem diğer ülkelere olumlu etkilerini gördüğümüz bir süreci başlatmıştır. Ümit ediyoruz ki Terörsüz Türkiye sürecinin gelişmesiyle birlikte terörsüz bölge dediğimiz husus da gerçekleşecek ve hem kardeşimiz, dostumuz Irak'ta hem de Suriye'de silahlı gruplar, milis gruplar tamamıyla devre dışı kalarak sadece devlet otoritesinin elinde silahın olduğu bir yapılanmaya doğru hızla gidilecektir. Bu çerçevede, Suriye'de PYD, YPG'nin hızlı bir şekilde sisteme entegrasyonu umut verici bir durumdur. Önümüzdeki günlerde de ümit ediyoruz ki Irak'ta milis güçlerin silahsızlandırılmasıyla ilgili süreç ortaya çıkacaktır" değerlendirmesini yaptı.


.jpg&w=3840&q=75)
