Haber Merkezi - Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Muğla’da partinin açıklama yaptığı alanın sirkeli su ve Arap sabunuyla yıkanması talimatını verdiği belirtilen Yeniden Refah Partisi (YRP) Muğla İl Başkanı Fatih Salih Mehmet Kocabıyık hakkında suç duyurusunda bulundu.
DEM Parti’nin avukatları tarafından Ankara Nöbetçi Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde Kocabıyık’a hakaret, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama ile nefret ve ayrımcılık suçlamaları yöneltildi.
Dilekçede ayrıca savcılığın resen tespit edeceği diğer suçlar bakımından da soruşturma yürütülmesi talep edildi.
“Burayı 40 gün boyunca yıkayacağız”
Suç duyurusuna konu olan olay, DEM Parti’nin Muğla’da Abdullah Öcalan’la ilgili yaptığı açıklamanın ardından yaşandı.
Dilekçede aktarıldığına göre YRP Muğla İl Başkanı Fatih Salih Mehmet Kocabıyık, partinin açıklama yaptığı alanın temizlenmesi için teşkilatına talimat verdiğini belirterek, “Teşkilatıma talimat verdim. Burayı 40 gün boyunca sirkeli su ve Arap sabunuyla yıkayacağız. Temizlemek ancak bu şekilde mümkün olur” dedi.
Dilekçede, talimatın ardından teşkilat mensuplarının alanı sirkeli suyla yıkadığı ve eyleme ilişkin fotoğraf ve görüntülerin basın ve sosyal medya üzerinden paylaşıldığı ifade edildi.
“Kürt kimliği ve siyasi hareket alenen aşağılandı”
DEM Parti’nin suç duyurusu dilekçesinde, alanın “kirli” olarak nitelendirilip yıkanmasının yalnızca sembolik bir eylem olmadığı savunuldu.
Dilekçede, söz konusu eylemin DEM Parti’yi, partinin yöneticilerini, üyelerini ve destekçilerini hedef aldığı belirtilerek, bunun Kürt kimliği ve Kürt siyasi hareketini aşağılama niteliği taşıdığı ileri sürüldü.
Başvuruda, eylemin Türk Ceza Kanunu’nun 125’inci maddesinde düzenlenen hakaret suçu kapsamında değerlendirilmesi istendi. Ayrıca eylemin kamuya açık biçimde gerçekleştirilmesi ve fotoğraflarla yaygınlaştırılması nedeniyle aleniyet unsuruna dikkat çekildi.
Dilekçede, Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi kapsamında halkın bir kesimini aşağılama ve kin ve düşmanlığa tahrik suçlarının da oluştuğu savunuldu. Alanın “kirli” ilan edilerek yıkatılmasının, toplumun bir kesimine karşı dışlama ve düşmanlık duygularını güçlendirmeye elverişli olduğu öne sürüldü.
İfade ve siyasi hakların engellenmesi yönünden de inceleme talebi
DEM Parti’nin başvurusunda, Kocabıyık’ın eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun nefret ve ayrımcılığı düzenleyen 122’nci maddesi kapsamında da değerlendirilmesi istendi.
Dilekçede ayrıca, partinin açıklama yaptığı alanın hedef alınmasının ifade ve örgütlenme özgürlüğüyle bağlantılı olduğu belirtilerek, eylemin düşünce ve kanaat özgürlüğünün kullanılmasını engelleme ile siyasi hakların kullanımının engellenmesi suçları bakımından da incelenmesi talep edildi.
“Barış sürecine zarar verebilir”
Suç duyurusu dilekçesinde, olayın Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum süreci açısından da değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Bir siyasi parti yöneticisinin başka bir siyasi hareketi ve onun temsil ettiği toplumsal kesimi “kirlilik” imgesiyle damgalamasının toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği öne sürüldü.
Başvuruda, eylemin planlı biçimde gerçekleştirildiği, talimatın uygulanmasının görüntülendiği ve kamuoyuna duyurulduğu belirtilerek etkili bir soruşturma yürütülmesi istendi.
DEM Parti’nin avukatları, Kocabıyık’ın yanı sıra talimatı uyguladığı belirtilen ve kimlikleri görüntüler üzerinden tespit edilebilecek diğer kişiler hakkında da soruşturma yürütülmesini ve suçlamalar yönünden cezalandırma talebiyle iddianame hazırlanmasını talep etti.



