Erbil (Rûdaw)- Türkiye’de yeni eğitim-öğretim yılının başlamasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen, seçmeli Kürtçe dersini tercih eden 86 bini aşkın öğrenciye ders kitapları hâlâ ulaştırılmadı.
16 ildeki 321 okulda derslerin fotokopi kâğıtlarıyla işlendiği belirtilirken; sendika ve sivil toplum temsilcileri, yaşanan gecikmeye ve öğretmen açığına tepki gösterdi.
Okulların açılmasının üzerinden bir aydan fazla zaman geçmesine karşın, ortaokullarda seçmeli Kürtçe (Kurmanci ve Zazaki) dersini seçen öğrencilerin kitap sorunu çözülemedi.
16 ilde 321 okul mağdur
Memur-Sen Diyarbakır Şubesi Kürtçe Eğitim Komisyonu Başkanı Hüdai Morsunbül, konuya ilişkin Rûdaw’a yaptığı açıklamada, yeni dönemde Türkiye genelinde 86 bin 64 öğrencinin Kürtçe dersini seçtiğini kaydetti.
Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) ihmali sebebiyle 16 ildeki 321 okulda ciddi mağduriyet yaşandığını vurgulayan Morsunbül, "Şu ana kadar öğrencilerin eline çok az sayıda kitap ulaştı. Öğrenciler kendi imkânlarıyla çıkardıkları fotokopi kâğıtları üzerinden ders işlemek zorunda bırakılıyor. Bu durum 15 yıldır devam eden kronik bir eksiklik ve ilgisizlik tablosudur" dedi.
Bakanlığı’n "karekod" gerekçesine tepki
MEB yetkilileriyle yaptıkları görüşmelerde gecikmenin gerekçesi olarak kitaplardaki karekod okuma sistemindeki teknik bir arızanın gösterildiğini belirten Morsunbül, bu açıklamanın tatmin edici olmadığını söyledi:
"Diğer branşlara ait ders kitaplarındaki karekod sorunları ilk iki hafta içinde hızla çözülüp dağıtım tamamlandı. Ancak aradan bir ay geçmesine rağmen 14 ile tek bir Kürtçe ders kitabı dahi gönderilmedi. Yalnızca Diyarbakır ve Muş’a sembolik düzeyde az sayıda kitap ulaştı."
344 öğretmen lazım, görevde sadece 153 öğretmen var
Kitap yetersizliğinin yanı sıra en büyük yapısal engelin öğretmen açığı olduğuna dikkat çeken Morsunbül, 86 bini aşkın öğrenciye karşılık sahada yalnızca 153 kadrolu Kürtçe öğretmeninin bulunduğunu aktardı.
Norm kadro ihtiyacının en az 344 olduğunu ifade eden Morsunbül, mevcut öğretmenlerin haftalık ders yükünü karşılayabilmek için iki ya da üç farklı okul arasında mekik dokuduğunu belirtti.
Morsunbül, sorunun çözümü için eğitim alanında örgütlü diğer sendikalara da ortak hareket etme çağrısında bulundu.
"Kürtçe zorunlu ders statüsüne alınmalı"
Öte yandan Kürtçe Dil Hareketi Derneği (HEZ-KURD) Kurucusu Suphi Özgen ise Cumhurbaşkanlığı’na, MEB’e ve siyasi partilere çağrıda bulunarak ders kitaplarının ivedilikle okullara ulaştırılmasını istedi.
İstanbul'un Esenyurt ilçesinde yürüttükleri çalışmalarla binden fazla öğrencinin Kürtçe dersini seçtiğini hatırlatan Özgen, kitap yokluğu yüzünden bu okullarda derslerin henüz başlatılamadığını aktardı.
Özgen, seçmeli ders statüsünün idari engellere açık ve kırılgan bir yapıda olduğunu söyleyerek, Kürtçe dersinin tüm Türkiye’de zorunlu ders kapsamına alınması gerektiğini ifade etti.
Kürtçe 2012'den bu yana seçmeli ders
Kürtçe, Eylül 2012'de hayata geçirilen "demokratikleşme paketi" doğrultusunda, MEB bünyesindeki ortaokulların 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında "Yaşayan Diller ve Lehçeler" başlığı altında haftada 2 saat seçmeli ders olarak müfredata dahil edilmişti.
Mevzuata göre bir okulda sınıf açılabilmesi için en az 10 öğrencinin aynı dersi talep etmesi şartı aranıyor.

