Haber Merkezi - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, PKK bağlantılı YBŞ'nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir sürecin başlayacağını belirterek, "Böylece Sincar Dağı, Irak Devleti'nin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye'nin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır” dedi.
Çelik, AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti'ye katılmasına ilişkin Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir'imiz çok daha güçlü hizmetlerle merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyilikle, iyi hizmetlerle bakacak" diye konuştu.
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Bekir Bozdağ'ın TBMM Başkanvekilliği görevini sağlık sorunları sebebiyle bıraktığını bildiren Çelik, Bozdağ'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdirleriyle Genel Başkan Danışmanı olarak atandığını açıkladı.
Çerçeve yasa süreci
Çözüm sürecine ilişkin Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Terörsüz Türkiye süreciyle ilgili olarak kurulan kurul, komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor” dedi.
Sürecin, Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler olduğunu dile getiren Çelik, zaman zaman bazı örgüt mensuplarının "Çerçeve Yasa'nın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığına" ilişkin söylemlerinin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılanmalarının faaliyetlerine son vermesi ve mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmalarının Çerçeve Yasa'nın uygulanmasının gerekli şartı olduğunun altını çizen Çelik, "Bölgesel gelişmeler açısından ne kadar doğru bir tutum alındığı ortadadır. O yüzden doğru bir şekilde enforme etmek ve buna uygun bir dilin bütün siyasi partiler, sivil toplum örgütleri tarafından kullanılması son derece önemlidir" ifadelerini kullandı
Şengal’deki gelişmeler
Suriye'de DSG'nin kendisini feshetmesinden sonra ortaya çıkan tablonun, sürecin kazanımlarından biri olduğunu dile getiren Ömer Çelik, ikinci kazanımın ise Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin 11 Eylül'de yaptığı açıklama olduğunu ifade etti.
Çelik, PKK bağlantılı YBŞ'nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir sürecin başlayacağını belirterek, "Böylece Sincar Dağı, Irak Devleti'nin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye'nin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır” diye konuştu.
Merkezi Irak yönetiminin Şengal’de kontrolü sağlamasının arkasından, 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan'ın kademeli olarak Türkiye tarafından Irak güçlerine devredilmesinin öngörüldüğünü kaydeden Çelik, şöyle devam etti:
"Oraya girişimizin belli sebepleri vardır. O sebeplerden bir tanesi o zamanki Merkezi Irak hükümetinin Türkiye'ye dönük bu terör saldırılarını engelleyememesiydi. Şimdi Türkiye-Irak mutabakatı kapsamında eğer Sincar'ın kontrolü, Merkezi Irak yönetimine geçerse burada bir çalışma yapılıyor, Başika-Zilkan Kampı'nın da Merkezi Irak yönetimine devredilmesiyle ilgili bir çalışma yapılıyor, bununla ilgili bir öngörü oluşturulmaya çalışılıyor. O tabii bütün bu gelişmelere ve bunun Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge sürecinin bu bahsettiğim Irak'taki yansımalarına göre gerçekleşecek bir meseledir."
Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın, TBMM Genel Kurulu'nda, Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları hakkında hükümet adına bilgi verdiğine de değinen Çelik, bütün kurumların görev alanlarıyla ilgili olarak, yasal boşluklar dahil olmak üzere bütün bu sürecin tüm boyutlarını ortaya çıkardıklarını söyledi.
Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Fon Koordinasyon Kurulu çalışmaları yürütürken aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasp edilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış, devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Haksızlığa uğrayanların mağduriyetinin telafisi için atılacak adımlarla ilgili bir eylem planı ortaya çıkmıştır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme, kaç maddelik bir düzenleme gerekiyorsa onun da yüce Meclis'e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır."
“Cumhurbaşkanımızın Suriye'ye gitme arzusu var”
Ömer Çelik, bir gazetecinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Suriye'ye yapması planlanan ziyarete ilişkin takvimi sorması üzerine, "Cumhurbaşkanımızın Suriye'ye gitme arzusu var. Suriye ile koordine edilecek bir konu. Bu konu üzerinde çalışılıyor, fakat tarih henüz kesinleşmedi" ifadelerini kullandı.
“NATO ve diğer yerlere alternatif bir işlevi yok"
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın ne zaman Meclis’e getirileceğine ilişkin soru üzerine Çelik, sürecin olgunlaştığını, anlaşmanın hayata geçmesi için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderileceğini söyledi.
Anlaşmanın bölgesel barış projesi olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Bunun herhangi bir şekilde ittifak üyesi olduğumuz NATO ve diğer yerlere alternatif bir işlevi yok. Tam tersine bölgesel barış ve küresel barışın korunması ve bu noktada üstlendiğimiz rollerle ilgili tamamlayıcı bir fonksiyonu var. Başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar kendi ilkeleri ve prensipleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşülerek zaman içerisinde olgunlaşır. Hemen bugün, yarın şu ülke katılacak, iki ay sonra şu ülke katılacak diye bir şey yok ama bunun bölgesel barış açısından bütün ülkelere açık olduğu net bir şekilde ifade edilmiş oldu."
“Cumhur İttifakı'nın adayı Erdoğan’dır”
Bir gazetecinin "MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan seçimlerde yeniden adayımız' demişti. MYK'da bu konu değerlendirildi mi?" sorusu üzerine, Çelik, bu konudaki güçlü vurgusu dolayısıyla Bahçeli'ye teşekkür etti.
Cumhur İttifakı'nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğunu ifade eden Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:
"MYK'da bunu daha önce de görüştük. Cumhurbaşkanımızın şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyeti var. O sebeple MYK ve MKYK üyelerinin, Bakanlar Kurulundaki arkadaşlarımızın ve tüm teşkilatlarımızın ortak kanaatinin ittifakla bu olduğunu kendilerine arz ettik. Arkadaşlarımız da bunu alkışlarla onayladılar yakın zamanda yaptığımız bir toplantıda. Bu, bizim davamız, şuurumuz ve AK Parti'liliğimiz açısından kesin bir hükümdür. Hani denir ya değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Bizim açımızdan Cumhurbaşkanımızın adaylığı böyle bir değere, böyle bir kıymete sahiptir. Etrafımızdaki bütün gelişmeleri size özetlemeye çalışıyoruz. Bütün bunların içerisinde Cumhurbaşkanımızın liderliğinin ne kadar kıymetli olduğu bu bakımdan da görülüyor. O yüzden Sayın Bahçeli'ye de bu açıklamaları için bir kere daha buradan şükranlarımızı sunuyor, saygılarımızı iletiyoruz."
“Ellerinde varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler"
Çelik, fon iddialarına ilişkin, "Ellerinde birilerinin makamı, unvanı ve kimliği ne olursa olsun varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adliyeye başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Elinde bilgi belge olan Adalet Bakanlığına da Maliye Bakanlığına da göndersin. Ama bu meseleler siyasi linç kampanyalarıyla siyasi himaye tartışmaları arasında gitmez. Burada ilkelerin işletilmesi lazım. Konu bu vurgunculukla, sahtekarlıkla ilgili. Onun ötesinde buradan bir siyasi operasyon çıkarmaya çalışıyorlarsa bu bize işlemez” açıklamasını yaptı.



