Haber Merkezi - Gezi Parkı davası kapsamında 2022'de tutuklanan ve 14 Mayıs 2023 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi'nden Hatay milletvekili seçilen Can Atalay açlık grevine başladığını duyurdu.
Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nde bulunan Can Atalay, Meclis’in yeni yasama yılının başladığı bugün 24 saatlik açlık grevine başladığını açıkladı.
Atalay, kamuoyuna yönelik X mesajında, aralarında kendisinin de bulunduğu çok sayıda siyasetçi, gazeteci ve sanatçının “siyasi tutumları nedeniyle” cezaevinde tutulduğunu söyledi.
“Susmayacağım” diyen Atalay, Hatay halkı tarafından seçildiğini belirterek, milletvekilliği görevinden vazgeçmeyeceğini ifade etti.
Atalay, açıklamasında “Artık bıçak kemiğe dayanmıştır” ifadelerini kullanarak, Meclis’in açıldığı gün açlık grevine başlama kararını duyurdu.
“Anayasa’ya uyulması için çağrı”
24 saatlik eyleminin, Hatay halkının temsil hakkının yeniden tesis edilmesi ve toplumun farklı kesimlerinin sesinin duyulması amacı taşıdığını belirten Atalay, aynı zamanda Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve milletvekilliği görevini yapmasının önündeki engellerin kaldırılması çağrısında bulundu.
Atalay, ülkenin sorunlarını kendi sorunu olarak gören herkesi sesini yükseltmeye çağırarak, “Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız” ifadelerini kullandı.
Can Atalay’ın açıklaması şöyle:
“Sevgili yurttaşlar,
Aralarında benim de olduğum yüzlerce seçilmiş, siyasetçiler, gazeteciler, sanatçılar sadece siyasi tutumları nedeniyle, haksız hukuksuz biçimde cezaevlerinde tutuluyor.
Bizden tüm yaşananlara razı olmamız, olan biteni talihsizlik sayıp susmamız bekleniyor.
Susmayacağım. Hatay halkı beni, kendisi adına söz söylemem ve hesap sormam için seçti. O görevden vazgeçmeyeceğim.
Artık bıçak kemiğe dayanmıştır.
Meclis’in açıldığı bugün, Hatay halkının gasp edilen temsil hakkını ve emekçilerin, yoksulların, bilcümle halkımızın, adalete aç olanların duyulmayan sesini duyurmak için 24 saatlik açlık grevine başlıyorum.
Bu aynı zamanda, Anayasa’ya uyulması, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması ve görevimi yapmamın önündeki engelin kaldırılması için bir çağrıdır.
Ülkenin sorunlarını kendi sorunu bilen herkesi sesini yükseltmeye çağırıyorum. Bizi kendimizden başkası kurtarmayacak. Haklarımızı, ülkemizi ve geleceğimizi birlikte kazanacağız.”

