Erbil (Rûdaw) - İsveç’teki Kürt milletvekili Gurgîn Bakırcıoğlu, parlamenterlerin yemin törenine geleneksel Kürt kıyafetleriyle katıldı.
Gazeteci ve aktivist olan Gurgîn Bakırcıoğlu, Yeşiller Partisi’nden (Miljöpartiet) milletvekili seçilmişti.
Bakırcıoğlu aynı zamanda Kürt yazar ve dilbilimci Reşo Zilan’ın oğlu.
Stockholm bölgesinden seçilen Bakırcıoğlu, Riksdag’da (İsveç Parlamentosu) görevine resmen başladı.
“Bugün bizim ailemizden çok daha büyük bir gün”
Yemin törenine annesiyle katılan Bakırcıoğlu, sosyal medya hesabından fotoğraflar paylaşarak ailesinin göç hikayesini ve İsveç Parlamentosu’na seçilme sürecini anlatan bir yazı kaleme aldı.
Bakırcıoğlu paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“Bazı insanlar babalarından eski bir telefon rehberini ve şu cümleyi miras alır: ‘Ona bir telefon aç, senin işini halleder.’ Bazıları ise annelerinden incinmiş huylar miras alır ve patronları onları sömürdüğünde suskun kalmaları gerektiğini öğrenir. Annem kraliçeyi son gördüğünde, İsveççe dil kursu olan SFI’ye gidiyordu. Bugün ise oğlunun elinden tutarak parlamentonun açılışına katıldı.
Ben de tüm hayatlarını geride bırakıp buraya gelen ve sıfırdan başlamak zorunda kalan o aileleri düşündüm. Onlar temizlik işlerinde çalıştılar, taksi şoförlüğü yaptılar, pizzacılarda ter döktüler ve geceleri mesaiye kaldılar. Bir yandan İsveççe öğrenmeye, yeni bir ülkeyi tanımaya ve kiralarını ödemeye çalıştılar.
Benim ailem de o ailelerden biriydi.
Babam Kürdistan’dan siyasi mülteci olarak geldi. Annem ise hiçbir sermayesi, özel bağlantıları ve işlerini tek telefonla halledebilecek hiç kimsesi olmadan hayata sıfırdan başladı.
Yine de çoğu zaman özgeçmişlerindeki (CV) isimleri yüzünden elenen, toplumsal tartışmalarda şüpheyle bakılan ve kararların alındığı salonlarda pek nadir görülenler de hep bu insanlardı.
Babamın anısına Kuzey Kürdistan’ın geleneksel kıyafetlerini giydim; ancak bugün bizim ailemizden çok daha büyük bir anlama sahip.
Bu gün, İsveç’i ayakta tutan ancak böylesi anların karelerinde çoğunlukla yer bulamayan herkesin günüydü.
Artık o insanların çocuklarının kararların alındığı mekanlarda daha fazla söz ve karar hakkına sahip olması gerekiyor.”


