Van (Rûdaw) – Kadim Aşiretler Federasyonu (KAF) tarafından Van’da “Kadim Kardeşlik, Milli İrade ve Terörsüz Türkiye Çalıştayı” düzenlendi. 1000’in üzerinde kişinin katıldığı çalıştayda, bölgenin kanaat önderleri ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Çalıştayda Türkiye’de devam eden çözüm süreci, Kürtçe, toplumsal bütünleşme, aşiretlerin rolü, koruculuk sistemi, gençler ve kadınların yanı sıra aile yapısına ilişkin konular ele alındı. Çalıştayın sonunda federasyon tarafından 10 maddelik sonuç bildirgesi yayımlandı.
Kadim Aşiretler Federasyonu’nun 27 Eylül 2026’da Van Uygulama Oteli’nde düzenlediği çalıştaya, bölge illerinden aşiret temsilcileri, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin yanı sıra Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal da katıldı.
Federasyonun açıklamasına göre, 1000’in üzerinde kişinin katıldığı program, protokol konuşmalarının ardından açılış paneli ve 135 kanaat önderinin katıldığı yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti.
Çalıştayın ana gündemini Türkiye’de “Terörsüz Türkiye” diye adlandırılan çözüm sürecinin toplumsal ve yerel boyutu, birlik ve beraberlik, Kürtçe, kültürel haklar, gençlerin geleceği ve bölgesel sorunlar oluşturdu.
Ahmet Özal: Babam bugünleri görseydi çok mutlu olurdu
Çalıştayda konuşan Ahmet Özal, babası ve Türkiye’nin 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Türkiye’nin sorunlarının çözümü konusunda attığı adımlara değindi.
Ahmet Özal, Turgut Özal’ın özellikle terör sorununun çözümü için önemli çaba harcadığını belirterek, babasının bugünleri görebilseydi çok mutlu olacağını söyledi.
Ahmet Özal’ın konuşmasında Turgut Özal’ın Kürt meselesinin çözümü konusunda üstlendiği sorumluluk ve geçmişte yürüttüğü girişimler öne çıktı. Çalıştayda Ahmet Özal’ın yanı sıra bölgeden çok sayıda kanaat önderi ve STK temsilcisi de yer aldı.
Baha Mutlu: “Silahların susması özgürlük ortamının önünü açacak”
Kürt Milli Platformu Sözcüsü Baha Mutlu, konuşmasında toplumsal barış, adalet ve ortak geleceğin inşası için şiddetin sona ermesi gerektiğini belirtti.
Son 50 yılda bölgede yaşananlara dikkat çeken Mutlu, “Bu kadim toprakların son 50 yılda gördüğü kan, irin ve zulmün yerini arzu ettiğimiz silahsızlanma ve şiddetin son bulduğu bir geleceğin almasını temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.
“Kürtlerin demokratik talepleri anayasal güvenceye alınmalı”
Mutlu, şiddetten arındırılmış ve evrensel hukukun egemen olduğu bir ortamın siyasi ve düşünsel özgürlüklerin gelişmesine imkan sağlayacağını belirtti.
“Özgürlük ortamı beraberinde huzur getirir” diyen Mutlu, Kürtlerin demokratik taleplerinin çözümü ertelenmemesi gereken konular arasında olduğunu söyledi.
Mutlu, “Kürtler bu coğrafyanın kadim bir milletidir. Millet olmaktan kaynaklı olarak kendi dilinde eğitim görme, kendi coğrafyasında yönetim ve kendi tarihsel birliğini koruma refleksine sahiptirler” dedi.
Kürtlerin bu yöndeki taleplerinin demokratik bir sistem içerisinde yabancılaşma veya karşılaşma nedeni olarak görülmemesi gerektiğini belirten Mutlu, söz konusu taleplerin anayasal güvence altına alınması ve güçlü bir hukuki altyapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
“Entegrasyon asimilasyon anlamına gelmemeli”
Kürt Milli Platformu Sözcüsü Baha Mutlu, sosyolojik entegrasyon kavramına yüklenen anlamlara dikkat çekerek, farklı ulusların kendi milli özelliklerini koruyarak ortak bir gelecek inşa edebileceğini söyledi.
Mutlu, entegrasyonun özünde göçmen toplulukların yeni bir ortama uyum sağlamasını öngören bir yaklaşım olduğunu belirterek, “Ancak hiçbir millet diğer bir ulusun milli değerlerine entegre edilemez. Farklı uluslar, kendi milli özellikleriyle ortak bir geleceğin inşasına ancak eşitlik ilkeleri temelinde ilişki geliştirebilir. Bunun aksi örtülü bir asimilasyondur ve antidemokratik yöntemlerin yeniden ortaya çıkmasına zemin hazırlar” dedi.
“Farklılıklarımızı koruyarak, eşitlik temelinde ortak bir gelecek ve toplum inşa etmek temel prensiplerimiz olmalıdır” diyen Mutlu, entegrasyon kavramının siyasal ve toplumsal tartışmalarda yanlış anlamlarla kullanılmaması gerektiğini ifade etti.
“Şiddeti tamamen hayatımızdan çıkarmalıyız”
Mutlu, önceliğin şiddetin tamamen reddedilmesi ve temel hakların hayata geçirilmesi olması gerektiğini belirterek, daha kapsayıcı bir yaklaşım çağrısında bulundu.
Mutlu, “Önümüzde hep birlikte omuzlamamız gereken, şiddeti tamamen reddederek ve hayatımızdan çıkararak temel hakların hayata geçirilmesi konusunda daha kapsayıcı bir yol haritasını ve vizyonu benimsememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Gözyaşının bittiği, dilin, yönetimin ve milli kimliğin anayasal güvenceye kavuştuğu bir gelecek için birlikte hareket etmemizin zaman ve zemini olgunlaşmıştır” diyen Mutlu, ortak bir gelecek için birlikte hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Rasim Aslan: Aşiretler süreci destekleyecek
Çalıştay Başkanı ve Kadim Aşiretler Federasyonu Genel Başkanı Rasim Aslan, aşiretlerin sürecin yanında olduğunu söyledi.
Aslan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek, aşiretlerin süreçte kendilerini yalnız bırakmayacağını ifade etti.
Aşiretler olarak süreci destekleyeceklerini belirten Aslan, üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye hazır olduklarını söyledi.
Aslan daha önce yaptığı açıklamalarda da çalıştayın amacının “Terörsüz Türkiye” hedefinin toplumsal, sosyolojik ve yerel boyutlarını ele almak olduğunu belirtmişti. Federasyon, terör meselesinin yalnızca güvenlik açısından değil; sosyolojik, ekonomik, kültürel, hukuki ve toplumsal bütünleşme boyutlarıyla da değerlendirilmesini amaçladığını açıklamıştı.
Palabıyık: “Bin yıllık stratejik hamle”
Çalıştay Koordinatörü ve Kadim Aşiretler Federasyonu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adem Palabıyık da konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin yürüttüğü sürecin yanında olduklarını belirtti.
Palabıyık, “Terörsüz Türkiye Yüzyılı bin yıllık stratejik hamledir” dedi.
Sonuç bildirgesinde 10 madde
Çalıştayın sonunda Kadim Aşiretler Federasyonu tarafından 10 maddelik sonuç bildirgesi yayımlandı.
Federasyonun bildirgesinde öne çıkan başlıklar şöyle:
1. “Terörsüz Türkiye” süreci
Federasyon, “Terörsüz Türkiye” sürecini uzun süredir beklenen bir fırsat olarak değerlendirdiğini açıkladı. Bildirgede aşiretlerin provokasyonlara karşı olduğu ve devletin yanında durduğu ifade edildi.
2. Kürtçe konusunda yeni adımlar çağrısı
Bildirgenin ikinci maddesinde Kürtçe konusunda devlet tarafından atılan adımların federasyon tarafından desteklendiği belirtildi. Bundan sonra da Kürtçeyle ilgili yeni adımlar atılması temennisinde bulunuldu.
3. Kürt aşiretleri ve toplumsal bağlar
Bildirgenin üçüncü maddesinde Kürtlerin tarihsel ve toplumsal yapısına ilişkin değerlendirmeler yer aldı.
Federasyon, Kürt aşiretlerinin çoğunluğunun Sünni Müslüman olduğunu ve geleneklerine bağlı bulunduğunu ifade etti. Kürt aşiretlerinin yaşadıkları ülkelerin asli unsurları olduğu ve aralarında ortak bağ bulunduğu savunuldu.
Aynı maddede, Kürtlerin tarihi ile İsrail arasındaki ilişkiye dair federasyonun görüşleri de yer aldı.
4. Aile yapısı
Sonuç bildirgesinin dördüncü maddesinde aile yapısı ele alındı.
Federasyon, LGBT ve benzeri yaklaşımların aile yapısı üzerindeki etkilerine karşı olduğunu belirtti. Aile içerisinde anne ve babanın rollerinin korunması gerektiğini savunan federasyon, aile yapısını korumaya yönelik çalışmalar yürüteceğini açıkladı.
5. Aşiretlerin sivil toplumdaki rolü
Bildirgede aşiretlerin dernekleşmesi ve sivil toplum kuruluşu olarak faaliyet göstermesinin sürece katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Aşiretlerin toplumsal meselelerde daha fazla rol üstlenmesi ve kamusal alandaki desteklerinin sürdürülmesi gerektiği belirtildi.
6. Koruculuk sistemi
Federasyon, koruculuk sisteminin süreç yeniden ele alınabileceğini savundu.
Bildirgede, güvenlik modeli olarak ortaya çıkan koruculuğun rehabilite edilerek veya dönüştürülerek güvenlik süreçlerine entegre edilmesinin mümkün olduğu görüşü yer aldı.
7. Gençler, eğitim ve istihdam
Bildirgenin yedinci maddesinde gençlerin toplumun geleceği olduğu vurgulandı.
Aşiretlerin gençlerin korunması ve olumsuz olaylarla anılmasının önlenmesi konusunda geleneksel bir mekanizma oluşturduğu ifade edildi.
Gençlerin iş hayatına geçişinde yaşadığı sorunlara da dikkat çekilen bildirgede, çıraklık ve staj imkanlarının daha net hale getirilmesi çağrısı yapıldı.
8. Kadınların rolü
Bildirgenin sekizinci maddesinde kadınların aile ve toplum içerisindeki rolüne dikkat çekildi.
Federasyon, kadını ailenin temel unsurlarından biri olarak tanımlarken, aile yapısının geleceğinde kadınların rolünün önemli olduğunu belirtti.
9. TBMM’de kabul edilen düzenlemeye destek
Federasyon, TBMM Genel Kurulu’nda Ağustos 2026’da kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu olumlu karşıladığını açıkladı.
Söz konusu düzenleme 11 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edilerek yasalaştı.
Federasyon bildirgesinde, siyasi partilerin yasaya verdiği destekten memnuniyet duyulduğu ifade edildi.
10. Erdoğan ve Bahçeli’ye destek mesajı
Son maddede ise federasyon, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” kapsamında alacağı kararlarda yanlarında olacaklarını açıkladı.
Federasyon ayrıca bu süreçte alınacak kararlarda istişare mekanizmalarının bir parçası olmaya hazır olduğunu bildirdi.
Cemil Öter: “Neden Demirtaş hâlâ içeride?”
Çalıştayda konuşan Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesindeki Jirki Aşiretinin önde gelen isimlerinden Cemil Öter de barış sürecine destek verdiklerini söyledi.
Öter, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçte sorumluluk üstlendiğini belirtti.
Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki durumuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Öter, toplumda hâlâ yanıt bekleyen sorular olduğunu ifade etti.
Öter ayrıca eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın tutukluluğuna dikkat çekerek, “Öcalan’a İmralı’da ev yapıldığına dair tartışmalar gündeme düştü. Biz olumlu buluyoruz. Ancak hepimizin aklında yine bri soru işareti var. Neden eline silah dahi almayan Selahattin Demirtaş hâlâ içeride?” diye sordu.
135 kanaat önderi yuvarlak masa toplantılarında buluştu
Çalıştayın protokol ve açılış konuşmalarının ardından 135 kanaat önderinin katılımıyla yuvarlak masa toplantıları gerçekleştirildi.
Toplantılarda toplumsal bütünleşme, bölgesel meseleler, gençlerin geleceği, kültürel değerlerin korunması, Kürtçe, aile ve kadınların toplumsal rolü gibi başlıkların yanı sıra “Terörsüz Türkiye” sürecinin yerel düzeyde nasıl ele alınabileceği konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.
.jpeg&w=3840&q=75)
