Dersim (Rûdaw) – Dersim'de 1990'lı yıllarda yaşanan köy yakmaları, köy boşaltmaları ve zorunlu göçler, "1990'larda Dersim: Belgeler, Raporlar, Tanıklıklar" kitabının tanıtımı kapsamında düzenlenen panelde ele alındı.
Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) Yayınları tarafından yayımlanan, Selman Yeşilgöz'ün hazırladığı kitabın tanıtımı kapsamında Dersim'de panel ve söyleşi düzenlendi.
Özlem Armen'in sunumuyla başlayan etkinlikte Eyüp Hanoğlu açılış konuşmasını yaptı. Sinevizyon gösteriminin ardından 1990'lı yıllarda yaşananlara ilişkin tanık anlatımları paylaşıldı.
Nesimi Aday ve Songül Yalçın ise kitaptan bölümler okudu.
"32. Yılında Köylerin Yakılması ve Dersim'de Yaşananlar"
Etkinliğin ikinci bölümünde "32. Yılında Köylerin Yakılması ve Dersim'de Yaşananlar" başlıklı panel gerçekleştirildi.
Hüseyin Ayrılmaz'ın moderatörlüğünü yaptığı panelde Mimar Sinan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şükrü Aslan, Dersim Emek ve Demokrasi Platformu'ndan Nurşat Yeşil ve kitabın yazarı Selman Yeşilgöz konuştu.
Yeşilgöz: 1994'ü unutmayalım
Kitabın yazarı Selman Yeşilgöz, çalışmayı 1994 yılında yaşananları unutturmamak amacıyla hazırladığını söyledi.
Yeşilgöz, şöyle konuştu:
"Ben bu arşivi daha önce bir araya getirmiştim, biraz geciktim. Bu arşivi 1994 yılında olanları unutturmamak için hazırladım. 1938 yılında yaşananlara dair fazla bir kitap yok. Sadece Nuri Dersim'e ait bir kitap var, o da devlet tarafından inkâr edildi."
94 yılından bu yana döneme ilişkin arşivleri bir araya getirdiğini belirten Yeşilgöz, "Milletimizin öğrenmesi için ne olmuş, kim olmuş, hangi köyler boşaltılmış, kim ne söylemiş; bunları bir araya getirdim. Bugün de 1994'ü unutmayalım diyorum" dedi.
Aslan: "Büyük bir demografik değişim, dönüşüm"
Mimar Sinan Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şükrü Aslan, köylerin boşaltılmasıyla birlikte bölgenin dili, kültürü ve inancının da etkilediğini söyledi.
Aslan, şöyle konuştu:
"Bu coğrafyanın kendi geleneği, dili, kültürü ve inancı, nüfus gittikten sonra yaşanmayınca bunun dil ve kültürün tasfiyesine de imkân sağlandığı yeni bir ortam inşa ediliyor."
Köylerin boşalmasının ardından pir ve rayberlerin de gelmediğini belirten Aslan, şöyle devam etti:
"O yüzden kimse pirini ve rayberini beklemiyor. Pir ve rayber de gelmiyor. Gelebilecek, cem yapılabilecek ortam olmuyor. Dolayısıyla inanç da unutuluyor, dil de kullanılmadığı için unutuluyor."
Aslan, 1993-94 yıllarında yaşanan köy boşaltmalarına ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
"Bütün bunları bir araya getirdiğimizde 1993-94 köy boşaltmaları aslında büyük bir demografik değişim, dönüşüm; dilin ve kültürün tasfiyesi anlamına geliyor."
Hanoğlu: "Köylerimiz tekrar dolmaya başladı"
Etkinlikte konuşan Eyüp Hanoğlu ise geçmişte köylerde yaşananlara değinerek, bugün bazı köylerin yeniden dolmaya başladığını söyledi.
Hanoğlu, şunları söyledi:
"Derdimiz şudur; artık yüzümü başka yöne çevirmeliyiz. Evet, köylerimiz yakıldı, yıkıldı, hayvanlar telef oldu, her şey telef oldu. Ama bugün geriye baktığımızda köylerde bir iki ev kalmıştı. Ama şimdi köylerimiz tekrar dolmaya başladı."


