Haber Merkezi - Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Irak’ın ülkedeki tüm silahlı grupların silahsızlandırılması yönünde bir politika ortaya koyduğunu belirterek, PKK ve bağlantılı grupların yönetiminde bulunan Şengal’daki unsurların da silahsızlandırılmasının hedeflendiğini söyledi. Fidan, Şengal’daki PKK varlığının sona ermesinin ardından Türkiye’nin Başika Üssü konusunda da adım atacağını belirtti.
Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu yüksek düzeyli haftası marjında New York'ta düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı Donald Trump ve Körfez ülkelerinin temsilcileriyle bir araya geldiğini hatırlattı.
Bu görüşmelerde iki konunun ağırlıklı olarak ele alındığını söyleyen Fidan, "Birincisi, geçen sene burada süreci başlatılan Gazze Barış Planı'nın karşılaştığı zorluklar, sıkıntılar ve İsrail'in bu konudaki kural tanımazlığı. İkincisi ise Körfez'de devam eden gerilim ve bu gerilime ilişkin neler yapılabileceği konusu gündeme geldi." dedi.
Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin bölgesel barış vizyonunu ve buna bağlı olarak İsrail yayılmacılığının ortaya çıkardığı tehdidi, Gazze'deki sorunları, Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın aşılmasına ilişkin vizyonlarını, çözüm önerilerini sunduğunu ifade etti.
“İsrail'in yaptığı zulüm ve katliam, yapılan diplomatik çabalar sonucu artık eskisi kadar sonuçsuz kalmıyor”
İsrail'in uluslararası yalnızlaşmasının giderek artan bir duruma geldiğini söyleyen Fidan, şöyle devam etti:
"Tabii ki burada takip edilen ustalıklı diplomasinin büyük rolü var. Burada uluslararası toplumun hislerini uygulanabilir, görülebilir protestolara, tavırlara ve politikalara dönüştürmek gerçekten ciddi bir çaba ve çalışma gerektiriyor, koordinasyon gerektiriyor. Bu konuda diplomasinin bütün imkanlarını kullanarak, Türkiye olarak ortaklarımızla beraber, müttefiklerimizle beraber yoğun bir çaba içindeyiz. Açıkçası bunun ortaya koyduğu sonuçları da görüyoruz.
Tabii ki amacımız Gazze'deki dramın bir an önce son bulması. Oradaki insani yardım miktarının artması ve Filistinlilerin gelecek kaygısı yaşamaması. Bunu temin etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Ama İsrail'in yaptığı zulüm ve katliam, yapılan diplomatik çabalar sonucu artık eskisi kadar sonuçsuz kalmıyor. Yaptığı her eylemin karşılığında çok ağır bedeller ödemek zorunda. Bu yalnızlaşma Uluslararası Adalet Divanı ve Ceza Mahkemeleri dahil olmak üzere burada tabii ki hukuki yaptırımlarla karşı karşıya gibi daha önce hiç alışık olmadığı, hiç karşılaşmadığı durumlarla karşılaşıyor."
Bakan Fidan, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dirayetleri idealinde, Türkiye'nin ortaya koyduğu müttefikleriyle beraber insan vicdanı merkezli, evrensel değerleri dikkate alan ve prensipli hareket eden ve prensiple hareket ederken de çok fazla kar zarar hedefini gözetmeyen politikanın bir sonucu olduğunu dile getirdi.
200'e yakın ulus devletin bu konularda bu türden bir dış politika liderliğine muhtaç durumda olduğunun görüldüğünü söyleyen Fidan, herkesi kuşatan, ortak değerleri gözeten, ayrımcılık yapmayan bir politik duruş, bir diplomatik girişime ihtiyaç olduğunu ifade etti. Fidan, "Bunun Türkiye tarafından ve müttefikleri tarafından yapılması Filistin meselesinde de çok şükür büyük sonuçlar getiriyor." dedi.
Mekke Savunma İttifakı Dışişleri Bakanları Toplantısı
Hakan Fidan, New York'ta düzenlenen Mekke Savunma İttifakı Dışişleri Bakanları Toplantısı'na ve kurumsallaşma çalışmalarına ilişkin, ittifak sürecini başından itibaren kesintisiz devam ettirilen çalışmaların bir yenisinin yapılmış olduğunu dile getirdi.
Fidan, kurumsallaşmaya ilişkin genel sekreterliğin önemli bir pozisyon olduğunu, amaçlarının genel sekreterin iki hafta içinde belirlenmesi olduğunu ifade etti.
Pakistan tarafının bir aday teklifinde bulunduğunu belirten Fidan, büyük olasılıkla bu adayın üye ülkeler tarafından kabul edileceğini ve genel sekreterlik görevine başlayacağını söyledi.
Suudi Arabistan'ı hedef alan askeri tehdit ve gelişmeler değerlendirildi
Genel sekreterin görevine başlamasına müteakip diğer kadrolara atamaların yapılması konusunda çalışmaların nihayete ereceğini dile getiren Fidan, "Bölgede devam eden, özellikle Suudi Arabistan'ı hedef alan birtakım askeri tehditler ve gelişmeler var. Gerek güneyden Husi gerek kuzeyden yapılan saldırılar... Bunlara ilişkin durumların ne olduğuna ilişkin genel siyasi değerlendirmelerde bulunduk." ifadesini kullandı.
Fidan, dün Riyad'da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu'nun da katıldığı bir askeri teknik değerlendirme toplantısı yapıldığını, askeri teknik konular ve siyasi perspektifi uyumlaştırmak adına Bayraktaroğlu ile konuştuğunu ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da bilgilendirdiklerini anlattı.
"Silahlı Kuvvetlerimiz her türlü tehdide cevap verebilecek imkan ve kabiliyette"
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu genel vizyonun, bir siyasi politik dile ve ardından da uygulanabilir askeri taktik konulara çevirmeyle ilgili çalışmaların her kademede devam ettiğini söyleyen Fidan, "Silahlı Kuvvetlerimiz gerçekten çok profesyonel biliyorsunuz. Her türlü tehdide cevap verebilecek imkan ve kabiliyetleri, daha da önemlisi tecrübeleri var. Şu anda bu konudaki çalışmalardan açıkçası memnunuz. İnşallah, daha çatışmasız, barışçıl bir ortamı sağlamada çalışmalarımıza devam edeceğiz." diye konuştu.
Fidan, dün İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmesine ve ABD ile İran arasındaki gerilimin son durumuna ilişkin, son olarak İran'ın teklif ettiği bir paket olduğuna işaret ederek, "Bir an önce Hürmüz Boğazı'nın açılmasıyla ilgili şartları nelerdir? Onu bir kez daha İranlı mevkidaşımdan dinleme imkanım oldu. Daha sonra Amerikalıların buna olan ilk tepkileri konusunda da birtakım izlenimler alma imkanımız oldu. Güzel olan şey çabaların devam ediyor olması. Ama negatif olan husus ise halihazırda bir netice vermemiş olması." değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki telefon görüşmesine atıfta bulunan Fidan, "Bizim isteğimiz hiçbir şekilde çatışma ortamına meydan vermeden, savaş tekrar yenilenmeden bizim diplomatik zeminde çalışmaya devam etmemiz esas olmalı. Burada açıkçası bizim Körfez'deki bu konudan birinci derecede etkilenen, hem ekonomik olarak hem savaş koşulları olarak, diğer müttefiklerimizin, ortaklarımızın da aynı görüşü paylaşıyor olması önemli." dedi.
New York'ta en önemli konulardan biri İran'dı
Fidan, İranlı yetkililerle yaptıkları görüşmelerde bunu çok net anlattıklarını belirterek şunları kaydetti:
"Burada, yani İran gerçekten zor bir durumda. Yaptırımlar var, savaş tehdidi var, saldırılar var, taarruzlar var. Ama onun dışında İran'ın ortaya koyduğu birtakım tavırlar var. Bunların daha farklı nasıl yönetilebilir hepsi, barışı en kısa sürede nasıl getirebiliriz ve savaşın bölgeye yaygınlaşması nasıl önlenebilir… O konularda çok kapsamlı görüş alışverişinde bulunduk, sadece İranlı mevkidaşımla değil, diğer arkadaşlarımızla da bir araya geldiğimizde bu konu gerçekten New York'ta geçirdiğimiz bir hafta süresince gündemimizi işgal eden önemli konulardan biriydi."
PKK ve Şengal konusu
Irak'ın Şengal(Sincar) bölgesindeki unsurların silahlarını devlete teslim etmeye başlayacağı yönündeki açıklamasına ve Türkiye ile Irak'ın terörle mücadele ve PKK'nin feshih sürecine ilişkin eylem planına dair Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkevi'nde Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'yi kabul ettiğini ve güzel bir görüşme olduğunu ifade etti.
Fidan, o görüşmede birçok konunun ele alındığını ve görüşülen önemli konulardan birinin de Sincar bölgesindeki unsurların silahlarını devlete teslim etmeye başlayacak olması olduğunu söyledi.
Bakan Fidan, şöyle dedi:
"Büyük bir memnuniyetle görüyoruz ki Irak tarafı bütün silahlı grupları ülkede silahsızlandırmaya ilişkin bir politik hedef koymuş durumda. Bu bizim desteklediğimiz bir vizyon. Bunu yaparken özellikle PKK ve ilintili grupların yönetiminde bulunan başta Sincar olmak üzere, buradaki unsurların da silahsızlandırılmasını kendisine bir hedef olarak koymuş durumda. Tabii, Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığı, biliyorsunuz daha önce özellikle terörle mücadele merkezli olan varlığı, Başika Üssü özellikle ilk açıldığı zaman terörle mücadele maksatlı Iraklılarla beraber davet üzerine açılmıştı. Irak'ın ortaya koyduğu terörü ve silahlı grupları sona erdirmeyle ilişkili yol haritası hayata geçtikçe Türkiye de oradaki varlığını kademeli olarak azaltma ve sonlandırmaya yönelik bir, Başika Üssü ile ilgili söylüyorum, tasarruf içinde olacak. Cumhurbaşkanı'mız buna Irak Başbakanı ile konuştuklarında iradelerini belli ettiler. İnşallah, Sincar'da ortadan terör grubunun varlığı sona erdikten, kalktıktan sonra biz de birtakım adımları tabii ki atacağız."

